(5271 S. K. m. 280, 303) (5237 S. K. m. 106)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı katılan kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
1-Sanık hakkında basit yaralama suçu yönünden yapılan istinaf incelemesinde,
Sanık hakkında basit yaralama suçundan mahkumiyetine ilişkin ilk derece mahkemesi kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu ve kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı;
Ancak;
Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre tam vekalet ücreti verilmesi gerekirken 440 TL dilekçe yazım ücreti takdir olunması hatalı ise de;
Bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmeyip 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi delaletiyle 303/1-h maddesi kapsamında dairemizin hukuka aykırılığı giderme yetkisinin bulunduğu kanaatine varılmakla;
Hükmün 4.Bendindeki ''Katılan kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifesinde öngörülen 440 TL maktu dilekçe ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine'' ibaresinin hükümden çıkartılarak;
Yerine;
"Katılan kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 2.180 (İkibinyüzseksen) TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma verilmesine,"
Bendinin hükmün ilgili kısmına eklenmesi ve bendlerinin buna göre devam ettirilmesi suretiyle hükmün 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca katılan vekilinin istinaf talebinin DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Sanık hakkında tehdit suçu yönünden yapılan istinaf incelemesinde;
Sanığın, evde tartıştığı eşine seni öldürürüm dediği ve akabinde kendisine vurarak yaraladığı olayda; İlk derece mahkemesince sanığın kasten yaralama ve tehdit suçlarından mahkumiyetine karar verildiği, ancak özel bir maddi bir içtima kuralı olarak düzenlenen TCK'nın 106/3 maddesi uyarınca iki ayrı eylem ve suçtan söz edilebilmesi için kasten yaralama fiilinin tehdit amacı ile işlenmesinin zorunlu bulunması karşısında, kasten yaralama eyleminin tehdit amacıyla işlendiğine ilişkin delil bulunmaması ve sanığın yaralama kastını açıklamaya yönelik olarak söylediği sözlerin ayrıca tehdit suçunu oluşturmayacağı anlaşılmış, hal böyle olunca; tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına, tehdit suçundan açılan kamu davasında yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle sanığın CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği,
Bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmeyip CMK'nın 280/1-a maddesi delaletiyle 303/1-a maddesi kapsamında dairemizin hukuka aykırılığı giderme yetkisinin bulunduğu kanaatine varılmakla istinaf kapsamındaki sanığın tehdit suçundan mahkumiyetine ilişkin;
'' 2)Sanık .... hakkında Müşteki Tuğba Bazoğlu'na karşı eyleminden dolayı Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1.1.cümle maddesi uyarınca açılan kamu davasında;
a)Sanığın kanıtlanan eylemine uyan Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1. cümle maddesi uyarınca Türk Ceza Kanunu'nun 61 maddesindeki kıstaslar gözetilerek yapılan değerlendirme sonucu takdiren yasal asgari sınırdan 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA
b) Sanığın geçmişi, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ve suçtan dolayı nedamet duyduğuna dair herhangi bir belirti bulunmaması ayrıca tüm dosya kapsamına göre de sanık lehine yasal veya takdiri indirim sebeplerinin uygulanmasını gerektirir hiç bir sebep bulunmaması hususları gözetilerek sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına
c)Sanığın, Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı hükümleri gözetilerek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/1. maddesinde sayılan haklardan mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına. Ancak kendi altsoyu dışındaki kişiler üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan mahkum olduğu hapis cezasından dolayı koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına
d)Yasal koşulları oluşmadığından sanık hakkında CMK'nun 231/6 maddesi ve TCK'nun 50., 51. Maddesinin uygulanmasına takdiren YER OLMADIĞINA,
3)Sanığın tekerrüre esas Bursa 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/859 Esas ve 2012/2118 karar sayılı 3 AY 22 GÜN HAPİS cezası ilamından ötürü 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesi uyarınca hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına '' şeklindeki hükmün kaldırılmasına;
Yerine;
"Sanık .... hakkında katılana yönelik tehdit suçundan dolayı cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; atılı suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince BERAATİNE,"
Cümlesi eklenmek suretiyle CMK'nın 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Kararın ilk derece mahkemesince katılan kurum vekiline TEBLİĞİNE,
Dosyanın mahkemesine İADESİNE,
5271 sayılı CMK.nun 280/1-d ve 286/2-a-d maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere 28/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)