Yerel Mahkemece verilen hükme karşı sanık müdafi tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanığın 18/09/2011, 22/09/2011, 29/09/2011, 08/10/2011, 02/11/2011 ve 15/11/2011 tarihlerinde küçük mağdura Kenan'la ilişkilerini ve kendisi ile ilişkisini söyleyerek köye rezil etmekle, anne ve babasına söylemekle şantajda bulunarak kendisine yarar sağlaması olayında sanığın mağdura yönelik zincirleme şekilde şantaj suçunu işlediğinin sübut bulduğu halde mahkemece 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesinin dosya içeriğine uygun olmayan gerekçe ile uygulanmayarak sanık hakkında eksik ceza tayini aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından bu husus eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.
Sanık hakkında şantaj suçundan yapılan yargılama sonucunda; vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre mahkemenin kararında yukarıda eleştiri konusu yapılan husus dışında başkaca usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
Sanık müdafinin yerinde görülmeyen İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın mahkemesine İADESİNE,
Kararın ilk derece mahkemesince sanık müdafine TEBLİĞİNE,
5271 sayılı CMK.nın 280/1-a ve 286/2-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)