Yerel mahkemece verilen hükme karşı sanık tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla; başvurunun süresi, kararın niteliği, suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın birden fazla kişiye yönelik olarak değişik zamanlarda işlediği şantaj suçundan verilen temel cezanın önce TCK'nın 43/2 maddesi gereğince artırıldıktan sonra, yine temel ceza üzerinden TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca ikinci kez artırım yapılarak bulunacak miktarın önceki cezaya ilavesiyle sonuç cezanın saptanması gerekirken tek uygulama yapılarak temel cezanın 1/2 oranında artırılması suretiyle sonuç cezanın belirlenmesi usule aykırı ise de aleyhe istinaf bulunmadığından bu hususun eleştirilmesi ile yetinilmiştir.
Sanığın şantaj suçundan mahkumiyetine ilişkin ilk derece mahkemesi kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu ve kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nin 286/2-a maddesi uyarınca KESİN olarak 17/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)