Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı sanık ..... ve sanık ..... tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
1-Sanık ..... hakkında verilen hükümler yönünden yapılan incelemede;
Sanık ..... hakkında basit yaralama, birden fazla kişi ile birlikte tehdit ve hakaret suçlarından yapılan yargılama sonucunda; vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Ancak;
Mahkemece 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili infazda sorun yaratacak şekilde eksik ve hatalı olarak hüküm kurulması,
Yasaya aykırı olup sanığın istinaf başvurusunun bu nedenlerle yerinde görüldüğü ancak bu aykırılığın davanın yeniden görülmesini gerektirmeyip 5271 sayılı CMK'nın 280/1-d maddesi hükmü uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan,
Sanık hakkındaki hüküm fıkralarındaki 5237 sayılı TCK'nın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin olarak 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulandığı bendlerin "Sanığa verilen kasten işlediği suçtan dolayı hapis cezasının kanuni sonucu olarak 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 - 2015/85 Karar sayılı kararı da gözetilerek, TCK.nun 53.maddesinin 3.fıkrası uyarınca 1.fıkranın (c) bendinde yazılı kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilme tarihine, 1.fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2.fıkra gereğince cezasının infazı tamamlanıncaya kadar hak yoksunluklarının uygulanmasına" şeklinde değiştirilmesi suretiyle,
DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Sanık ..... hakkında verilen hükümler yönünden;
a-Birden Fazla Kişi ile Birlikte Tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;
Sanık ..... hakkında birden fazla kişi ile birlikte tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde sanığın Gediz Asliye Ceza Mahkemesi'nin 14/03/2014 gün ve 2014/23 esas- 2014/55 karar sayılı ilamı ile mükerrir olduğu halde hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. Maddesinin uygulanmaması aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından bu husus eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.
Sanık ..... hakkında birden fazla kişi ile birlikte tehdit suçundan yapılan yargılama sonucunda; vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre mahkemenin kararında yukarıda belirtilen eleştiri dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Ancak;
Mahkemece 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili infazda sorun yaratacak şekilde eksik ve hatalı olarak hüküm kurulması,
Yasaya aykırı olup sanığın istinaf başvurusunun bu nedenlerle yerinde görüldüğü ancak bu aykırılığın davanın yeniden görülmesini gerektirmeyip 5271 sayılı CMK'nın 280/1-d maddesi hükmü uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan,
Sanık hakkındaki hüküm fıkralarındaki 5237 sayılı TCK'nın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin olarak 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulandığı bendin "Sanığa verilen kasten işlediği suçtan dolayı hapis cezasının kanuni sonucu olarak 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 - 2015/85 Karar sayılı kararı da gözetilerek, TCK.nun 53.maddesinin 3.fıkrası uyarınca 1.fıkranın (c) bendinde yazılı kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilme tarihine, 1.fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2.fıkra gereğince cezasının infazı tamamlanıncaya kadar hak yoksunluklarının uygulanmasına" şeklinde değiştirilmesi suretiyle,
DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
b-Basit Yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık ..... hakkında basit yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde sanığın Gediz Asliye Ceza Mahkemesi'nin 14/03/2014 gün ve 2014/23 esas- 2014/55 karar sayılı ilamı ile mükerrir olduğu halde hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. Maddesinin uygulanmaması aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından bu husus eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.
Sanığa yükletilen basit yaralama eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, yukarıda belirtilen eleştiri dışında bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların kanun yolu denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Ancak;
Mahkemece 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili infazda sorun yaratacak şekilde eksik ve hatalı olarak hüküm kurulması,
Sanıkların tekme ve tokatla katılana birlikte vurdukları esnada, Mehmet'in orada bulunan buz kırma çekicini alarak, çekiçle katılana vurduğu, Musa'nın çekiçle katılana vurmadığı, Mehmet'in çekiçle vurmasını sağlamadığı ve bu konuda Mehmet'e yardımcı olmadığı olayda, Mehmet hakkında basit yaralama suçunda uygulama olanağı bulunmayan 5237 sayılı TCK'nın 86/3-e maddesinin uygulanarak fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanığın istinaf iddiaları bu nedenle yerinde ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılıklar, Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a.d. ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan,
aa- hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK'nın 86/3-e maddesinin uygulandığı bendin tamamıyla çıkarılarak sonuç hapis cezası "4 ay" olarak belirlenmek suretiyle,
bb-Sanık hakkındaki hüküm fıkralarındaki 5237 sayılı TCK'nın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin olarak 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulandığı bendin "Sanığa verilen kasten işlediği suçtan dolayı hapis cezasının kanuni sonucu olarak 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 - 2015/85 Karar sayılı kararı da gözetilerek, TCK.nun 53.maddesinin 3.fıkrası uyarınca 1.fıkranın (c) bendinde yazılı kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilme tarihine, 1.fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2.fıkra gereğince cezasının infazı tamamlanıncaya kadar hak yoksunluklarının uygulanmasına" şeklinde değiştirilmesi suretiyle,
Hükmün DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın mahkemesine İADESİNE,
Kararın ilk derece mahkemesince sanıklara TEBLİĞİNE,
5271 sayılı CMK.nın 280/1-a.d. ve 286/2-a.b. maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere 15/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (¤¤)