Yerel Mahkemece verilen hükümlere sanık tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık hakkında katılana basit yaralama ve tehdit suçlarından mahkumiyetine karar verilmiş ise de; tehdit suçunun 5271 sayılı CMK'nın 253 maddesinin 1 fıkrasının (b) bendine eklenen 3 numaralı alt bendi uyarınca "uzlaşma" kapsamına alındığı, her ne kadar soruşturma aşamasında yaralama suçundan uzlaştırma teklif edilmiş ise de, o tarihte tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında olmaması ve uzlaştırma kapsamına giren bir suçun bu kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmesi halinde uzlaştırma yapılamaz hükmü gereğince o tarihte yaralama suçundan yapılan uzlaştırma teklifinin geçersiz olduğu, 24/11/2016 tarihinde tehdit suçunun CMK'nın 253/1 kapsamında sayılan uzlaştırma yapılabilir suçlar arasına alınması ve CMK'nın 253/3 maddesinde yazılı olan kısıtlamanın kaldırılması nedeniyle her iki suçtan da taraflara uzlaştırma teklifinin yapılması gerektiği anlaşıldığından uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
2-Kabule göre de, katılan sıfatı bulunan YILMAZ DELÜV'ün duruşmaya çağırılarak iddia ve şikayetlerinin sorulmaması veya gerekçeli karar ile sanığın istinaf dilekçesinin katılana gönderilmemesi,
Nedenleriyle sanığın istinaf itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-f maddesi uyarınca HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5271 sayılı CMK'nın 280/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 22/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)