(5237 S. K. m. 257) (5271 S. K. m. 280, 286)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı katılan vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla; başvurunun süresi, kararın niteliği, suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıklar ...., .... ve .... tapu memuru olup dava konusu vekaletname içeriğini bizzat görüp ipoteğe ilişkin yazılı belge alıp satış işlemini gerçekleştirmişlerdir. Yani eylem görevi ihmal olmayıp görevi kötüye kullanma niteliğinde olduğu ve bu nedenle TCK nun 257/1 kapsamında değerlendirilmesi de doğru görülmüştür.
Katılan K4'ın K5 isimli şahsa verdiği vekaletnamede " dilediği bedel ve şartlarla .... üzerinde haciz kaydı olmayan, üzerinde takyidat olmayan, taşımaz mallar bağımsız bölümler satın almaya, satış bedellerini ödemeye ..." şeklinde bir yetkilendirme yapılmış, ipotek konusunda herhangi bir bilgilendirme ve açıklama yapılmamış, taşınmaza ilişkin satış evraklarında vekili "ipoteği bilerek kabul ediyorum" şeklindeki el yazısı ile yazılmış beyanı ve imzasının bulunduğu bu haliyle de görevlerinin gereklerine aykırı hareket ederek fiil neticesinde katılanın zarara uğramasını bilerek ve isteyerek gerçekleştirmedikleri şeklindeki kabul de bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu itibarla sanıklar ...., .... ve .... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan yapılan beraatleri ile sonuçlanan yargılamada, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, karar yerinde gösterilip incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli delillere, mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre 5271 sayılı CMK nun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca ayrı ayrı İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nin 286/2-g maddesi uyarınca KESİN olarak 04/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)