(5237 S. K. m. 268) (5271 S. K. m. 268, 279)
Yukarıda belirtilen hükümler hakkında mağdur sanık ....... vekili tarafından vekalet ücretine hasren istinaf yoluna başvurulmakla yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü;
1-Beraat Eden Sanık Lehine Vekalet Ücreti Takdiri Bakımından:
Sanığın basit tehdit suçu yönünden beraatine karar verilmiş ise de Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 10/07/2017 tarih 2014/8997 esas 2017/3073karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere sanık hakkında hakaret suçu yönünden şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verildiği ve yargılandığı suçların tümünden beraat etmediği dikkate alındığında, hüküm tarihinde geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümlerinin 14/4 maddesi uyarınca hazine aleyhine ve sanık lehine beraat kararına dayalı olarak vekalet ücreti takdiri mümkün görülmediğinden;
İlk derece mahkemesi tarafından sanık .......'a, beraat kararı nedeniyle vekalet ücreti verilmemesinde usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı anlaşıldığından sanık vekilinin bu hususa yönelen ve yerinde görülmeyen İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2- Katılan Sıfatıyla Vekalet Ücreti Takdiri Bakımından:
Mağdur sanık ....... vekili, müvekkiline karşı suç işleyen mağdur sanık .......'ın kasten yaralama suçundan mahkumiyetine karar verildiği halde .......'dan alınarak .......'a verilmek üzere vekalet ücreti takdir olunmamasını istinaf konusu yapmış ise de sanık ....... hakkında kasten yaralama suçundan dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği dikkate alındığında bu talebin "itiraz" niteliğinde olduğu ve bu talebin TCK'nun 268/2 maddesi gereğince değerlendirilmesi gerektiği;
Kaldı ki 26/09/2017 tarihli celsede şikayetinden vazgeçen ....... hakkındaki katılma kararının hükümsüz kaldığı ve katılan sıfatı bulunmayan kişilerin vekalet ücreti talep etme hakları bulunmadığı gibi istinaf hak ve yetkilerinin de bulunmadığı anlaşıldığından CMK'nun 279/1-b maddesi gereğince mağdur sanık ....... vekilinin bu husustaki İSTİNAF BAŞVURUSUNUN SIFAT YÖNÜNDEN REDDİNE,
3- Dosyanın kesinleşme işlemleri tamamlandıktan sonra hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İstinaf başvurusunun sıfat bakımından reddi kararı için Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 268 ve 279. maddeleri uyarınca İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere;
İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı bakımından ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/2-h maddesi uyarınca KESİN olarak 04/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)