(5271 S. K. m. 280) (5237 S. K. m. 53, 58, 125)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Erdek Cumhuriyet Başsavcılığının 08/01/2018 tarih, 2018/26 esas ve 2018/26 sayılı iddianamesiyle, sanığın kendisine ait .... sayfasında, ''Salak benden şikayetçi oluyon sen, suçlu olduğunu bilmiyom mu, geri zekalı ...., benden herzaman şikayetçi olursun, ama bunu unutma, bir kadın çocuğunu satarsa ondan herkes nefret eder, bende senden öyle nefret ediyom, çünkü sen anne olma göze alamıyon, bir korkaksın ....'' şeklinde yazı yazmak suretiyle alenen hakaret suçunu işlediği iddiasıyla TCK'nun 125/1-4 ve 53 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
SAVUNMA:
Sanık .... ilk derece mahkemesinde, "O gün ceza evinden çıktım, bizim müşteki ile önceye dayalı ilişkimiz vardır, ordan dolayı bir bebek mevzusu vardı, bebeği sordum, sağ mı dedim, müşteki bana öldüğünü söyledi, müştekinin arkadaşları ve komşuları ise bana çocuğun satıldığını söylediler, o nedenle kızgınlıkla söyledim ancak bazı mesajları müşteki silmektedir, şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, anlatılan mesajlar bana aittir, diğer mesajı yazan kişi ise müştekinin ablası ....'dur, ilk önce onlar mesaj çekti, sonra da ben mesaj yazdım, daha sonra ablası beni engellediği için bütün mesajlar silinmiştir, Süre talebim yoktur. Önceki savunmalarımı tekrar ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
İstinaf yargılamasında ise, "Olay günü ben balıktaydım, Ayvalık ilçesinde bulunuyordum, .... beni çağırdı, Mudanya'ya gidelim dedi, bende Gönen'e geçeceğimi, dairemin olduğunu, orada görüşebileceğimizi söyledim, ben o ara evliydim, .... bana hamileyim diyerek çağırdı, sonra birlikte önce Gönen'e, sonra Mudanya'ya geçtik, benim denetimim vardı, denetim dolayısıyla Gönen'e geri geçeceğimi söyledim, yanından ayrıldım, bir daha da geri dönmedim, hiç bir şekilde vurmadım, hakaret etmedim, attığım mesajları ....'ın ablası ....'a gönderdim, üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, karşı taraf şikayetinden vazgeçerse vazgeçmeyi kabul ederim, hakkımda zaten beraat kararı verilmiştir, bu beraat kararının onanmasını talep ediyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER:
Müşteki .... ilk derece mahkemesinde, "Ben sanıktan şikayetçiyim, benim üzerime sahte .... hesabı açıyor, sağda solda benim için "orospu, benim çocuğumu sattı" şeklinde sözler söylüyormuş, davaya katılmak istemiyorum, ben onu engelledikçe yoldan geçen insanlardan bile benim numaramı istiyor, kahveye gidiyor babamın arkadaşları ile balık gönderiyormuş, sağda solda .... amca beni affetti kızını bana verecek diyormuş, daha önce sanık ile 2013 yılında bir ilişkimiz oldu, bitti, uzatmanın bir anlamı yoktur, ayrıca herhangi bir çocuk olmadı, çocuk satma gibi bir durum yoktur, neden beni komşularım ile yüzleştirmiyor, milletin lafları ile hareket ediyor, sanık dosya içerisindeki mesajları ablam ....'un .... sayfasına yazmış, ekran çıktılarını bana ablam verdi" şeklinde beyanda bulunmuştur.
İstinaf aşamasında katılan açıklamalı davetiye tebliğine rağmen duruşmaya katılmadığından beyanı alınamamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, sanık tarafından yazılan mesaj içerikleri sövmek suretiyle müştekinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici mahiyette ise de, sanık savunması ve müşteki beyanına göre bu mesajların sanık tarafından gönderildiğinin anlaşıldığı ancak söz konusu mesajların müştekiye gönderilmediği, yine müşteki ve sanık beyan ve savunmalarına göre sanığın bu mesajları müştekinin ablasına gönderdiği, dolayısıyla sanık tarafından doğrudan müştekiye gönderilen mesajların söz konusu olmadığı, bu durumda gıyapta hakaret suçunun oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiği, bu suçun oluşabilmesi için ise en az üç kişiyle ihtilat ederek bu suçun işlenmesi gerektiği, söz konusu mesajların sanık ile müştekinin ablası arasındaki yazışmalara ilişkin olduğu ve bu yazışmaların müştekinin gıyabında gerçekleştiği, bu durumda gıyapta hakaret suçunun koşullarının da gerçekleşmediği, dolayısıyla sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmişTİR.
İSTİNAF BAŞVURUSU:
İlk derece mahkemesi tarafından verilen bu karara karşı Erdek C.Savcısı .... tarafından "mesajların sanık tarafından gönderildiğinin anlaşıldığı, ancak söz konusu mesajların müştekiye gönderilmediği ve gıyapta hakaret suçunun da en az üç kişi ile ihtilat edilmesi gerektiği gerekçe gösterilerek BERAAT kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu" gerekçesiylesüresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA;
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; sanığın suç tarihinde .... sosyal paylaşım sayfasından müştekiyi kast ederek; "salak benden şikayetçi oluyun sen, suçlu olduğunu bilmiyom mu, geri zekalı ...., benden her zaman şikayetçi olursun, ama bunu unutma, bir kadın çocuğunu satarsa ondan herkes nefret eder, bende senden öyle nefret ediyom, çünkü sen anne olmayı göze alamıyon, bir korkaksın ...." şeklinde hakaret içerir paylaşımda bulunduğu, bu paylaşımın 4 kişi tarafından beğenilmekle görüldüğü, müştekinin kardeşi tarafından görülen paylaşımdan müştekinin haberdar edildiği, bu şekilde sanığın gıyapta hakaret suçunu işlediği ve eyleminin sabit olduğu halde, ilk derece mahkemesince unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu anlaşılmakla; Erdek Asliye Ceza Mahkemesinin 01/03/2018 tarih ve 2018/29 esas, 2018/140 karar sayılı hükmünün CMK nun 280/2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, sanığın sabit olan gıyapta hakaret suçundan eylemine uyan TCK nun 125/2 maddesi yollamasıyla TCK nun 125/1, 125/4, 53, 58 maddeleri uyarınca CEZALANDIRILMASINA karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur" şeklinde görüş bildirmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE:
Toplanan tüm deliller ve yapılan yargılama sonucunda, sanık ile müştekinin bir dönem birlikte olduktan sonra ayrıldıkları, ancak sanığın müştekiyi rahatsız etmeye devam ettiği, olay tarihinde .... sayfasında, kendi zaman tüneline ''Salak benden şikayetçi oluyon sen, suçlu olduğunu bilmiyom mu, geri zekalı ...., benden herzaman şikayetçi olursun, ama bunu unutma, bir kadın çocuğunu satarsa ondan herkes nefret eder, bende senden öyle nefret ediyom, çünkü sen anne olma göze alamıyon, bir korkaksın ....'' şeklinde yazı yazdığı, yazının 4 kişi tarafından beğenildiği, müştekinin kardeşinin de bu paylaşımı görüp müştekiye haber verdiği, bu itibarla da yazının herkese açık şekilde ve aleni olarak paylaşılmış olduğu, sanığın doğrudan müştekiye hitap ettiğinin de yazı içeriğinden açıkça anlaşıldığı, bu yazının ikiden fazla kişi tarafından okunduğu ve gıyapta hakaret suçunun ihtilat unsurunun mevcut olduğu gözetilmeksizin aksi yöndeki gerekçe ile sanığın beraatine karar verilmesi hukuka aykırı görüldüğünden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve sanığın mahkumiyetine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Sanık hakkındaki, Erdek Asliye Ceza Mahkemesinin 01/03/2018 tarih 2018/29 Esas ve 2018/140 Karar sayılı kararı ile hakaret suçundan beraatine ilişkin ilişkin hükmün hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından CMK'nun 280/2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin hükmünün KALDIRILMASINA;
2- Sanığın üzerine atılı alenen hakaret suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 125/1 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, sanığın kusurunun derecesi ve sair hallere göre takdiren 3 Ay Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına,
TCK'nun 125/4 maddesi gereğince cezası takdiren 1/6 oranında artırılarak 3 Ay 15 Gün Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına,
Cezanın sanık üzerindeki olası olumlu etkileri takdiri indirim nedeni kabul edildiğinden 5237 sayılı TCK’nın 62/1. maddesi gereğince cezası takdiren 1/6 oranında indirilerek veSONUÇ OLARAK 2 AY 27 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanık hakkında, Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas 2015/85 karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesindeki HAK YOKSUNLUKLARININ UYGULANMASINA,
Sanığın Erdek Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/316 esas ve 2013/227 karar sayılı kararı ile yalan tanıklık suçundan dolayı 6000 TL adli para cezasına mahkum olduktan sonra tekerrür süresi içinde yeniden suç işlediği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK’nın 58/6 maddesi gereğinceMÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNE TABİ TUTULMASINA,
Ayrıca cezanın infazından sonra sanık hakkında DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİ UYGULANMASINA,
67 TL davetiye gideri ve 9.50 TL posta gideri olmak üzere toplam 76,50 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dosyanın kesinleşme işlemleri tamamlandıktan sonra hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair tarafların yokluğunda, C.Savcısı ....'ın (N1) katılımı ile, mütalaaya uygun, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı için kararın tefhim tarihinden, diğer taraflar için ise tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/1 maddesi uyarınca TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere 05/03/2019 tarihinde oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)