(5271 S. K. m. 280) (5237 S. K. m. 53, 106, 125)
Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının 04/11/2017 tarih ve 2017/4762 CBS Esas sayılı iddianamesi ile katılan ….. ile sanık …..'ın ……'de yer alan apartmanda oturdukları, aralarında komşuluk ilişkisinden kaynaklanan husumet bulunduğu, ayrıca apartmanın zemin katında yer alan dükkanların da …..'a ait olduğu, suç tarihinde dükkanlarda bakım yapıldığı dükkanların bakımı esnasında gürültü olduğundan bahisle katılan ..... ve sanık ..... arasında tartışma çıktığı, bu tartışma sırasında sanığın, katılanın darp ettiği ve yine "seni öldüreceğim bu başlangıç daha sana neler yapacağım", "sen şerefsizsin, anan baban böyle değildi, seni öldüreceğim, birde doktor olacaksın adi herif" şeklinde sözlerle tehdit ve hakarette bulunduğu, taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçları işlediği iddiasıyla hakkında Mahkememize kamu davası açılmıştır.
SAVUNMA:
Sanık ….. ilk derece mahkemesinde, "Atılı suçlamaları kabul etmiyorum. O gün ramazanın ilk günüydü. Alışverişten öğle sıralarında evime geldim. Dinlenecektim ancak müştekiye ait zemin katta bulunan dükkanda inşaat işleri yapıldığını gördüm. Seslendiğimde içeriden müşteki ile çalışan uzun süredir inşaat işlerini yapan şahıs dışarı çıktı ben de dinlenmek istediğimi, neden o gün ve saatte bu işi yaptıklarını sordum. O da "ne yapayım" gibisinden ellerini açtı. İstersem ….. beyi çağıracağını söyledi. Ben de kabul ettim. Daha sonra …. Beyin yanında çalışan iki kişi ile birlikte geldi. Bana psikolojik olarak rahatsız olduğumu söyledi. Üzerime yürüdü. Bana " Ukala, ne biçim insansın" gibi tahrik edici sözler söyledi. Ben kendisine tehdit ve hakarette bulunmadım. Sadece kendimi savundum. Zaten ellerimde alışveriş poşetleri vardı. Ben o benim üzerime gelince iki elimle göğüslerinden onu uzaklaştıracak şekilde temas ettim. Herhangi bir şekilde darp etmedim. Ben 18 yıldır o apartmanda oturuyorum. Müştekinin inşaat işleri hiç bitmedi. Olay oturduğumuz binanın arka tarafında meydana geldi. Arka taraf açıktır. Bina dışındaki üç tarafında herhangi bir çit gibi birşey yoktur. Direk sokağa açılır. Ben öncelikli olarak beraatime karar verilmesini isterim. Aksi takdirde verilecek hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasını kabul ederim. Beraatimi isterim, ..... beye vurmadım, üzerime iki kişi ile gelince elimde torbalar olduğu halde kendimi savundum, suçsuzum" şeklinde savunma yapmıştır.
İstinaf aşamasında ise, "Ben Mahkemenizde yapmış olduğum savunmalarımı aynen tekrarlarım, ben bir önceki şekilde hakaret ve tehdit suçlarından hakkımda beraat kararı verilmesini istiyorum, davanın yeniden görülmesine bir diyeceğim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER:
Katılan …..ilk derece mahkemesinde, "Ben o gün …..'un araması üzerine onun çalıştığı bana ait yere gittim. ….. sanığın bağırıp çağırdığını söyledi. Ben gittiğimde sanık oradaydı. Apartmanın arkasındaki açık alanda yer alan otoparkta …… hanımla konuşuyordu. Ben ne istediğini sordum. Orada o saatte çalışma yapılmaması gerektiğini söyledi. Ben de eğer yanlış bir şey yaptığımı düşünüyorsan yasal çerçevede hakkını arayabileceğini, şikayet edebileceğini söyledim. Bunun üzerine bana "Ağzına yüzüne sıçarım, sen ne biçim doktorsun, seni görünce sinir oluyorum, seni neden doktor yapmışlar, şerefsiz, seni sikerim, öldüreceğim, mahvedeceğim" gibi sözler söyledi. Bu arada elindeki poşetleri atıp üzerime yürüdü. Tekme tokat bana saldırdı. Boğazımı sıktı. Saçımdan tutup sürüklemek istedi. Hatta …. araya girdi. Ayırmak isterken onda da morluklar oluştu. Ben hiçbir şekilde karşılık vermedim. Ancak sanık evvelezel bu şekilde davranmaktadır. Karakol kayıtları incelenirse bu şekilde birçok olayının olduğu görülecektir. Şikayetçiyim. Ben asla onun üzerine yürümedim. Onu tahrik edecek herhangi bir söz söylemedim. Kendisi sürekli bu şekilde sorun çıkartmaktadır. Benim mülkümü kullanmama engel olmaya çalışmaktadır. Olay nedeniyle maddi bir zararım yoktur. Davaya katılma talebim vardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
İstinaf aşamasında ise, "Ben Mahkemenizde yapılan yargılamada alınan beyanlarımı aynen tekrarlıyorum, şikayetim halen devam etmektedir, sanık bana olay günü hakaret ve tehditte bulunmuştur, bu nedenle önceki kararın kaldırılmasını, hakaret ve tehdit suçlarından cezalandırılmasına karar verilmesini istiyorum, ayrıca yazılı beyanımı da Mahkemenize İstinaf Dairesine gönderilmek üzere ibraz etmek istiyorum, davanın yeniden görülmesine bir diyeceğim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ....., "Ben o gün apartmanın arka tarafında yolun kenarına aracımı park edecektim. Bu arada orada komşum olan ..... beyi elinde iki poşet ile gördüm. Gayet sakin duruyordu. Daha sonra ..... bey yanında ..... adlı çalışanı ve tanımadığım bir kişi ile hızla geldi. Direk ..... beye yaklaştı. Sinirli ve hararetli bir şekilde ona bir şeyler söyledi. Ama ben uzakta olduğum için ne dediğini anlayamadım. ..... Beyin sesi yüksekti yine de anlayamadım. Daha sonra aracımı park edip gitmek istedim. Aracımı park edip indiğimde onları itiş kakış halinde gördüm. ..... beyin arkası kaldırıma ve bana doğru dönüktü. Ben onun ..... beye yumruk veya tekme salladığını hatırlamıyorum. Emin değilim. Ben onlara "yapmayın" dedim. ..... bey onları ayırmaya çalıştı. Daha sonra ayrıldılar ve normal konuşmaya başladılar. ..... Beyin yanında gelen tanımadığım şahıs gitti. Ben asla iki taraftan da tehdit veya küfür içeren bir söz duymadım. Hatta bilahare buna da memnun oldum. Biz apartman sakinleri olarak ..... beyden dolayı mağdur durumdayız. Sürekli inşaat işleri bitmemektedir. Sürekli apartmanda gürültü ve inşaat durumu söz konusudur. Çok sabrettik" şeklinde beyanda bulunmuş, tanık .....'un beyanı okunup sorulduğunda ise, "..... bey olayı biraz abartmış. Benim beyanım doğrudur. Ben arabayı park ederken dedikleri olmuşsa bilemem" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ....., "Ben tarafların komşusuyum. Evimde temizlik yaparken dışarıdan yüksek sesle konuşmalar duyunca baktığımda ..... ve ..... beylerin yüksek sesle konuştuklarını gördüm. ..... beyin sesi zaten normalde yüksek çıkar. Herhangi bir tartışma kavga durumu yoktu. Bu nedenle ben geri işime döndüm. Tarafların birbirlerine vurduklarını, tehdit veya hakaret edici sözler söylediklerini ben duymadım. Taraflar arasında daha önceden bir anlaşmazlık vardı. Yanlış hatırlamıyorsam bir ara araç park etme nedeniyle bir anlaşmazlık olmuştu. ..... beyin birkaç senedir tadilat işleri olmuştur. Gürültü de oluyordu ama biz sesimizi çıkartmıyorduk" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ....., "Ben o gün .....'un dolapları yapılacağından ölçü alıyordum, genelde onun bu tip işlerini ben yapıyorum, boyacı geldi ve ..... beyi çağırdı, "o adam yine bağırıp duruyor" gibisinden birşeyler söyledi, ..... bey "ben bir gidip bakayım" dedi ve gitti, oradan bağrış çağrış sesleri gelince ben de gittim, gittiğimde ..... beyi hırpalanmış gördüm, üstü başı yırtılmıştı, şu an huzurda bulunan sanık oradaydı, yanında bir bayan da vardı, bana "sen bu şerefsizin işlerini neden yapıyorsun" dedi, daha sonra polisler geldi, karakola gidildi, bildiklerim bu kadardır" şeklinde beyanda bulunmuş, sanığın, müştekiyi tehdit edip etmediği sorulduğunda ise, "Tehdit etti, "seni öldürürüm" gibi şeyler söyledi" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık .....,"Ben boya, fayans, elektrik işleri yaparım, .....'un binasının altında bulunan dükkanın boya işini yaptım. Dükkanın kapıları katılıyordu. 27/05/2017 günü saat 12:00 sıralarında dükkanda içerde bir işçi kapı takıyordu. Ben de başında bulunuyordum. Bu sırada dışardan biri "bakar mısınız" diyerek seslendi. Ben de cama çıktım. İsmini sonradan öğrendiğim ..... isimli şahıs yüksek sesle bağırarak "niye gürültü yapıyorsunuz, ben bu gün dinleniyorum, bu gün Cumartesi, kimden izin aldınız" dedi. Ben kendisine "bana neden bağırıyorsunuz, .....'a bağır, çağırayım gelsin" dedim, bana "çağır gelsin" dedi, ben de ..... beyi arayarak bir şahsın bağırdığını söyleyerek gelmesini istedim. Kısa bir süre sonra ..... bey geldi, ..... bey şahsa "bir sorununuz varsa Mahkemeye verin" dedi, şahıs ..... beyin boğazından tuttu, saçından asıldı. Ben araya girdim. Bu sırada şahıs ..... beye tekme attı. ..... bey karşılık vermedi. ..... isimli şahıs "seni öldüreceğim, bu daha başlangıç, sana daha neler yapacağım" dedi, ..... bey polisi aradı, polis gelinceye kadar şahıs ..... beyle tartışmaya devam etti, ..... bu sırada geldi" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Balıkesir Devlet Hastanesinin 27/05/2017 tarih ve 42016 sayılı raporunda, katılan .....'un "sol elde 0,5 cm sıyrık ve sağ kolda hiperemik alanlar" tanısı ile olay nedeniyle hayati tehlikesinin bulunmadığı, yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu belirtilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "katılan .....'un, sanık .....'ın oturduğu apartmanın alt katında dükkanının bulunduğu ve bu şekilde komşu oldukları, sanık ..... ve katılan ..... arasında önceye dayalı anlaşmazlık bulunduğu, olay tarihinde katılan .....'in dükkanında tadilat yaptırdığı, tadilatdan kaynaklı oluşan gürültü nedeniyle sanık ..... ile katılan .....'in tartıştıkları, tartışmanın kavgaya dönüştüğü, bu kavga sırasında sanığın katılan .....'i doktor raporunda belirtildiği şekilde hayati tehlike oluşmayacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaraladığı, sanığın bu şekilde üzerine atılı basit tıbbi müdahale ile giderilecek derecede yaralama suçunu işlediği, sanığın dolaylı savunmasının, esasen sanığın savunmasında katılanı ittiğini ifade ettiği, katılana ait rapor da göz önüne alındığında sanığın sübut bulan atılı bu suçtan sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, olaya ilk hangi tarafın haksız hareketi ile sebebiyet verdiği tam olarak belirlenemediğinden bu durum lehine yorumlanarak hakkında ayrıca haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına;
Her ne kadar sanık ..... hakkında iddianamede yazılı şekilde tehdit ve hakaret suçlarından cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; sanığın atılı suçları işlediği yolunda, sanık savunmasının aksini kanıtlar, hakkında mahkumiyet hükmü kurmaya elverişli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil elde edilemediği, tarafsız olduğu düşünülen tanıklar ..... ve .....'un beyanlarının savunmayı desteklediği, diğer tanıkların ise katılanın yanında veya onunla birlikte çalışın kişiler oldukları ve taraflı beyanda bulunabilecekleri kaldı ki tanık .....'in ifadesi alınırken sanığın katılanı tehdit ettiğinden hiç bahsetmediği ancak özel olarak sorulduğunda tehdit de ettiğini söylediği, "Şüpheden sanık yararlanır ilkesi de göz önüne alınarak sanığın sübut bulmayan müsned bu suçlardan beraatine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur" şeklindeki gerekçe ile sanığın kasten yaralama suçundan mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hakaret ve tehdit suçlarından ise yeterli delil bulunmadığından beraatine karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU:
Katılan vekili tarafından ilk derece mahkemesinin hakaret ve tendit suçlarından verdiği beraat kararlarına yönelik olarak süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuş ve bu iki suçtan da sanığın mahkumiyetine karar verilmesi talep edilmiştir.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
"Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; sanık ile katılanın aynı apartmanda oturdukları ve komşu oldukları, kaldıkları binanın zemin katındaki dükkanın katılana ait olduğu ve suç tarihinde gündüzleyin katılanın dükkanında tadilat yaptırdığı, tadilat sebebiyle gürültüden rahatsız olan sanık ile katılan arasında tartışma yaşandığı, yaşanan tartışma sonucu sanığın katılana yönelik "şerefsiz, seni öldüreceğim" şeklinde sözler sarf etmek suretiyle hakaret ve tehdit eyleminde bulunduğu, tanık anlatımları ile eylemin sabit olduğu, ilk derece mahkemesince delil yetersizliği gerekçesi ile beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu anlaşılmakla, katılan vekilince yapılan istinaf başvurusunun bu yönlerden kabulü ile Balıkesir 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 05/04/2018 tarih ve 2017/656 esas, 2018/279 karar sayılı hükmünün CMK nun 280/2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, sanığın sabit olan eylemlerine uyan TCK nun 125/1,125/4, 53, TCK nun 106/1,53 maddeleri uyarınca CEZALANDIRILMASINA karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklinde görüş bildirmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama ve toplanan deliller sonucunda, katılan ..... ile sanık .....'ın ....'de yer alan apartmanda oturdukları, aralarında komşuluk ilişkisinden kaynaklanan husumet bulunduğu, ayrıca apartmanın zemin katında yer alan dükkanların da katılan .....'a ait olduğu, suç tarihinde dükkanlarda tadilat işlemi yapıldığı, bu işlem sırasında gürültü olduğundan bahisle katılan .....'un ustalara kızdığı, tanık .....'a "niye gürültü yapıyorsunuz, ben bu gün dinleniyorum, bu gün Cumartesi, kimden izin aldınız" dediği, tanık .....'ın kendisine "bana neden bağırıyorsunuz, .....'a bağır, çağırayım gelsin" dediği, sanığın "çağır gelsin" demesi üzerine tanığın katılan .....'i arayarak bir şahsın bağırdığını söylediği ve gelmesini istediği;
Katılan .....'in gelmesinden sonra katılan ve sanık ..... arasında tartışma çıktığı, tartışma sırasında sanığın, katılanın yanında bulunan ve dolap ölçüsü alan tanık .....'e dönerek "sen bu şerefsizin işlerini neden yapıyorsun" demek suretiyle huzurda bulanan katılana hakaret ettiği, ayrıca tanık .....'ın beyanına göre "seni öldüreceğim, bu daha başlangıç, sana daha neler yapacağım" şeklinde konuşarak tehdit ettiği anlaşılmıştır.
Kalabalık ortamlarda meydana gelen olaylarda, tanıkların bazılarının olayın sadece belli yönlerine veya olay dışı unsurlara yoğunlaşmaları veya gördüklerini ve duyduklarını unutmaları; gördüklerini ve duyduklarını aktarma ve ifade etme hususunda farklı davranmaları; olaydan etkilenmeleri sebebiyle algılarının zaman zaman kapanması; bazılarının olay yerine sonradan gelmeleri veya olay sırasında olay yerinden ayrılmaları; ifadeyi alan kişinin eksik soru yöneltmesi veya anlatılanların tamamını zapta geçirmeyi unutması; bazı tanıkların da yanlı davranmaları sebebiyle farklı tanıkların beyanları arasında veya bir tanığın aşamalardaki kendi beyanları arasında çelişki meydana gelmesi sık rastlanan bir durum olup yargılamayı yapan hakim tarafından bu olgular çerçevesinde iddia, savunma ve delillerin topluca değerlendirilmesi ve gerektiğinde tanıkların ve tarafların yüzleştirilmeleri suretiyle bir sonuca varılması, sanık olarak yargılanan kişinin müsnet suçu veya suçları işlediği hususundaki şüpheler giderilemediği ve cezalandırılması gerektiği sonucuna varılamadığı taktirde de bu kişinin beraatine karar verilmesi gerekir.
Somut olayda tanık ..... sanığın hakaret ve tehdit sözlerini duymadığını belirtmiş ise de "Ben o gün apartmanın arka tarafında yolun kenarına aracımı park edecektim. Bu arada orada komşum olan ..... beyi elinde iki poşet ile gördüm. Gayet sakin duruyordu. Daha sonra ..... bey yanında ..... adlı çalışanı ve tanımadığım bir kişi ile hızla geldi. Direk ..... beye yaklaştı. Sinirli ve hararetli bir şekilde ona bir şeyler söyledi. Ama ben uzakta olduğum için ne dediğini anlayamadım...... Beyin sesi yüksekti yine de anlayamadım. Daha sonra aracımı park edip gitmek istedim. Aracımı park edip indiğimde onları itiş kakış halinde gördüm." şeklindeki beyanı ile bulunduğu yerden konuşulanları tam olarak duyamadığını belirtmiş, ayrıca tanık .....'ın beyanlarına karşı kendisine sorulduğunda "Ben arabayı park ederken dedikleri olmuşsa bilemem"diyerek olayın tamamına tanık olamadığını söylemiştir.
Tanık ..... ise "Herhangi bir tartışma kavga durumu yoktu. Bu nedenle ben geri işime döndüm." diyerek olayın tamamını izlemediğini, izlediği bölümde tartışma ve kavga yaşanmadığını belirtmiştir.
Tanık .....'un olayın başlangıcından itibaren olay yerinde olduğu, tanık .....'in ise katılan ile birlikte olay yerine geldiği, bu iki tanığın da sanığın katılanı öldürmekle tehdit ettiğini söyledikleri, ayrıca sanığın tanık .....'e "sen bu şerefsizin işlerini neden yapıyorsun" diyerek katılana hakaret ettiği, bu sözlerin tanık ..... tarafından duyulmamasının çeşitli sebeplerle mümkün olduğu dikkate alındığında, katılanın aşamalarda değişmeyen ısrarlı beyanlarına ve sanığa iftira atmaları için bir neden bulunmayan tanıklar ..... ile .....'ın katılanı doğrulayan anlatımlarına göre sanığın tartışma sırasında katılana "şerefsiz" diyerek ve öldüreceğinden bahsederek üzerine atılı hakaret ve tehdit suçlarını işlediği sabit görüldüğünden, hukuka aykırı görülen ilk derece mahkemesi beraat kararının bu iki suç yönünden kaldırılmasına ve sanığın sabit görülen hakaret ve tehdit eylemlerinden dolayı cezalandırılmasına karar verilmesi uygun görülmüştür.
Katılanın gündüz saatlerinde iş yerinde tadilat yaptırmasında hukuka aykırılık bulunmadığından ve olayda katılanın haksız tahrik teşkil edecek başka bir eylemi de tespit edilmediğinden sanık hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanmamıştır.
Sanığın hakaret ve tehdit eylemlerinden doğan, kısa bir araştırma ile belirlenebilir veya belirlenmiş maddi zarar bulunmaması, sabıkasız olması, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat getirilmiş olması ve kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları itibarıyla şimdilik bir cezaya hükmedilmesine gerek görülmemesi nedenleriyle sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve sonuç itibarı ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Sanık ..... hakkında, Balıkesir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/04/2018 tarih 2017/656 esas ve 2018/279 karar sayılı kararı ile hakaret ve tehdit suçlarından sanığın beraatine ilişkin olarak verilen hükmün hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından CMK'nun 280/2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin hükmünün KALDIRILMASINA;
2-a)Sanığın üzerine atılı alenen hakaret suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 125/1 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, sanığın kusurunun derecesi ve sair hallere göre takdiren 90 Gün Adli Para Cezası ile Cezalandırılmasına,
5237 sayılı TCK’nın 125/4 maddesi gereğince cezası 1/6 oranında artırılarak 105 Gün Adli Para Cezası ile Cezalandırılmasına,
Cezanın sanık üzerindeki olası olumlu etkileri takdiri indirim nedeni kabul edildiğinden 5237 sayılı TCK’nın 62/1. maddesi gereğince cezası takdiren 1/6 oranında indirilerek ve 87 Gün Adli Para Cezası ile Cezalandırılmasına,
Sanığın yargılama sırasında belirlenen ekonomik ve şahsi hallerine göre gün olarak belirlenen para cezasının günlüğü TCK’nın 52/2 maddesi gereğince takdiren 20 TL.den hesaplanarak 1740 (BİN YEDİ YÜZ KIRK) TL. ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5237 sayılı TCK’nın 52/4 maddesi gereğince para cezasının sanıktan birer ay ara ile 5 eşit taksitte alınmasına, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin sanığa ihtarına (ihtarat yapılamadı)
Sanığın eyleminden doğan, kısa bir araştırma ile belirlenebilir veya belirlenmiş maddi zarar bulunmaması, sabıkasız olması, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat getirilmiş olması ve kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları itibarıyla şimdilik bir cezaya hükmedilmesine gerek görülmemesi nedenleriyle 5271 sayılı CMK’nın 5728 sayılı yasa ile değişik 231. maddesinin 5. fıkrası gereğince sanık hakkında verilen HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
B) Sanığın üzerine atılı tehdit olmak suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 106/1 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, sanığın kusurunun derecesi ve sair hallere göre takdiren 6 Ay Cezası ile Cezalandırılmasına,
Cezanın sanık üzerindeki olası olumlu etkileri takdiri indirim nedeni kabul edildiğinden 5237 sayılı TCK’nın 62/1. maddesi gereğince cezası takdiren 1/6 oranında indirilerek ve SONUÇ OLARAK 5 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın eyleminden doğan, kısa bir araştırma ile belirlenebilir veya belirlenmiş maddi zarar bulunmaması, sabıkasız olması, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat getirilmiş olması ve kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları itibarıyla şimdilik bir cezaya hükmedilmesine gerek görülmemesi nedenleriyle 5271 sayılı CMK’nın 5728 sayılı yasa ile değişik 231. maddesinin 5. fıkrası gereğince sanık hakkında verilen HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
c) İlk derece mahkemesi tarafından belirlenen vekalet ücretinin aynen MUHAFAZASINA,
Katılan kendisini istinaf muhakemesinde vekille temsil ettirdiğinden, dairemizce bir duruşma yapıldığı dikkate alınarak hüküm tarihinde geçerli Avukatlık Asgari Ücret tarifesi gereğince 1362 (Binüçyüzaltmışiki) TL. maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine,
d) İlk derece mahkemesi tarafından belirlenen yargılama giderinin aynen MUHAFAZASINA,
Hüküm tarihinden sonra ve istinaf aşamasında sarf edilen 126 TL davetiye gideri ve 14,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 140,50 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Kesinleşme işlemleri tamamlandıktan sonra dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine İADESİNE,
Dair; tarafların yokluğunda, C.Savcısı ....'ın (….) katılımı ile mütalaaya uygun, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden tefhim tarihinden, diğer taraflar yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt katibine beyanda bulunup tutanak düzenleterek hakime onaylatmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığı ile dilekçe gönderilmek suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 268. ve 279. maddeleri uyarınca İTİRAZkanun yolu açık olmak üzere 02/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)