Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan/Cumhuriyet savcısının istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık tarafından avukat A. A.'a vekalet verilmiştir. Avukat A. A. yanında staj yapan Stajyer Avukat A. K. Z. yetki belgesiyle 21/06/2018 ve 08/01/2019 tarihli duruşmalara katılmış ve 08/01/2019 tarihli duruşmada hüküm verilmiştir.
Avukatlık Kanununun 26.madde düzenlemesine göre stajyer avukatlar ancak sulh hukuk mahkemeleri, sulh ceza mahkemeleri, icra tetkik mercilerinde avukatın takip ettiği dava ve işlerle ilgili duruşmalara girebilirler ve icra müdürlüklerindeki işleri yürütebilirler. Dolayısıyla asliye ceza mahkemesindeki duruşmalara giremezler. 6545 Sayılı Kanun 84 maddesiyle sulh ceza mahkemeleri'nin kaldırılmış olması sonucu değiştirmeyecek ve dolayısıyla asliye ceza mahkemelerinde duruşmaya girebilmesine yetki veremeyecektir. Kanuna aykırı düzenlenen yetki belgesi de asliye ceza mahkemesinde duruşmaya girebilmesine yetki veremeyecektir.
Bu yasal düzenleme çerçevesinde, ilk derece mahkemesinin 21/06/2018 ve 08/01/2019 tarihli duruşmaya Stajyer Avukat A. K. Z.'ü kabul etmesi, stajyer avukatın bulunduğu celsede hüküm kurması hata olup, CMK 289/1-e maddesine aykırılık oluşturmaktadır.
SONUÇ: Yukarıdaki gerekçeyle istinaf başvurusu yerinde olduğundan CMK 289/1-e ve CMK 280/1-d maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine 06/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.