(5275 S. K. m. 105) (5237 S. K. m. 293) (5271 S. K. m. 230, 280, 289)
DAVA: Yerel Mahkemece kurulan hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi, kararın niteliği ve tarihine göre dosya görüşüldü:
KARAR: İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Gerekçeli kararda hüküm kurulurken 5275 Sayılı kanunun 105/A-8 maddesinin yollama olarak gösterilmemesi ve suç tarihinin aynı maddeye göre belirlenmemesi eleştiri dışında dikkate alınmamıştır.
Ayrıca,
İddiaya konu Bandırma İnfaz Hakimliğinin 06/04/2017 tarih, 2017/686-838 Esas ve karar sayılı kararın kesinleşme şerhinin dosyada bulunmadığı, ayrıca söz konusu kararda Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gitmemesi halinde uygulanması gerektiren yaptırım içeren ihtaratın bulunmadığı hususunun gerekçede değerlendirilmemesi,
Sanığın savunmasında 6 ay dolmadan kendiliğinden gelip teslim olduğunu belirtmesine göre, savunmanın doğru olup olmadığı hususunda ilgili kurumdan yakalama evrakının temin edilmemesi ve TCK 293 maddesinin bu savunmaya göre değerlendirilmemesi,
Dolayısıyla hükmün CMK'nın 230. maddesi gereğince gerekçeyi içermemesi,
SONUÇ: Hukuka aykırı bulunduğundan CMK 289/1-g, 280/1-d maddeleri uyarınca başkaca yönden incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere, 27.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)