(5237 S. K. m. 292, 293) (5271 S. K. m. 280, 289) (5275 S. K. m. 105)
Yerel Mahkeme tarafından verilen hükme karşı sanık tarafından tarafından istinaf yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru hakkı ve süresi, kararın niteliği, suç tarihi ile istinaf başvuru içeriklerine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
5275 Sayılı Yasanın 105/A-8 maddesindeki "kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içerisinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 292 ve 293 maddelerinde yazılı hükmü uygulanır amir hükmü karşısında sanığa Bursa 1. İnfaz Hakimliğinin kapalı Ceza İnfaz Kurumuna iadesine ilişkin kesinleşmiş kararının tebliğinden itibaren iki gün içerisinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olması aksi halde hakkında firar suçu sebebi ile 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 292 madde hükmü gereğince işlem yapılacağı hususunda ihtarat yapılıp yapılmadığı yönünde araştırma yapılmaksızın ve ihtarata ilişkin tebliğ ve tebellüğ evrakları dosya içerisine denetime olanak sağlayacak şekilde celp edilmeksizin, infaz dosyasının dosya içerisine konulmadan hüküm kurulması eleştiri olarak değerlendirilmiştir.
08.11.2017 tarihli duruşmada sanığın yokluğunda hüküm kurulduğu, gerekçeli kararın Bursa E Tipi Cezaevinde bulunan sanığa tebliğ edildiği görülmekle,
Uyap ortamında yapılan kontrolde sanık Abdullah Çiçek'in 03.06.2017 tarihinden beri cezaevinde bulunduğu ve duruşmadan bağışık tutulmayı da talep etmediğinden, CMK 289/1-e bendinde belirtilen "Duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması" hukuka kesin aykırılık halinin bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, hükmün CMK 289/1-e, 280/1-d maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair, Kesin olmak üzere 29.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)