T.C. BURSA BAM 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
7. HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO:
KARAR NO:
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BALIKESİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/227
KARAR NO: -
KARAR TARİHİ: 08/04/2024
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ: 22/04/2025
İHTİYATİ HACİZ İSTEYEN:
KARŞI TARAF:
VEKİLLERİ:
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
B.A.M. KARAR TARİHİ : 03/06/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 13/06/2025
İhtiyati haciz isteyenin isteminin mahalli mahkemesince reddine dair verilen karara süresi içinde ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İhtiyati haciz isteyen vekili talep dilekçesinde, taraflar arasında 19/07/2023 tarihli ve 478.800,00.-USD miktarlı, 13/12/2023 tarihli ve 31.200,00.-USD miktarlı sözleşmeler imzalandığını, davacının, üstlendiği tüm edimlerini eksiksiz, ayıpsız ve süresinde yerine getirmesine rağmen, 255.422,53.-USD bakiye alacağın ödenmediğini, bunun üzerine icra takibine geçildiğini ve takibin itiraz üzerine durduğunu, itirazın haksız olduğunu, 19/07/2023 tarihli sözleşmenin; davalının müşterisine Flake tesisinin kurulumu için akdedildiğini ve sistemin devreye alındığı günden bu yana da garanti kapsamında yedek parça, arıza ve sair tüm hizmetlerin dava dışı şirkete verildiğini, 13/12/2023 tarihli sözleşmenin ise 19/07/2023 tarihli sözleşmeden bağımsız olarak davalının diğer müşterisi için sözleşmeye konu ekipmanın imalatı ile ilgili olduğunu, sözleşme konusu işin eksiksiz, hatasız ve ayıpsız bir şekilde teslim edildiğini, sözleşmelerde ödeme süresinin açık ve net bir şekilde kararlaştırıldığını ve kesin vadeye bağlandığını, ancak davalının ekonomik problemler yaşamaya başlamasıyla kesin vadeye bağlanan ödemelere sadık kalamadığını, Bandırma 3. Noterliği'nin 16 Ocak 2025 Tarihli ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 255.422,53.-USD bakiye alacağın ödenmesi aksi ihtimalde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, 16.01.2025 tarihinde teslim edilip 21.01.2025 tarihinde okunmuş sayılmasına rağmen yine ihtarnamedeki 3 günlük süre içerisinde de hiçbir ödeme yapılmadığını, faturalara yasal süre geçtikten sonra itiraz edildiğini, takibe itirazını destekler hiçbir somut ve nesnel delil gösteremediğini, davalı şirketin, 30.10.2024 tarihinde 30.09.2024 tarihi itibariyle 203.654,54.-USD üzerinden mutabık olduklarını bildirdiğini, yine davalı şirketin 31.10.2024 tarihi itibariyle 245.711,34.-USD üzerinden mutabık olduklarını bildirdiğini, 29.11.2024 tarihli faturanın keşide edilmesiyle 255.422,53.-USD'ye ulaştığını, faize yönelik itirazların da haksız olduğunu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığını, alacağın likit olduğunu, davalının ödeme güçlüğü içinde olduğu ve mal kaçırma saikiyle mevcudunu azaltma yoluna gittiğinin öğrenildiğini, mal kaçırma ihtimali olduğunu belirterek Bandırma 3. İcra Müdürlüğü’nün ...esas numaralı icra dosyası takip çıkış rakamı olan 255.422,53-USD üzerinden, olmadığı takdirde de davalı borçlu şirketin son olarak mutabık kaldığını belirttiği 245.711,34-USD üzerinden davalı borçlu şirketin, üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları ile taşınır ve taşınmaz mallarının ihtiyaten haczi için Bandırma 3. İcra Müdürlüğü’nün 2025/388 esas numaralı dosyasından infaz edilmek üzere ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, takip ve dava konusu edilen alacağın varlığı ve miktarının uyuşmazlık konusunu oluşturduğu ve yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mutabakat mektubunun göz ardı edildiğini, davalıyla yapılan son mutabakatta davalının 245.711,34.-USD üzerinden mutabık olduğunu bildirse de akabinde devam eden ticari ilişkiler nedeniyle davacının ticari kayıtları nazarında 9.711,19.-USD daha haklı alacağı doğduğunu, Bandırma 3. Noterliği'nin 16 Ocak 2025 Tarihli :... Yevmiye Numaralı ihtarnamesine rağmen davalının ödeme yapmadığını ve temerrüde düştüğünü, davalının mali ekonomik durumunun kötü olduğunu, mal kaçırma kastıyla mevcudunu azaltma yoluna gittiğini, hakkında yapılmış çokça icra takibi ve ihtiyati haciz kararı olduğunun bilindiğini, davacının, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerle üstlendiği tüm edimlerini eksiksiz, ayıpsız ve süresi içerisinde yerine getirdiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına, 255.422,53.-USD miktarla davalı şirketin, üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları ile taşınır ve taşınmaz mallarının ihtiyaten haczine, olmadığı takdirde, davalı şirketin son olarak mutabık kaldığını belirttiği 245.711,34.-USD üzerinden üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları ile taşınır ve taşınmaz mallarının ihtiyaten haczine karar verilmesini istemiştir.
Aleyhine ihtiyati haciz istenen davalı vekili davacının istinaf başvuru dilekçesine karşı cevap dilekçesinde, faturanın tek taraflı düzenlendiğini, davalı şirkete tebliğ edilmediğini, davalı şirketin imzasının olmadığını, mail yazışmalarının delil niteliği taşımadığını, mahkeme kararının hukuka uygun olduğunu, davalının faturalardan, ilk kez davacının başlatmış olduğu icra takibi ile haberdar olduğunu ve faturaların gerçeği yansıtmadığını, davalının borcu olmadığını, ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığını, yaklaşık ispat hususunun yerine getirilmediğini, ihtiyati hacizde teminatın zorunlu olduğunu, kararın ölçülü olması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz talebinin reddi kararının kaldırılması istemidir.
İhtiyati haczin şartları ve etkileri 2004 sayılı İİK’nun 257 ve devamı maddelerinde düzenlemiş olup, 257. maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir.
Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir.
Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacze gerek yoktur.
Somut olayda, davacı iddialarının yargılamayı gerektirdiği ve bu aşamada ihtiyati haciz koşulları oluşmadığı anlaşıldığından mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.
HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/04/2024 tarih... sayılı ara kararı usul esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf kanun yolu başvurularının ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istinaf aşamasında harçlar peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf talebinde bulunan tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,
4-Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-f hükmü uyarınca kesin olmak üzere 03/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
...
Üye
...
...
Üye
...
...
Katip
...