T.C. BURSA BAM 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
7. HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ...
KARAR NO : 2..
KARAR TARİHİ : 21/06/2022
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : 06/09/2022 (Davacı )
DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
Av. ... - [16928-29765-69981] UETS
DAVALI : ... -
...
VEKİLLERİ : Av. ... - [16805-08738-77798] UETS- Av. ... - ...
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
B.A.M. KARAR TARİHİ : 22/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 05/11/2024
Mahalli mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirket ile müvekkiline ait .. için mobilya ve kapı imalatı yapımı hususunda sözleşme akdedildiğini, müvekkilin sözleşmenin imzalanması müteakip 40.000,00.-TL peşinatı ödediğini, sözleşme bedeli olan 752.600,00.-TL'nin yapım aşamalarına göre 3 eşit taksitle ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalı şirketin hiçbir edimini yerine getirmediğini belirterek taraflar arasında akdedilen 21.09.2020 tarihli sözleşmenin feshine, ödenen 40.000,00.-TL'nin ve 225.750,00.-TL cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap sunmamıştır.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden davacının davalıya 40.000,00.-TL ödeme yaptığı, işin yapılmadığı davalının bu bedeli davacıya geri verdiğine dair delil sunulmadığı, sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın ifaya eklenen cezai şartın olduğu, cezai şart talep edilebilmesi için ifanın gerçekleşmesi gerektiği, işin yapılmadığı sabit olduğundan cezai şart talep edilemeyeceği gerekçesiyle 40.000,00.-TL yönünden davanın kabulüne, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, Avukatlık Ücret Tarifesinin 13/3 maddesine göre davalı vekili lehine hükmedilen vekalet ücretinin davacı lehine hükmedilen vekalet ücretine geçemeyeceği halde, davacı vekiline 6.000,00.-TL reddedilen kısım üzerinden davalı vekiline 24.254,60.-TL vekalet ücretine hükmolunmasının doğru olmadığını, davalı şirketin verilen süreler içerisinde işi yapmaması nedeniyle 21.09.2020 tarihinde sözleşmenin 23. maddesi gereği Bursa 10. Noterliği'nin 27.11.2020 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalıya sözleşme kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmesi için ihtarname keşide edildiği ancak sözleşmede belirtilen adrese tebliğ edilemediğini, bunun üzerine cezai şartın ödenmesi için arabuluculuk süreci başlatıldığını, sürecin anlaşmama tutanağı ile sonlanmasıyla birlikte sözleşmenin feshedildiği ve eldeki dava açıldığını, dava açıldıktan sonra da davalı şirketin öngörülen sürede ifa etmediği işi 07.05.2021 tarihinden... Tasarım şirketine yaptırıldığını, imalatın davadan sonra gerçekleştirilmiş olması nedeniyle de fark bedelin dava konusu edilmediğini, mahkemece, cezai şartın reddine ilişkin gerekçenin usul, yasa ve akde vefa ilkesine aykırı olduğunu, işin dava açıldıktan sonra başka bir yükleniciye 999.075,60.-TL bedel karşılığı yaptırıldığını, dava tarihinde davalı şirkete rücu edilecek bir alacağın miktarının belli olmaması sebebiyle ifaya ekli cezai şart talep etme hakkı bulunan müvekkilinin muaccel olmayan bir alacağı dava tarihinde davalı şirketten istemesinin mümkün olmaması sebebiyle cezai şartın ödenmesine ilişkin dava ikame edildiğini, sözleşmenin 23.maddesinin açık olduğu ve sözleşmeye göre 225.780,00.-TL cezai şart bedelinin bilirkişi raporunda da tespit edildiğini, TBK 179/2 maddesinde "Ceza borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça asıl borçla birlikte ceza şartı da isteyebilir" hükmünü haiz olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, ifa yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle sözleşmenin feshi, ödenen bedelin iadesi ve cezai şart alacağı istemine ilişkindir.
Taraflar arasında davalı şirketin, davacı şirketin yüklenicisi olduğu, Lavinya Butik Şantiyesi için mobilya ve kapı imalatı yapımı hususunda 21.09.2020 tarihli genel sözleşme imzaladıkları hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.
İhtilaf, peşin ödenen 40.000,00.-TL bedelin iadesi ile cezai şart talep edilip edilemeyeceği hususundadır.
Dosyada mevcut banka dekontundan davacının, davalıya 40.000,00.-TL ödeme yaptığı sabit olup ödeme karşılığında herhangi bir mal veya hizmet sunulduğu veya ödemenin iade edildiği ispatlanamadığından davacı sözleşme gereği yaptığı 40.000,00.-TL ödemenin sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde talep edebilecektir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin cezai şartı düzenleyen 23.maddesinde, ""sözleşme ve eklerinde belirtilen şartlara uyulmaması halinde, işveren yüklenicinin adresine noter marifetiyle keşide edeceği ihtarla uygunsuzlukları ihbar eder ve düzeltilmesi için 15 günlük süre verir. Keşide edilen ihbarname sureti yüklenicinin e-mail adresine de gönderilir. Bu süreye rağmen uygunsuzlukların giderilmemesi veya giderilmesinin imkânsız olduğunun anlaşılması durumunda işveren noter yoluyla sözleşmenin feshi ihbarını keşide ederek sözleşmeyi fesih eder. İş başka bir yükleniciye tamamlatılır ve arada fark doğarsa bu tutar ilk yükleniciye rücu edilir. Alacakları varsa alacaklarından düşüleceği, yoksa kanuni alacaklar statüsünde dava açılarak tahsil edilir. Ayrıca işin ifası sırasında verilen süreler içinde yüklenici işi yapamazsa, geciktiği her gün için toplam sözleşme bedelinin %1'ini ödeyeceğini peşinen kabul eder. Gecikme cezası toplamda sözleşme bedelinin %30'unu geçemez. Böyle bir durum oluşması durumunda sözleşme fesih edilir ve ilk paragraftaki şekilde imalat tamamlanır." hükmünün bulunduğu görülmüştür.
Sözleşmenin ilgili maddesinde yüklenicinin işin ifası sırasında verilen sürelerde işi yapmaması halinde geciktiği her gün için gecikme cezası ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, taraflar arasında belirlenen bu cezai şartın ifaya eklenen cezai şart olduğu, bu cezanın talep edilebilmesi için eser teslim alınırken anılan cezayı isteme hakkının saklı tutulması veya sözleşmede ihtirazi kayda gerek olmaksızın cezai şart istenebileceğine dair bir hüküm bulunması gerektiği, cezai şartın düzenlendiği madde metninde cezai şartın sözleşmenin hükmü gereğince taraflar cezai şartın sözleşme bedelinin %30'unu geçeceği durumda iş verenin bunu başka bir kişiye tamamlattıracağının hüküm altına alındığı, bu durumda cezai şartın talep edilemeyeceğinin anlaşılacağı cezai şartın talep edilebilmesi için ifanın gerçekleşmesinin gerektiği, müteahhit ifayı gerçekleştirmemesi halinde iş verenin başkaca bir kişi aracılığı ile ifayı tamamlatacağının, arada fark oluşması halinde de bu farkı müteahhitten talep edebileceğinin kararlaştırıldığı göz önüne alındığında, cezai şart koşullarının oluşmadığının kabulü gerekir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri, bilirkişi raporu ile dosyada mevcut tüm delil ve belgelere göre, davacı ile davalı arasında yapılan sözleşme uyarınca davacının davalıya 40.000,00.-TL ödeme yaptığının davalı tarafından işin yapılmadığının sabit olduğu, sözleşmeye göre cezai şartın koşulları oluşmadığından mahkemece yazılı olduğu şekilde 40.000,00.-TL alacak yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davacı vekili davalı yararına hükmolunun vekalet ücreti istinaf getirmiş ise de, Avukat Asgari Ücret Tarife'nin 13/3 maddesi gereğince, davalı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin davacıya hükmolunan vekalet ücretini geçemeyeceği hükmü maddi tazminat davalarına ilişkin olup somut olayda, sözleşmeden kaynaklanan bir alacak talebi söz konusu olduğundan bu hususa yönelik istinaf talebi yerinde değildir.
HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/06/2022 tarih 2021/122-2022/776 sayılı kararı usul esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından istinaf aşamasında harçlar peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf talebinde bulunan tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,
4-Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere 22/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
...
Üye
...
...
Üye
...
...
Katip
...