T.C. BURSA BAM 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
7. HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/229
KARAR NO : ..
KARAR TARİHİ : 01/12/2022
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : 26/12/2022(Davalı )
DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... -...
Av. ... -...
DAVALI : ... - T.C. Kimlik No:...
...
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
Av. ... ...
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
B.A.M. KARAR TARİHİ : 31/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/11/2024
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili amacıyla Bursa 19. İcra Müdürlüğü’nün... takip sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının takibe haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu belirterek takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının inşaatı projeye uygun şekilde yapmadığı gibi vaktinde de teslim etmediğini, sözleşmeye göre ücreti hak etmediğini, inşaatın projeye uygun yapılmaması nedeniyle müvekkili hakkında idare tarafından cezai işlem uygulandığını beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalının denetim yükümlülüğü bulunduğu, bu denli projeye aykırılığı bilmeme ve onay vermeme olasılığı bulunmadığı, sözleşme ile bodrum katına su sızmayacak şekilde yalıtım yapılmasının düzenlendiği, su sızıntısının mevcut olduğu ve teknik olarak önlenebilir olduğu, parasal karşılığının 33.385,00.-TL olduğu, ayrıca gecikme nedeniyle sözleşmede öngörülen günlük 1.000,00.-TL üzerinden hesaplanan 30.000,00.-TL ceza miktarının mahsubu ile davanın kısmen kabulü ile takibin 129.442,31.-TL üzerinden devamına asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, verilen kararın ileri sürdükleri def'iler ile uyumsuz olup, eksik inceleme sonucu verildiğini, müvekkilinin ödemenin büyük bir kısmını yaptığını, davaya konu bedeli sözleşmeye aykırı imalat ve eksiklikler nedeniyle ödemediğini, her ne kadar eksiklikler ve kusurlar davalı işveren tarafından başka firmalara tamamlattırılmış ise de, davalı işveren belediyeden yapı kullanım izni almak için müracaat ettiğinde müteahhidin sorumluluğunda bulunan çıkılacak her bir katın vizelerinin alınmadığı ve vize harçlarının yatırılmadığını, bu nedenle binanın kaçak inşaat olarak cezalandırıldığını öğrendiğini, sözleşmede belirtilen bedel içerisinde bu kat vizeleri de mevcut olduğundan kesilen cezalar, vize bedelleri ve yapı kullanım belgesi ücretlerinin davacı sorumluluğunda olduğunu, mahkemece belediyeye yazı yazıldığı ancak birden fazla belediye birimi olup açıklama yazılmadığından eksik yazı cevapları gönderildiğini, mahkemece ilave inceleme yapılmaksızın mevcut raporu göre karar verildiğini, bilirkişiden talep edilen konunun, binanın sözleşmesine ve ruhsatına uygun yapılıp yapılmadığı, yapı kullanım izin belgesinin müteahhit firma tarafından alınıp alınmadığının tespiti iken bu işlemler yapılmamış olup, eksik ifa yönünden inceleme yapılmadığı ve bundan doğan zararın tespit edilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında Bursa ili Osmangazi ilçesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşaat yapımı konusunda 21.02.2020 tarihli kaba inşaat yapım sözleşmesi imzalandığı hususunda ihtilaf yoktur.
İhtilaf, inşaatın sözleşmesine uygun olarak tamamlanıp tamamlanmadığı ve bedelin ödenip ödenmediği hususundadır.
Davalı yapılan işin ayıplı olduğunu savunmuş olup ayıp iddiasının temelini inşaatın bodrum katını su basması ve su yalıtımının yapılmaması ile inşaatın projeye aykırı yapılması, geç teslim edilmesi ve davalının bu nedenle ceza ödemek zorunda kalması oluşturmaktadır.
TBK 475 maddesine göre, eser sözleşmesi yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.
Somut olayda, bilirkişi raporu, dosyada mevcut delil ve belgelere göre, sözleşme ile inşaatın bodrum katına su sızıntısı olmayacak şekilde yalıtım yapılacağı kararlaştırılmış olup mahkemece yapılan keşifte bodrum katında su birikmesi olduğu görülmüş, bilirkişi raporu ile bunun yalıtımın yeterli olmamasından kaynaklandığı, su sızıntılarının teknik olarak önlenebileceği ve parasal karşılığının 33.835,00.-TL olduğu ve 30 günlük geç teslim nedeniyle sözleşmeye göre gecikilen her gün için 1.000,00.-TL gecikme cezası uygulanması gerektiği, davalı projeye aykırılık nedeniyle kendisine ceza kesilmiş olduğunu savunmuş ise de, davaya konu binada kaçak yapılan imalatların davacı ile ilgisi olmayıp binaya yapı kullanım belgesi alındıktan sonra yapıldığı, sözleşmeye göre kat irtifakı alınmasında davacının sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı, davacının işi eksik bıraktığı, eksiklikleri başka firmalara tamamlattığını savunmuş ancak bu iddiasını ispata yarar belge sunmamıştır. Bu durumda mahkemece, 193.277,31.-TL davacı alacağından 33.835,00.-TL ayıplı imalat ve 30.000,00.-TL geç teslim nedeniyle oluşan cezai şartın mahsubu ile 129.442,31.-TL bakiye alacak yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalının istinaf nedenleri yerinde değildir.
HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekili tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/12/2022 tarih ...-.. E-K sayılı kararı usul esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılması gerekli 8.842,20.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.210,55.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 6.631,65.-TL harcın ilk derece mahkemesince davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-İstinaf talebinde bulunan tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,
4-Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere 31/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
...
Üye
...
...
Üye
...
...
Katip
...