T.C. BURSA BAM 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİTÜRKMİLLETİADINA
7. HUKUK DAİRESİKARAR
DOSYA NO :
KARAR NO :
BAŞKAN
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
ESAS NO :
KARAR NO :
KARAR TARİHİ :
DAVACI-KARŞI DAVALI :
DAVALI-KARŞI DAVACI :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali -Alacak
B.A.M. KARAR TARİHİ : 04/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/07/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemece asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacının davalıya mal vererek fatura düzenlediğini, davalının ödemesi gereken 68.404,46.-TL’nı icra takibine rağmen ödemediğini, davalının takibe itirazının haksız olduğunu, davalının TTK’nun 23.maddesine göre 2 ve 8 günlük sürelerde noter kanalıyla ayıp iddiasında bulunmasının gerektiğini belirterek Bursa 13. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili karşı dava talebinde de bulunduğu cevap dilekçesinde, davalı tarafından üretilen araba parçalarına davacıdan kaplama hizmeti satın alındığını, davacının uyguladığı kaplamanın otomobil üreticilerinin satın alınan ürünlerin paslanmasını engellemek için istedikleri bir ürün uygulama olduğunu, yapılan kaplamaların paslanmaya dayanıklı olup olmadığının tespitinin nötr tuz buharına dayanma testi ile mümkün olduğunu, tuzlu sis/buhar testi standartları uyarınca kaplama işleminin tamamlanan parçaların beyaz pas için 200 saat, kırmızı pas için 600 saatlik tuzlu sis/buhar testine tabi tutulması olduğunu, davacının karşılıklı anlaşmaya uygun olmayan parçaları sevk etmesi nedeniyle müşterilerindeki hatalı parçaların hurdaya atıldığını, bu hatalı parça miktarı kadar yeniden sevkiyat gerçekleştirildiğini, davacı tarafından hatalı kaplanan parçaların başka bir kaplama imalatçısına gönderilerek yeniden kaplama yaptırıldığını, davacının ayıplı olarak kapladığı parçalar nedeniyle davalının zarara uğradığını, davalının toplam zararının 112.003,95.-TL olduğunu, noter ihtarı ile 112.003,95.-TL + KDV olmak üzere toplam 132.164,66.-TL iade faturasının davacıya gönderildiğini, meydana gelen ayıpların gizli ayıp niteliğinde olduğunu, parçaların müşteri standartlarını belirleyen Pegeot Citroen Şartnamesi standartlarına da uygun yapılması gerektiğini, davacının parçalarda istenen teknik özellikleri sağlayamadığını, davalıya hata bildirimlerinin e-posta ile bildirildiğini, davacının otomotiv sektöründe kaplanan parçaların hatalı üretilip üretilmediğinin tespiti için yapılan tuzlu sus/buhar testini davalı ile imzaladığı şartnameler ile kabul ve taahhüt etmişken ihbar öneli yönünden malın teslim anından itibaren 2 veya 8 günlük süre olduğunu ileri sürmesinin kötüniyetli olduğunu, davacının basiretli bir iş adamı gibi hareket etmediğini, özen borcuna aykırı davranış nedeniyle davalının zarara uğradığını, davalının zararının karşılanması için sök-kapla işlemine tabi tutulmasının yeterli olmayıp aralarındaki şartnamelerin feshini, beklenen yararı sağlamayacak şekilde teslim edilen parçaların kullanılabilecek durumda olanlarının tekrardan başka bir firmaya kaplatılması, kullanılmayacak olanların ise hurdaya çıkarılmasını Fransa ve Romanya’daki müşterilerden istemesinin gerektiğini, davalının zararının parçaların hurdaya ayrılması, ilgili lojistik ve hatalı kaplanan kullanılabilir durumdaki parçaların tekrar başka bir .....Ltd. Şirketi tarafından yapılan kaplama maliyetinden oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 132.164,66.-TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı-karşı davalının 68.404,46.-TL alacaklı olduğu, davalı-karşı davacı tarafından iddia edilen ayıplar hususunda bilirkişi raporları alındığı, son aldırılan gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi heyeti raporuna göre dava konusu çinko kaplı braket örnekleri üzerinde yapılan kaplama kalınlık ölçümleri numunelerin talep edilen kaplama kalınlıklarına sahip oldukları ve galvanizleme işleminin yeterli şekilde uygulandığını gösterdiği, çinko tabakasının çelik yüzeyine tam olarak penatre olduğu, optik mikroskop ve SEM görüntülerinden anlaşıldığı, bu durumda kaplama öncesi yüzey hazırlama işlemlerinin eksiksiz uygulandığının ortaya çıktığı, bu teknik bulguların braketlerin çinko ile kaplanması prosesinde gizli ayıp olduğu veya hatalı galvanizleme yapıldığı savının geçerli olmadığını kanıtladığı, davalı-karşı davacı tarafından dosyaya sunulan tuz testlerinin 300.000 adet parçadan hangilerinin üzerinde ve hangi test koşullarında yapıldığının belli olmamakla birlikte subjektif test koşullarının teknik olarak kabul edilemeyeceği dikkate alındığında objektif test koşullarında yapılan tahribatlı teknik incelemeler neticesinde dava konusu ürünlerin teknik olarak açık yada gizli ayıplı olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı/karşı davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu alacağın faturaya dayalı olması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddinin isabetli olmadığını, asıl dava yönünden davacı lehine % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı/ karşı davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dosyadaki rapor ve ek raporların çelişkili olduğunu, hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda itirazlarına ilişkin değerlendirme yapılmadığını, ek rapor alınarak çelişkilerin giderilmediğini, hakimin raporlar arasındaki çelişkiyi gidermeden hüküm tesis edemeyeceğini, hükme esas alınan raporda incelemeye konu numunelerin hangi numuneler olduğundan bahsedilmediğini, numunelerin taraf vekillerinin katılımı olmadan incelendiğini, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığına ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, hükme esas alınan rapor ve ek raporda davalı tarafından dosyaya sunulan ve taraflar arasındaki ticari faaliyette bağlayıcı olan teknik şartnamelerin hiç birisi incelenmeden ve değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, kaplanan parçalarda gizli ayıp olduğunun dosyaya sunulan raporlarla ortaya çıktığını, bu ürünlerin testleri geçemediğini ve davacı tarafından taahhüt edilen kalite ve standartlarda olmadığının görüldüğünü, gizli ayıp nedeniyle 2 ve 8 günlük sürelerin ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, bilirkişilerin hangi parçalar üzerinde inceleme yaptığının anlaşılamadığını, ürünlerin ayıplı olup olmadığının belirlenmesi için tuzlu sis metodunun uygulanmasının gerektiğini, inceleme raporunda bu yönde bir tespit yapılmadığını, eksik ve hatalı tespit yapıldığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı/karşı davacı vekili davacının istinaf başvurusuna karşı verdiği cevap dilekçesinde, mahkeme kararının hatalı olduğunu, davanın reddinin gerektiğini, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin gerektiğini belirterek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini istemiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın 2004 sayılı İİK’nun 67.maddesi gereğince iptali, karşı dava ise ayıplı ürün nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı davalıya yaptığı işin karşılığının ödenmediğini ileri sürmüş, davalı davacının ayıplı iş yapması nedeniyle zarara uğradığını savunarak karşı dava açmış, mahkemece ayıplı iş olmadığı, davacının alacağının ödenmediği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı yüklenicinin üstlendiği edimi ifa ederken davalının iddia ettiği teknik şartnamelere uygun hareket etmesinin gerekip gerekmediği, teknik şartnamelere göre imalat yapılacak olması halinde davalının dayandığı teknik şartnamelere uygun ifa olup olmadığı hususundadır.
Davalı dosyaya sunduğu cevap dilekçesindeki açıklamalarında dilekçe eki olarak numaralandırılmış delillere atıfta bulunmuştur. İstinaf incelemesi yapılan fiziki dava dosyası içinde sadece cevap dilekçesi bulunmakta olup ekinde başka belge bulunmamakta ise de UYAP sistemindeki kayıtlı dosyada cevap dilekçesi ekinde toplam 225 sayfa halinde belgenin taranarak sisteme aktarıldığı anlaşılmaktadır.
Fiziki dava dosyasında davalının sunduğu yazılı belgeler olmadığı gibi yargılama sırasında üç ayrı bilirkişi raporu düzenlenmesine rağmen bu raporların kapsamından davalının dayandığı ve ayıplı iş yapılıp yapılmadığının tespiti için incelenmesi zorunlu olan teknik şartnamelerin incelenmediği, taraflar arasındaki e-posta yazışmalarla ilgili olarak ise sadece ilk düzenlenen raporda bir kısım e-postaya atıfta bulunularak açıklama yapılmıştır. Davalının teknik şartnamelere göre inceleme yapılması gerektiğine ilişkin rapora itiraz dilekçelerine rağmen davalının bu itirazları karşılanmamıştır.. Bilirkişi raporlarında davalının dayandığı söz konusu deliller ile ilgili açıklama yapılmaması ve itirazların karşılanmaması da fiziki dosyada bu belgeler olmadığı için bilirkişiler tarafından belgelerin incelenemediği anlaşılmaktadır. Mahkemece, cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğu sabit olan ve uyuşmazlığın çözülmesinde önemli delil niteliğinde olan bu belgelerin dosya içine alınması sağlanmadan eksik incelemeye dayalı olarak bilirkişilerden rapor alınması ve bu şekilde eksik inceleme ile düzenlenen rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru olmadığı gibi gerekçeli kararda da davalının dayandığı deliller incelenip bu deliller tartışılmadan karar verilmesi de 6100 sayılı HMK’nun 297.maddesine aykırıdır.
UYAP sisteminde kayıtlı olan cevap dilekçesi ekindeki belgelerin mahkeme kalemi tarafından bulunup dosya içine alınmasından sonra davalının özellikle rapora itiraz dilekçelerindeki savunmaları ve davalının delilleri gözetilerek son raporu düzenleyen bilirkişi heyetinden ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davalının istinaf talebi yerindedir.
Kararın kaldırılma sebebine göre tarafların esasa ilişkin istinaf sebepleri bu aşamada incelenmemiştir.
6100 sayılı HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece hükmün esasını etkileyecek tüm deliller toplanmadan karar verilmesi nedeniyle karar usul ve yasaya aykırı olup davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf talebinin KABULÜ ile Bursa 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/07/2022 tarih ve ...sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
3-Karar tebliğ ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
4-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere 04/07/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
.....
Başkan
...
¸e-imzalıdır
.....
Üye
...
¸e-imzalıdır
.....
Üye
...
¸e-imzalıdır
.....
Katip
...
¸e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy