T.C. BURSA BAM 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİTÜRKMİLLETİADINA
7. HUKUK DAİRESİKARAR
DOSYA NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :
KARAR NO :
KARAR TARİHİ : 04/11/2022
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : 20/12/2022
DAVACI :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
B.A.M. KARAR TARİHİ : 02/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/07/2024
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının Kestel Organize Sanayi Bölgesi Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın 07/05/2004 tarihli yetki belgesi ile 4562 sayılı Yasa hükümlerine göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişisi, davalının da TTK hükümlerine göre kurulan elektrik tedarikçisi tüzel kişisi olduğunu, davacının katılımcılarının elektrik ihtiyacını karşılamak için davalı ile 20/05/2016 tarihli yazılı sözleşme imzaladığını, sözleşmenin elektrik bedeli sabit fiyat olarak süreli olduğunu, sözleşmenin ancak tarafların mutabakatı ile sonlandırılabileceği şartı olmasına rağmen davalının tek taraflı olarak 2017 yılı Haziran ayında elektrik tedarikini yerine getirmediğini, davacının da bunun üzerine 2017 Haziran ayı elektrik tedarikini daha yüksek fiyattan yasa gereği zorunlu olarak dağıtım şirketi....temin ettiğini, bundan doğan zararın tahsili için davalı hakkında Bursa 3. İcra Müdürlüğü’nün ....esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, takibe yapılan itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, elektrik fiyatlarında meydana gelen fahiş artış sebebiyle sözleşmede belirlenen ücret ile bağlı kalınmasının müvekkili şirketin ticari mahvına yol açacak nitelikte olacağından taahhüt edilen birim fiyattan elektrik enerjisi satış sözleşmesinin ifasından davalının sorumlu tutulamayacağını, birim fiyatın uyarlanması zorunlu hale geldiğini, davacı şirketin uyarlama teklifini kabul etmediği için indirimli enerji fiyatını kullanmaya devam edemediğini, indirimli fiyat teklifini kabul etmeyerek dilediği fiyattan elektrik alımı yapmasını ve müvekkili şirkete aradaki farkı zarar olarak yansıtmasının kabul edilemeyeceğini, değişen piyasa koşulları dikkate alındığında davacı şirketin belirlenen bu yeni birim fiyat ile bağlı olduğunun da izahtan vareste olduğunu, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin halen yürürlükte olduğu ve buna göre satış fiyatının belirlenmesi gerektiği, tek taraflı fiyat artışı yapılmasının sözleşmeye aykırı olup, davacı tarafın bu artışı kabule zorlanamayacağı, davalı tarafın en fazla dava yoluyla sözleşmenin uyarlanmasını isteyebileceği, davalı satıcı sözleşmeyi belirlenen fiyatla sürdürmeye engel olan mücbir sebeplerin bulunduğunu ileri sürmüş ise de, sözleşmeyi feshetmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile Bursa 3.İcra Dairesinin ....esas sayılı takip dosyasına davalı-borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, itirazın alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğu değerlendirilerek davalı-borçlunun asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Dairece yapılan inceleme sonunda "... davalının kısa sürelerle fiyat artışları yapması, 6098 sayılı TBK’nun 138.maddesine göre açtığı bir uyarlama davasının bulunmaması dikkate alındığında davalının sözleşmeye aykırı olarak fiyat artışı yapması nedeniyle davacının 21/4/2017 tarihli yeni fiyat teklifini kabul etmeyerek sözleşmenin 12. ayı olan Haziran 2017 dönemi için 3.bir şirketten tedarik etmek zorunda kaldığı elektrik bedelinden kaynaklanan zarardan davalının sorumlu olduğu dosya kapsamı ile sabit olduğu, tarafların tacir olması nedeniyle uygulanması gereken faizin avans faizi olması nedeniyle hükümde avans faizini aşmayacak şekilde kamu alacağına uygulanacak % 16,80 oranında faiz üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerektiği, alacağın likit olmadığı, davacının UEDAŞ’a ödediği elektrik birim fiyatı ile sözleşme uyarınca davalıya ödenen elektrik birim fiyatlarının karşılaştırma yapılmadığından aradaki farka ilişkin bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği.." gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; Bursa 3. İcra Müdürlüğü'nün 2017/8787 sayılı dosyasında davalı borçlunun ödeme emrine itirazının iptaline, takibin 201.281,12.-TL asıl alacak, 708,68.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 201.989,80.-TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık değişen oranlarda ticari işlerde uygulanan avans faizi uygulanmak suretiyle icra giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı şirketin sürekli ve ciddi zararlar edecek şekilde sözleşme ile bağlı kalmasının dürüstlük kuralı ve üstlenilen riskler çerçevesinde beklenemeyeceğini, işlem temelinin çöktüğünü ve sözleşmenin ifasının beklenemeyeceğini, döviz kurundaki fahiş artış ve maliyetlerdeki artış nedeniyle sözleşmede belirtilen birim fiyat ile bağlı kalmasının ticari mahva sebep olacağını, davacıya gönderilen 21/04/2017 tarihli yazıda birim fiyatın revize edilmesi gerekliliğin ayrıntılı olarak açıklandığını, fevkalade hal ve şartların ortaya çıkmasına kendi kusuru ile sebebiyet vermeyen tarafın uyarlama isteyebileceği, sözleşmenin davalı şirket tarafından feshinin haklı ve hukuka uygun olduğunu, “2017 yılı Enerji Piyasası Analiz Raporu” nun davalı şirketin birim fiyatı revize etmek istemesindeki haklılığını ortaya koyduğunu, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesi ile tedarik şirketlerine ek fiyat farkı ödenmesinin kararlaştırılmasının gerekçesinde tedarikçiler arasında öngörülemeyen maliyet artışının yaşandığının belirtildiğini, ifa güçlüğü sebebiyle işlemin temelinin çökmesine neden olan gelişmelerin yaşandığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Dava, elektrik tedarik sözleşmesinden kaynaklanan zararın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın İİK’nun 67.maddesi gereğince iptali istemidir.
Dairemizin önceki kararında, davalının işlem temelinin çöktüğü iddiası değerlendirilmiş ve davalının kısa sürelerle fiyat artışları yapması, 6098 sayılı TBK’nun 138.maddesine göre açtığı bir uyarlama davasının bulunmaması dikkate alındığında, davalının sözleşmeye aykırı olarak fiyat artışı yapması nedeniyle davacının 21/4/2017 tarihli yeni fiyat teklifini kabul etmeyerek sözleşmenin 12. ayı olan Haziran 2017 dönemi için 3. bir şirketten tedarik etmek zorunda kaldığı elektrik bedelinden kaynaklanan zarardan davalının sorumlu olduğunun dosya kapsamı ile sabit olduğu hususu ayrıntılı olarak belirlenmiştir. Bu hususun yeniden istinaf sebebi olarak gösterilmesi yerinde değildir.
HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Bursa ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/11/2022 tarih .......... sayılı kararı usul esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurularının ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılması gerekli 13.797,92.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 3.449,48.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 10.348,44.-TL harcın ilk derece mahkemesince davalılardan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-İstinaf talebinde bulunanlar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,
4-Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere 02/07/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
.....
Başkan
...
¸e-imzalıdır
.....
Üye
...
¸e-imzalıdır
.....
Üye
...
¸e-imzalıdır
.....
Katip
...
¸e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy