T.C. BURSA BAM 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
7. HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
ESAS NO :
KARAR NO :
KARAR TARİHİ :
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ :
DAVACI :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
B.A.M. KARAR TARİHİ : ...
KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ile davalı şirket arasında imzalanan inşaat işleri taşeronluk sözleşmeleri, resmi faturalar, cari hesap ekstreleri ve mutabakat mektubu gereği 41.419,52.-TL alacaklı olduğunu, davalının davacıya bu dönem sonuna kadar ödeme yapacağı gerekçesi ile sürekli oyaladığını ödeme yapmaması üzerine alacaklarının tahsili amacıyla :.. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibinde bulunduklarını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde,taraflar arasında 2017 yılından gelen bir ticari ilişkinin olduğunu, davalının müvekkiline 5 farklı kamu ihalesi ile alınan işte kaba inşaat konusunda taşeronluk yaptığını, bu sözleşmelerin; 20.07.2017 tarihli Yenişehir ilçesi .... Kocasu Deresi Köprü Yapım işi, 04.09.2017 tarihli ... Köprüsü Yapım işi,18.12.2017 tarihli ..... Kız İmamhatip Lisesi Yapım işi, 19.03.2018 tarihli ... Kız İmamhatip Lisesi Yapım işi, 02.05.2018 tarihli .... Türkay İlkokulu inşaatı işi olduğu, davacının mutabakat belgesi olduğunu iddia ettiği belge altında imzası olan ......'ın böyle bir mutabakatı imzalamaya yetkili olmadığını, şantiye sorumluları tarafından eksik ayıplı imalat yönünden onay alınmadan muhasebe birimi tarafından hesap mutabakatı yapılamayacağını, somut olayla ilgili şantiye sorumlularının onayı olmadığını, davacının yaptığı işlerde sözleşmede belirtilen imalat sürelerinin aşıldığı, gecikmelerin yaşandığını, bunlara ilişkin kesin hesapların yapılmadığını, davacının yüklenimindeki 02.05.2018 tarihli ..... İlkokulu İnşaat işi ile ilgili olarak davacının geciktiğini, davacının gecikmesi nedeni ile idare tarafından 22.068,00,-TL gecikme cezasının kesildiğini bu bedelin davacı alacağından düşülmesinin gerektiğini, davacının diğer işlerdeki gecikmelerinin de kesin hesapları ile değerlendirilerek gecikilen sürelerin bedelinin olası alacak rakamından düşülmesinin gerektiğini beyanla davanın reddine, % 20 den az olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde, davalının bahsettiği köprü inşaatlarının takibe konu alacakla ilgisi bulunmadığını, söz konusu inşaatlar davalının başka bir firması olan.... Ltd.Şti ve ... ortaklığı ile ilgili olduğunu, gecikme cezasının davalının kusuru nedeniyle kesildiğini, gecikmeye davacı neden olmuş ise fatura kesilmesinin kabul ve olur verilmesinin sebebinin sorulması gerektiğini, mutabakat metninde imzası bulunan .......ile iki tanığın dinlenmesini talep ettiklerini, alacağın konusunun davalının delil listesinde yer alan 3,4 ve 5.maddelerdeki işlerin bakiyesi olduğunu, ....başkanlığına yazı yazılarak işin bitip bitmediğini, işin uzamasına neden olanların sorulmasını talep ettiklerini beyan etmiştir.
Mahkemece, taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, taraf defterlerine göre davacının davalı şirketten 40.419,54.-TL alacaklı olduğu, defterlerin delil olma vasfının ortadan kalkmadığı, raporda takibe dayanak yapılan faturanın davacı defterinde kayıtlı olduğu, davacının kayden 40.419,55.-TL alacaklı göründüğünün bildirildiği, alacağın ispatlandığı likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, mutabakatlarda, davalı şirket bünyesinde şantiye sorumluları tarafından eksik ayıplı imalat yönünden onay alınmadan muhasebe birimi tarafından hesap mutabakatı yapılmadığını, somut olayla ilgili de şantiye sorumlularının bu yönde bir onayı olmadığını, hal böyleyken usulen ve hukuken geçerli bir mutabakatın varlığından söz edilemeyeceğini, mahkemece uyuşmazlığa ilişkin değerlendirme yapılırken bu hususun göz ardı edildiğini, dosyaya konuya ilişkin sunmuş olduğukları beyanlar ve deliller dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla taraflar arasındaki mutabakatın geçerli olduğu varsayılsa bile davacının üstlenmiş olduğu işleri yazılı olarak taahhüt ettiği sürede bitirmediği ve yaşanan gecikmeye ilişkin davalıya herhangi bir bildirimde de bulunmadığını, davacının ayıplı imalatlar yaptığını, davacı tarafından yapılan bu ayıplı ve eksik imalatlar, idare tarafından tespit edilerek tutanak altına alınarak ceza uygulandığını, davacının gecikme tazminatı ve davalının uğradığı zararın tazmini için ödeme yapması gerekirken bir de bu kusurlu ve tesliminde gecikilmiş işler için alacak talep ederek icra takibi başlatmasının kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu, izah edilen bu hususlara ilişkin taraflar arasındaki gerçek borç/ alacak miktarının ortaya çıkarılması için tespit ve incelemeler yapılmaksızın yalnızca ticari defter kayıtlarının incelendiği 02.08.2021 tarihli bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulmasının hukuka ve usule aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacının beş farklı kamu ihalesinde davalının taşeronu olarak çalıştığını, 18.12.2017 tarihli .... Lisesi Yapım işi, 19.03.2018 tarihli ..... Kız İmamhatip Lisesi Yapım işi, 02.05.2018 tarihli... İlkokulu inşaatı işi nedeniyle cari hesap ekstreleri ve mutabakat mektubu gereği alacaklı olduğunu iddia etmiş , davalı ise mutabakatın usule uygun olmadığını, imalat sürelerinin aşıldığını, kesin hesabın yapılmadığını, gecikme cezası ödendiğini bu nedenle borcu bulunmadığını savunmuştur.
Taraflar arasında imzalanan ve dosyaya sunulan İnşaat İşleri Taşeronluk Sözleşmesinin "Delil Sözleşmesi" başlıklı 17.maddesinde "Taraflar arasında çıkacak uyuşmazlıklarda YAMAÇLI ticari defter ve kayıtlarının taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklı ihtilafların halinde tek ve geçerli kesin delil olduğu yönünde taraflar anlaşmışlardır. İş bu hüküm Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 193.maddesi gereği delil sözleşmesi niteliğindedir. " düzenlemesi bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) “Delil Sözleşmesi” başlıklı 193. maddesinde “Taraflar yazılı olarak veya mahkeme önünde tutanağa geçirilecek imzalı beyanlarıyla kanunda belirli delillerle ispatı öngörülen vakıaların başka delil veya delillerle ispatını kararlaştırabilecekleri gibi; belirli delillerle ispatı öngörülmeyen vakıaların da sadece belirli delil veya delillerle ispatını kabul edebilirler. Taraflardan birinin ispat hakkının kullanımını imkânsız kılan veya fevkalade güçleştiren delil sözleşmeleri geçersizdir” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümde ispatın nasıl yapılacağı açıklanmış olup maddede belirtilen şekil koşuluna uyulması suretiyle taraflar arasında delil sözleşmesi kurulması ile taraflar yargılama sırasında belli delillere dayanıp dayanmama konusunda taahhütte bulunduklarından mahkeme delil sözleşmesinde yasaklanan bir delili inceleyemez. Bir hususun ispatı için münhasır delil sözleşmesi, başka bir ifadeyle sadece belli delil veya delillerle ispatı mümkün kılan daraltıcı delil sözleşmesi yapılmış ise, delil sözleşmesinde kararlaştırılan delilden başka delille ispat mümkün değildir. Zira taraflar, delil sözleşmesi ile aynı zamanda delillerini hasretmiş olurlar ve kararlaştırdıkları deliller dışında başka delil gösteremezler. Delil sözleşmesinde, hangi hukuki ilişkinin hangi delil ile ispat edilebileceğinin kararlaştırıldığının açıkça gösterilmesi gerekli olup, taraflar genel bir delil sözleşmesi yapamazlar. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 193/2. maddesinde ise, delil sözleşmesinin yapılmasının sınırlarına yer verilmiş olup, buna göre taraflardan birinin ispat hakkının kullanımını imkânsız kılan veya fevkalade güçleştiren delil sözleşmelerinin geçersiz olacağı belirtilmiştir. Delil sözleşmesini taraflar yargılamanın her aşamasında ileri sürebilirler. Taraflarca ileri sürülmese dahi, delil sözleşmesinin mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Delil sözleşmesi temyiz hâlinde Yargıtay tarafından da kendiliğinden göz önünde tutulur. Delil sözleşmesi kesin delil sayıldığından gerek tarafları ve gerekse mahkemeyi bağlayacağından, hâkimin görevinden ötürü resen bu hususu göz önünde bulundurması zorunludur (Emsal HGK 21.06.2022 T, 2020/(15)6-610 E., 2022/976 K. sayılı ilamı) (Yargıtay 6. HD. 24/10/2023 tarih 2022/3734-2023/3437 sy.k).
Dosyada mübrez sözleşmeye göre davalı ticari defter ve kayıtlarının taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklı ihtilafların hallinde tek ve geçerli kesin delil olarak kararlaştırıldığı, ayrıca mutabakatı gönderen ....'ın çalışanı olmadığı savunmasını getirmediği, davalı tarafından açılmış bir dava veya takas savunması bulunmadığı, mahkemece dinlenen...'ın, davacı şirketin ortağı, aynı zamanda mali müşaviri olarak görev yaptığı, cari hesap ilişkisi nedeniyle mutabakat metni düzenlendiği, davacı adına mutabakat metnini kendisinin düzenleyerek imzaladığı, davalı tarafa mail yoluyla imzalı metni gönderdiği, davalı şirket çalışanı .... isimli kişinin mutabakat metnini imzalayarak mail yoluyla gönderdiğini, buna göre tarafların mutabık kalındığını ifade ettiği dikkate alındığında; tüm dosya kapsamı ile kesin delil mahiyetinde bulunan davalı defter kayıtlarına uygun olarak davacının 40.419,55.-TL alacaklı olduğu kabul edilerek itirazın iptaline ve davalı açısından borcun bilenebilir/belirlenebilir olması nedeniyle icra inkar tazminatına karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup davalının istinaf nedenleri yerinde değildir.
HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davalı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmediğinden başvurunun esastan reddi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Bursa.... Ticaret Mahkemesi'nin... tarih ...sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılması gerekli 2.761,06.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 690,27.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 2.070,79.-TL harcın ilk derece mahkemesince bu davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-İstinaf talebinde bulunan tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,
4-Karar tebliğ işlemlerinin 7035 sayılı Yasa ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 359/3 hükmü gereğince İlk Derece Mahkemesince yapılmasına,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 13/06/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
.....
Başkan
...
.....
Üye
...
.....
Üye
...
.....
Katip
...