Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında yerel mahkemece verilen hükme karşı Sanık ……… müdafii Av. …… tarafından yasal süresi içinde istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan Sanık …… müdafii Av………. istinaf dilekçesi içeriğine göre dairemizce duruşmalı olarak yapılan yargılama sonunda;
İDDİA: Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03/04/2017 tarih ve 2017/924 esas sayılı iddianamesiyle; Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık uçundan kamu davası açılması için yeterli şüphe oluştuğu soruşturma evrakı kapsamından anlaşıldığından;
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 158/1.l, 37/1, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
SAVUNMA: Sanık ilk derece mahkemesinde yapmış olduğu savunmasında "Ben Tarsus ….. köyünde çalışırken ismini .... Diye bildiğim ancak açık kimliğini ve adresini bilmediğim bir şahıs ile tanıştım, ailevi durumumu anlattım, maddi olarak zor durumda olduğumu söyledim, kuryelik yaparmısın dedi, bende yaparım dedim, bana %20 sana vereceğim dedi, bende ailemi kurtarmak için mecburen kabul ettim, ben yapacağım işin yasal olmadığını yakalandığım ana kadar bilmiyordum, .... isimli şahıs bana gideceğim ve paketleri alacağım yeri telefon ile bildiriyordu, bende bu adresleri özel taksiye verip adrese gidiyordum, sadece bankanın önüne yayan gitmiştim, gittiğim yerlerden de söylendiği şekilde paketleri alıyordum huzurdaki müştekiden almış olduğum parayı İstanbul’da yine ....'in yönlendirdiği birisine verdim, ancak kim olduğunu bilmiyorum, diğer müşteki ....'den almış olduğum paraları ise Emniyete kendim bizzat teslim ettim, zaten diğer müşteki ....den de parayı alamadan yakalandım, ben kimseye kendimi polisim , hakimim, savcıyım diye tanıtmadım, tamamen maddi olarak zor durumda olduğumdan dolayı böyle bir işe bulaştım, şuan kimsenin yüzüne bakacak halim kalmadı, müştekilerden de özür diliyorum, adaletinize sığınıyorum, müşteki ....'ın zararını gidermek isterim ancak şuan hiç durumum yoktur, beni arayıp talimat veren numaraların hepsini emniyete verdim, Beraatimi talep ediyorum. Eğer hakkımda ceza verilecekse, HAGB hükümlerinin uygulanmasını talep ederim" şeklinde beyanda bulunmuş; istinaf aşamasında talimatla dinlenen sanığın önceki beyanlarını tekrar ettiği, müştekilerin zararını giderdiği şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
DELİLLER: İddia, sanık savunması, sanık savunması, mağdur beyanları, tanık beyanı, nüfus sabıka kayıtları, ilk derece mahkemesi kararı, istinaf talebi içeriği, üye inceleme raporu içeriği ve tüm dosya kapsamı.
İLK DERECE MAHKEMESİ HÜKMÜ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda sanığın atılı Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği sabit görülüp eylemine uyan 5237 s. TCK 158/1.1, 37/1, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU:
Sanık .... müdafii Av. .... 30/10/2017 tarihli istinaf dilekçesi ile özetle; dosyada her 3 müşteki açısından ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerekirken iddianameye bakıldığında müvekkili hakkında değerlendirme yapılmadığı, söz konusu olay nedeniyle müvekkilinin pişmanlık duyduğu, kendisini Tarsus ….. köyünden .... isimli şahsın kuryelik yapmak amacıyla yönlendirildiğini, kimseyi dolandırmak kastının olmadığını, durumunun iyi olmadığından bahisle kuryelik yaptığı, dolandırıcılık kastı olmaksızın hareket ettiği ve kendisinin kim tarafından yönlendirildiğini de söylemesi karşısında TCK'nın 168/2 maddesinde yer alan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğu, müşteki ....'in yerel mahkeme huzuruna gelip herhangi bir şikayeti olmadığını, daha karakol aşamasındayken 10.000,00 TL, 100 Dolar ve 10 Euro paranın kendisine eksiksiz bir şekilde teslim edildiğini dile getirdiğini belirtmesi karşısında sanık .... yönünden TCK'nın etkin pişmanlık hükümlerinden olan 168/1 maddesinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunun talebi ile hükme karşı yasal süresi içinde istinaf kanun yolu başvurusu yapmıştır.
DURUŞMA AÇILMASI KARARI:
Dairemizce yapılan incelemede; Yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında mağdur ....'a karşı kendisini kamu görevlisi olarak tanıtarak dolandırıcılık suçuna teşebbüs ve mağdurlar .... ve ....'e karşı kendisini kamu görevlisi olarak tanıtarak dolandırıcılık suçlarını işlediğinden bahisle mahkumiyetine karar verilmiş olduğu görülmüş ise de, sanığın mağdur ....'ye karşı dolandırıcılık suçlamasında sanık tarafından mağdurun zararının dava açılmadan önce karşılanıp karşılanmadığı, hakkında 5237 s. TCK 168/1 fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağı ve gün adli para cezası ile ilgili ödenmeyen adli para cezaları hususunda 5275 s. yasanın 106/3 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı ve sanığın üzerine atılı suçları işleyip işlemediği hususunda yeniden duruşma açılarak yargılama yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden duruşma açılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF İŞLEMLERİ:
Dairemizce; istinaf aşamasında sanığın Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesince usulüne uygun olarak talimatla savunmaları tespit edilmiştir.
MÜTALAA: Bursa Bölge Adliye mahkemesi Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında "Her ne kadar sanık müdafi tarafından ilk derece mahkemesince mağdurlar .... ve ....'a yönelik sanık hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle bozularak müvekkilinin beraati talep edilmiş ise de bu mağdurlar yönünden sa nık müdafinin mücerret istinaf taleplerinin ilk derece mahkemesince verilen hükümlerin hukuka aykırı olmadığından sanık müdafinin sanığın mağdurlar .... ve ....'a yönelik eylemlerinden verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin istinaf taleplerinin reddine karar verilmesi; sanığın mağdur ....'e yönelik Nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde tüm dosya kapsamına göre başka suçtan yakalanan sanığın hakkında henüz şikayet bulunmayan mağdur ....'e yönelik eylemi de kendisinin işlediğini ikrar edip güvenlik görevlilerine mağdurdan aldığı para ve dövizlerin yerini göstererek ve güvenlik kuvvetlerinin bu para ve dövizleri ele geçirip mağdura iade etmesini sağlamak suretiyle soruşturma aşamasında TCK'nın 168/1 madde kapsamında etkin pişmanlık gösterdiği sabit olduğu halde ilk derece mahkemesince sanığın bu mağdura yönelik eyleminde TCK 168/1 madde hükmünün uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünden mağdur ....'e yönelik fıkranın bozularak ortadan kaldırılması, sanığın mağdur ....'e yönelik Kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık gösterip mağdurun maddi zararını tam olarak tazmin ettiği sabit olmakla eylemine uyan TCK'nın 158/1-l-son, 168/1, 53, 63 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına" talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Tüm dosya kapsamına göre Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03/04/2017 tarih ve 2017/924 esas sayılı iddianamesiyle açılan kamu davasında yerel mahkemece yapılan yargılama sonunda sanığın Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/167 Esas 2017/284 Karar sayılı dosyasında sanığın mağdur ....'a karşı kendisini kamu görevlisi olarak tanıtarak dolandırıcılık suçuna teşebbüsten TCK'nın 158/1.1, 35/1, 53 maddeleri uyarınca, sanığın mağdur ....'a karşı kendisini kamu görevlisi olarak tanıtarak dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 158/1-l, 168/2, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, sanık mağdur ....'e karşı kendisini kamu görevlisi olarak tanıtarak dolandırıcılık suçundan TCK'nın 158/1.1, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği, sanık .... müdafii Av. ....tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine dairemizce heyetçe yapılan inceleme ve duruşma sonrasında;
Tüm dosya incelendiğinde mağdur ....'in hazırlıkta alınan 08/03/2017 tarihli beyanında "parayı verdiğim şahıs kesin olarak bu şahıstır, dolandırılcılık olayına konu 10.000,00 TL , 100 USA ve 10 Euro para bana tam olarak teslim edildi" şeklinde beyanına göz önüne alındığında sanık tarafından mağdur ....'in zararının tam olarak karşılandığı, iddianame tarihinin 03/04/2017olduğu da göz önünde bulundurulduğunda sanığın mağdur ....'e karşı kendisini kamu görevlisi olarak tanıtarak dolandırıcılık suçundan hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1 maddesinin lehe olarak uygulanması gerektiği, yerel mahkemece bu maddenin uygulanmamasının sanığın aleyhine durum olduğu, sanık müdafiinin istinaf talebinin bu yönden haklı olduğu ancak; meçhul bir şüphelinin 06/03/2017 günü müşteki ....'in iş yerine ait telefonu aradığı, kendisini polis ve savcı olarak tanıtıp FETÖ soruşturmalarında adının geçtiğinden bahisle para istediği, müştekinin korktuğu bu korkma neticesinde iş yerine gelen sanık ....'a 10.240,00 TL'yi verdiği, daha sonrasında 08/03/2017 gün saat 10.00 sıralarında meçhul bir şahsın müşteki ....'e ait ev telefonunu ve 05443477918 nolu telefonu arayarak kendisini polis memuru olarak tanıttığı, müşteki ....'ye kimliğinin kuyumcu soygununda bulunduğunu belirterek para istediği, ....'nin bu şeklide korkutularak iradesinin fesada uğratıldığı, müştekinin söylendiği gibi …..Parkında 10.000,00 TL, 100 USD ve 10 Euro nakit parayı sanık ....'a teslim ettiği, polis ekiplerince sanığın konakladığı …. Otelde bu paralar alınıp müştekiye teslim edildiği, 08/03/2017 günü saat 11.00 sıralarında meçhul bir şahsın müşteki ....'a ait ev ve cep telefonunu arayarak kendisini polis memuru olarak tanıttığı, müştekinin kimliğinin kuyumcu soygununda bulunduğunu belirtilerek para istediği, müştekinin korktuğu, iradesinin fesada uğratıldığı, kendisinden istenen 200,00 TL nakit para ve 40 adet Cumhuriyet altının hazırladığı, bu arada müştekinin alt katında ikamet eden damadı .... ile konuşması neticesinde dolandırıldığını anladığı, parayı almaya gelen sanık ....'ın .... tarafından kollarından tutularak yere yatırıldığı ve polis ekiplerine haber verildiği, bu şekilde sanık hakkında müştekiler .... ve ....'e karşı kendisini kamu görevlisi olarak tanıtarak dolandırıcılık ve müşteki ....'a karşı kendisini kamu görevlisi olarak tanıtarak dolandırıcılık suçuna teşebbüsten yerel mahkemece verilen kararlara tüm dosya içeriğine uygun olduğunun anlaşıldığı görülmekle sanık müdafiinin mağdurlar .... ve ....'a yönelik eylemlerinden dolayı istinaf başvurularının esastan reddine, sanık hakkında mağdur ....'ye karşı ise kendisini kamu görevlisi olarak tanıtarak dolandırıcılık suçunu işlediği ancak dava açılmadan önce mağdurun zararı tam olarak karşılandığından etkin pişmanlık hükümlerinden 5237 sayılı TCK 168/1 maddesi gereğince verilen cezada inceleme yapılması yoluna gidilerek aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Her ne kadar sanık müdafi tarafından sanığın mağdurlar .... ve ....'a yönelik Nitelikli Dolandırıcılık suçundan eylemlerinden dolayı ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararları sanığın atılı suçlardan beraat etmesi gerektiğinden bahisle yasal süresi içerisinde istinaf edilmiş ise de; ilk derece mahkemesince yapılan yargılamaya, karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye göre sanık müdafinin sanığın mağdurlar .... ve ....'a yönelik Nitelikli Dolandırıcılık suçlarına yönelik mücereet istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 5271 s. CMK.nın 280/2 maddesi uyarınca mağdurlar .... ve ....'a yönelik eylemlerinden dolayı İSTİNAF BAŞVURUSULARININ ESASTAN REDDİNE,
2-Sanık hakkında ilk derece mahkemesince mağdur ....'e yönelik Nitelikli Dolandırıcılık suçundan yapılan yargılama sonucu verilen mahkumiyet hükmünün istinaf aşamasında açılan duruşma sonucu toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla sanık hakkında ilk derece mahkemesince hüküm kısmının 1.fıkrasında ....'e yönelik Nitelikli Dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün 5271 s. CMK 280/2 maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına;
3-Sanık ....'ınmağdur ....'e yönelik kendisini kamu görevlisi olarak tanıtarak dolandırıcılık suçunu işlediği sabit olmakla, eylemine uyan 6763 S.K. ile değişik TCK 158/1-L, son maddesi uyarınca sanığın kişiliği, olayın işleniş biçimi, sanığın kastının oluşumu ve yoğunluğu göz önüne alınarak atılı suçtan sanığın takdiren 4 yıl hapis ve haksız menfaat 10.410 TL olması göz önüne alınarak, 1.041 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Soruşturma aşamasında başka mağdura yönelik eyleminden dolayı suç üstü yakalanan sanığın samimi olarak mağdur ....'e yönelik benzer suçu işlediği, para ve döviz aldığı, mağdurdan aldığı para ve dövizlerin kaldığı otel odasında bulunduğunu söyleyerek güvenlik kuvvetlerine yer gösterdiği, güvenlik kuvvetlerinde sanığın kaldığı otel odasında ele geçirilen para ve dövizlerin mağdur ....'e soruşturma aşamasında tam olarak iade edilmesini sağladığı, bu şekilde sanığın etkin pişmanlık gösterdiği anlaşılmakla sanığın gösterdiği etkin pişmanlığın zamanı ve şekli göz önüne alınarak eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 168/1 maddesi uyarınca sanığın cezası takdiren 2/3 oranında indirilerek atılı suçtan sanığın 1 yıl 4 Ay Hapis ve 347 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
TCK'nun 62. madde gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 1 Yıl 1 Ay 10 Gün Hapis ve 289 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
TCK'nun 52/2 maddesi uyarınca adli para cezasının beher günü 20 TL'den paraya çevrilerek sanığın 5.780,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen adli para cezasının miktarı, sanığın ekonomik ve şahsi halleri dikkate alınarak TCK'nun 52/4 maddesi gereğince takdiren sanığa verilen adli para cezasının sanıktan 1'er ay ara ile 24 eşit aylık taksitler halinde sanıktan alınmasına, taksitlerden birisi süresinde ödenmediği takdirde kalan ayların taksitlerinin tamamının bir defada sanıktan alınacağının ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına, (ihtar yapılamadı)
Sanığın aldığı hapis cezasının sonucu olarak Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,
Sanığın sabıkalı kişiliği, suç işleme hususundaki eğilimi, hükmolunan hapis cezasının süresi göz önüne alınarak sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının tedbire çevrilmesine yer olmadığına,
Hakkında başka suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının denetimli serbestlik süresi içerisinde kasti suç işlediği anlaşılan sanık hakkında yasal koşulları oluşmadığından 5271 s. CMK'nın 231/5 maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karra verilmesine yer olmadığına,
Sanığın kişiliği, suç işleme eğilimi göz önüne alınarak sanık hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesi halinde sanığın bir daha suç işlemekten çekineceğine dair Dairemize yeterli kanaat hasıl olmadığından hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına,
Sanığın gözaltında ve tutuklu kaldığı günlerin 5237 s. TCK'nun 63 maddesi uyarınca sonuç cezasından MAHSUBUNA,
Sanığın sabıka kaydında yer alan Mersin 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/592 Esas 2015/852 Karar sayılı ilamı ve Tarsus 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/284 Esas 2015/719 Karar sayılı dosyalarında hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği görülmekle, kesinleşen karar örneğinin gereğinin takdiri için mahkemelerine bildirimde bulunulmasına,
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında sanığın sarfına neden olduğu 61,60 TLyargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına, aleyhe istinaf olmadığından istinaf aşamasında yargılama masraflarının kamu üzerine bırakılmasına,
Dair hükmün ilk derece mahkemesince verilen gerekçeli kararın hüküm kısmına 1. Fıkra olarak eklenmesine,
Dair, Cumhuriyet Savcısının huzurunda, mütalaaya uygun, mağdurun, sanığın ve sanık müdafinin yokluğunda, 5271 s. CMK 280/2 maddesi delaletiyle CMK'nın 286/2-b maddesi uyarınca KESİN olarak oybirliğiyle karar verildi. 22/02/2018 (¤¤)