DAVA: Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında yerel mahkemece verilen hükme karşı sanık tarafından yasal süresi içinde istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf dilekçesi içeriğine göre dairemizce duruşmalı olarak yapılan yargılama sonunda;
İDDİA:
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 13/11/2013 tarih 2013/18896 esas sayılı iddianamesi ile; şüphelinin, olay tarihinde şikayetçi ait Zümrüt Rentecar isimli işyerinden 2 günlüğüne kiralamış olduğu ... plaka sayılı 2011 model otoyu kullandıktan sonra tekrar şikayetçiye teslim etmemek suretiyle mal edinmeye kalktığı, böylece şüphelinin üzerine atılı suçu işlediği yukarıda açıklanan delillerle anlaşıldığından,
Şüphelinin üzerine atılı suçtan dolayı yargılamasının yapılarak eylemine uyan yukarıda yazılı sevk maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
SAVUNMA:
Sanık ilk derece mahkemesinde yapmış olduğu savunmasında; "Müsnet suçlamayı kabul etmem. Suçsuzum. Beraatimi talep ederim. Bu konuda hazırlıkta ifade vermiştim tekrar ederim. Ekleyecek yada çıkartacak bir husus yoktur. Şikayetten vazgeçme olursa bu beyanı kabul ederim, suçlamayı kabul etmiyorum, işimden dolayı adı geçen rente a cardan söz konusu aracı kiraladım müşteki ile aramızda bir sözleşme yaptık, aracı kiraladığım zaman ilk iki gün için 250,00 TL ödemiştim, aylık olarak da kendisine 1.000,00 TL ye anlaşmıştım, Ankaradan almış olduğum dış cephe mantoloma işi için Ankaraya gitmiştim, müştekiye iki üç defa olmak üzere Ankara'daki atm ' sinden ödeme yapmıştım, bu işte yaklaşık üç ay kadar sürdü, daha sonra işim bittiği için Bursa'ya döndüm, ve söz konusu aracı müştekiye iade ettim, ödemelerle ilgili sorun yaşadığım için kendisi bu yüzden şikayetçi olmuştur ayrıca bir dahaki duruşmaya katılmak istiyorum Müsnet suçlamayı kabul etmem. Suçsuzum. Beraatimi talep ederim. Bu konuda hazırlıkta ifade vermiştim tekrar ederim. Ekleyecek yada çıkartacak bir husus yoktur. Şikayetten vazgeçme olursa bu beyanı kabul ederim, suçlamayı kabul etmiyorum, işimden dolayı adı geçen rente a cardan söz konusu aracı kiraladım müşteki ile aramızda bir sözleşme yaptık, aracı kiraladığım zaman ilk iki gün için 250,00 TL ödemiştim, aylık olarak da kendisine 1.000,00 TL ye anlaşmıştım, Ankaradan almış olduğum dış cephe mantoloma işi için Ankaraya gitmiştim, müştekiye iki üç defa olmak üzere Ankara'daki atm ' sinden ödeme yapmıştım, bu işte yaklaşık üç ay kadar sürdü, daha sonra işim bittiği için Bursa'ya döndüm, ve söz konusu aracı müştekiye iade ettim, ödemelerle ilgili sorun yaşadığım için kendisi bu yüzden şikayetçi olmuştur ayrıca bir dahaki duruşmaya katılmak istiyorum" şeklinde beyanda bulunmuş;
Sanık dairemizce yapılan duruşmadaki savunmasında; "Dosyadaki eski beyanlarımı tekrar ederim. Benim güveni kötüye kullanma kastım yok. Ben müştekiden suça konu aracı iki günlüğüne kiraladım. İşlerim dolayısıyla araçla Ankara'ya gittim. Ankara'dan rent a car yetkilisi H. O.'e telefon ettim. Önce kira süresini bir hafta kadar sözlü olarak uzattım. Bir miktar ödeme yaptım. Ancak maddi durumum iyi olmadığından dolayı lira bedelinin tamamını ödeyemedim. Bunun üzerine müşteki gelip aracı Ankara'dan alacağını söyledi. Daha sonra da Ankara'dan gelip teslim aldılar. Ben şuanda aracın kira beledini günlük kaç liradan kiraladığımı hatırlamıyorum. Ben müştekiye 300,00 TL civarında bir kira bedeli ödedim. Kalan miktarı ödeyemedim. Halen nitelikli dolandırıcılık suçundan ceza evindeyim. Müşteki uzlaşmak isterse uzlaşmak isterim. Zararı varsa karşılamak istiyorum. İstinaf talebimin kabulüyle hükmün bozularak beraatime karar verilmesi daireniz aksi kanaatte ise hakkımda lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim, dedi. Beyanı okundu: doğrudur, bana aittir," şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER: İddia, sanık savunması, uzlaştırma raporu, tutanak ve tüm dosya kapsamı.
İLK DERECE MAHKEMESİ HÜKMÜ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda sanığın üzerine atılı Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçunu işlediği sabit görülüp, eylemine uyan 5237 s. 155/2 62, 52, 53. Maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU:
Sanığın 26/10/2018 tarihli istinaf dilekçesi ile özetle; verilen mahkumiyet hükmünü istinaf etmek istediğinden bahisle hükme karşı yasal süresi içinde istinaf kanun yolu başvurusu yapmıştır.
DURUŞMA AÇILMASI KARARI:
Dairemizce yapılan incelemede; - Sanığın üzerine atılı suçun sübutu halinde basit güveni kötüye kullanma suçunu oluşturup oluşturulmayacağının değerlendirilmesi ve sanık hakkında 5237 s. TCK'nun 155/1. Maddesi uyarınca ek savunmasının tespiti, dosyada mevcut olan Z... LTD. ŞTİ'ye ait noter onaylı imza sirkülerinin bir örneğinin de eklenerek, Bursa Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazı yazılarak belirtilen şirketin müdürü ve temsilcilerinin tespiti ile, sanığın üzerine atılı suçun 5237 Sayılı TCK'nun 155/1 maddesi kapsamında kalma ihtimaline binaen dosyada uzlaşma işlemlerinin sanık ve ilgili şirket temsilcisi arasında yapılması gerektiğinden duruşma açılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF İŞLEMLERİ:
Dairemizce; müştekiye duruşma günü bildirir davetiye çıkarılmış, sanığın ek savunmasının tesipiti amacıyla Segbis müzekkere yazılarak hazır edilmiştir. Sanık ve müşteki arasında uzlaştırma işlemlerinin yapılabilmesi için müzekkere yazılarak rapor aldırılmıştır.
MÜTALAA: Bursa Bölge Adliye mahkemesi Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında "Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre her ne kadar ilk derece mahkemesi tarafından sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de eylemin 5237 satılı TCK 155/1 maddesinde belirtilen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu, suçun uzlaşmaya tabi olması nedeniyle dairemizce uzlaşma prosedürünün uygulandığı ancak taraflara arasında uzlaşma sağlanamadığı, ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına güveni kötüye kullanma suçu sübut bulan sanığın eylemine uyan 5237 Sayılı 155/1, 53 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına" talep ve mütalaa etmiştir. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
KARAR: DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Tüm dosya kapsamına göre; Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 13/11/2013 tarih 2013/18896 esas sayılı iddianamesiyle açılan kamu davasında ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda. sanığın Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/528 Esas 2018/522 Karar sayılı dosyasında, Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçundan TCK'nun 155/2 62, 52, 53. Maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği, sanık tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine dairemizce heyetçe yapılan inceleme ve duruşma sonrasında;
Sanığın, müştekiye ait Z... Rentecar isimli işyerinden 2 günlüğüne kiralamış olduğu ... plaka sayılı 2011 model aracı, kullandıktan sonra mal edinmeye kalkıp tekrar müştekiye teslim etmediği, müştekinin şikayeti üzerine aracın aradan 4 ay geçtikten sonra Ankara'da Emniyet Müdürlüğü görevlilerince yakalanıp Ankara'da müştekiye teslim edildiği, dosya içerisinde suça konu aracın sanığa kiralandığına dair sözleşme örneğinin bulunduğu, sanığın suça konu aracı kiraladığını kabul ettiği, her ne kadar aracı üç ay sonra teslim ettiğini belirtmiş ise de, aracın emniyet görevlilerince bulunduğunun anlaşıldığı, dairemizce yapılan yargılamada uzlaştırma prosedürünün başlatıldığı ancak tarafların uzlaşamadıkları, sanık ile müşteki arasında hizmet ilişkisinin olmayıp kira akdine dayalı ilişkinin bulunduğu, bu haliyle eylemin 5237 s. TCK'nun 155/1 maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı vicdani görüş ve kanaate varılarak aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1- )Sanık R. T. hakkında ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu verilen mahkumiyet hükmünün istinaf aşamasında açılan duruşma sonucu toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün 5271 s. CMK 280/2 maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına;
2- )Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/1152 esas 2015/353 karar sayılı ilamı ile verilen hükmün açıklanmasına;
Sanık R. T. hakkında atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 Sayılı TCK 155/2 maddesi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de sanığın eyleminin 5237 Sayılı TCK 155/1 madde kapsamında düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu, tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediğinin de sabit olduğu anlaşılmakla, atılı suçtan sanığın eylemine uyan 5237 Sayılı TCK 155/1 maddesi uyarınca atılı suçun işleniş şekli, sanığın kişiliği, atılı suç sebebiyle meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önüne alınarak atılı suçtan sanığın takdiren 6 ay hapis ve 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın yargılama sürecindeki tutum ve davranışları göz önüne alınarak 5237 s. TCK. nun 62. Maddesi uyarınca sanığın cezası takdiren 1/6 oranında indirilerek atılı suçtan sanığın neticeten 5 ay hapis ve 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetinin sonucu olarak, Anayasa Mahkemesi'nin TCK.nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Sayılı Kararının gözetilmek suretiyle 5237 Sayılı TCK.nın 53/1.maddesinde belirtilen haklardan YOKSUN BIRAKILMASINA, aynı maddenin 2 ve 3 fıkrası uyarınca 1-c bendindeki hak yoksunluğunun şartlı tahliye tarihine kadar, diğer hak yoksunluklarının cezanın infazı tamamlanıncaya kadar UYGULANMASINA,
Sanığın hükmolunan adli gün para cezasının sanığın sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak 5237 Sayılı TCK'nın 52/2 maddeleri uyarınca takdiren 1 gün karşılığı 20,00 TL den para cezasına çevrilerek sanığın 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
5237 s. TCK. 52/4 madde gereğince sanığın ekonomik durumu nazara alınarak verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine yer olmadığına, ödenmeyen adli para cezasının kısmen veya tamamen hapis cezasına çevrilerek 5275 Sayılı Kanunun 106/3 maddesi uyarınca infaz edileceği hususunun sanığa ihtarına ( ihtarat yapıldı ),
Sanığın atılı suçtan ilk derece mahkemesince yanlış hukuki nitelendirmeye dayalı olarak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan vermiş olduğu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra sanığın ihbara konu kasti suçu işlemesi sebebiyle dosyanın ele alınıp 5271 Sayılı CMK 231/11 madde gereğince hükmün açıklandığı anlaşılmakla, yasal koşullar oluşmadığından sanık hakkında tekrar hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine ya da 5237 Sayılı TCK 51 madde uyarınca hükmolunan hapis cezasının ertelenmesi kararı verilmesine yer olmadığına,
Sanığın ilk derece mahkemesinin yargılaması aşamasında yapılan bir adet davetiye gideri 14,00 TL yargılama giderinin 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan daha az olması nedeniyle hazine üzerinde bırakılmasına, aleyhe istinaf yokluğu sebebi ile istinaf aşamasında yapılan yargılama masraflarının kamu üzerinde bırakılmasına,
Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, Cumhuriyet Savcısının huzurunda, mütalaaya uygun, sanığın yüzüne karşı 5271 s. CMK'nun 286/2-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, 27.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)