Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında yerel mahkemece verilen hükme karşı sanık müdafii tarafından yasal süresi içinde istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dairemizce duruşmalı olarak yapılan yargılama sonunda;
İDDİA:
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 12/01/2018 tarih 2018/1076 esas sayılı iddianamesi ile; önceden tanışıklıkları bulunduğu anlaşılan taraflardan müşteki .....'ın 2016 yılı Şubat ve Nisan ayları içerisinde kendisine araba satın alıp teslim etmesi için şüpheli .....'e toplamda 19.300 TL para verdiği ancak oto alım satım işi yapan şüpheli .....'ın müştekinin kendisine araba satın almak üzere teslim ettiği parayla araba almadığı gibi teslim amacı dışında tasarrufta bulunarak müştekiye parasını da iade etmeyerek üzerine atılı Güveni Kötüye Kullanma Suçunu işlediği anlaşılmakla,
Şüphelinin yargılamasının yapılarak eylemine uyan ve yukarıda yazılı sevk maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
SAVUNMA:
Sanık ilk derece mahkemesinde yapmış olduğu savunmasında; "Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Müşteki ile 4-5 yıldır süren bir birlikteliğimiz vardı. Kendisi ile aramızda para sıkıntısı olmazdı. Birbirimize para verdiğimiz olurdu. İddianamede belirtilen parayı da kendisinden aldığım doğrudur. Bu parayı onun adına araç alıp satmak için almıştım. Ancak o dönemde çocuğum hastalandı, o yüzden araba işini takip edemedim. Çocuğum uyuşturucu kullanmaya başlamıştı. Onunla ilgilendiğim için araba işini takip edemedim. Bunun üzerine Tülay beni arayıp parayı istedi, ben çocukla ilgilendiğim için o an parayı götüremedim. Daha sonra parayı vermek için kendisini aradığımda da beni şikayet ettiğini söyleyerek parayı geri almak istemedi. Ben kesinlikle suç işleme kastıyla hareket etmedim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık dairemizce çıkarılan yakalama emri sonucunda Küçükçekmece 12. Asliye Ceza Mahkemesince alınan savunmasında; "Müşteki .....'ı araç alım satımı nedeni ile tanırım, iddianamede bahsedildiği şekilde araç almak için bana elden 19.300 TL para verdi, şahsın talebi doğrultusunda parası karşılığında kendisine bir araç aldık ancak müşteki bir yakının aracı almaya geleceğini söyledi bende bunu kabul etmedim, aracı sadece kendisinin alabileceğini söyledim sonrasında kendisinin şoförlüğü olmadığını söyledi bende satış işlemleri için notere çağırdım ben satış işlemleri için Bursa'ya notere giderken yolda kaza yaptım, ben de kendisine notere kendisi için gittiğimi söyleyerek aracın kazasına karışmayacağımı söyledim sonrasında müşteki aracı almaktan vazgeçip parasını istedi, bende kendisine nakit param olmadığını ancak aracı satıp parasını ödeyebileceğimi söyledim bunun üzerine müşteki parasını hemen istediğini söyledi, o dönemde de Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde tedavi gördüğüm için aracı satamadım, sonrasında müştekinin benden şikayetçi olduğunu öğrendim, müştekinin zararını gidererek uzlaşma talebim vardır, mahkemelik olduğumuz için bu aşamaya kadar müştekinin zararını gidermedim, başka eklemek istediğim bir husus yoktur, söz konusu aracı ben 16000 TL'ye sattım müştekinin parasını ödemek istedim ancak müşteki bunu kabul etmedi. Hakkımda mahkumiyet hükmü kurulduğu takdirde şartları var ise Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararı verilmesini kabul ederim. Ek savunma için süre istemiyorum. Huzurdaki ifadelerimi aynen tekrar ediyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
BEYANLAR:
Katılan ilk derece mahkemesinde vermiş olduğu beyanında; "İddianamenin içeriği doğrudur, sanıktan şikayetçiyim. Sanık benim önceden tanıdığım arkadaşımdı. Kendisinin sana araba bulurum demesi üzerine elden ve banka yoluyla 19.300 TL para verdim. Oto alım satım işi yaptığı için de bana araba bulabileceğine inanmıştım. Fakat ne araba satın aldım, ne de paramı geri verdi. Bana bir araba bulduğunu belirterek, bir takım araba fotoğrafları internet üzerinden gönderdi. Ben de buna güvenerek parayı göndermiştim. Cezalandırılmasını ve zararımın giderilmesini istiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan dairemizce yapılan duruşmadaki beyanında; " dosyadaki eski beyanlarımı tekrar ederimi, beni sanıktan şikayetçiyim, olaydan önce sanıkla arkadaştık, ben araba almak istiyordum, sanıkta araba alım satımı ile uğraşıyordu, sanık ilk önce bana ..... marka bir araç olduğunu söylemişti ancak o aracın fiyatını hatırlamıyorum, benim Bursaya dönmem gerekiyordu, benim elden verdiğim 7.000 TL o araç için kapora yada peşinat içindi, ben Bursa'ya dönünce sanık o arabanın olmadığı söyledi. Bende paranın sanıkta durmasına ses çıkarmadım, çünkü sanık bana araba bulacaktı, daha sonra sanık bana ..... marka araç bulduğunu söyleyip bana resim attı, aracın 26.500 TL olduğunu söyledi, bendi arabayı resimlerden beğendim ancak ben paranın yeterli olmadığını söyledim, sanıkta satıcıdan biraz zaman isteyeceğini söyledi, bende sanığın hesabına EFT yoluyla 4.300TL para gönderdim, daha sonra da 5 aylık tarihte parça parça toplamda 10.500 TL gönderdim ve bir arkadaşım da alacağım araba için sanığa 1800 TL havale gönderdi, toplamda ben sanığa 19.300 TL ödedim, sanık ben parayı gönderdikten sonra ….. 'yı aldığın söyledi ve paranın tamamını yani kalan kısmın tamamını istedi, bende aracı teslim alacağım zaman kalan kısmı vereceğini söyledim, sanık yola çıktığını söyledi, arabayı getirdiğini söyledi daha sonra yolda kaza yaptığını bu yüzden arabayı getiremediğini söyleyip eli bantlı şekilde bana elinin resmini gönderdi, bana aldığını söylediği arabayla kaza yaptığını söylüyordu, ben şüphelendim paramı iade etmesini istedim, beni bir yıl kadar oyaladı, her seferinde başka araç bulacağını söylüyordu, maddi zararımı da karşılamadı, paramı iade etmedi, şikayetçi oldum, sanık yinede maddi zararımı karşılamadı, uzlaşmaya gittik ben maddi zararımın karşılanması koşuluyla kabul ettim ancak sanık yine zararımı karşılamadı. Sanıkla evlilik düşüncesi ile arkadaşlığımız söz konusu değil tamamen araba alım satım konusunda arkadaşlığımız vardır, öncesinde tanışıyorduk sanık yalan söylüyor, ben sanığın araba alım satımı yaptığını biliyordum, maddi zararım karşılanmadı, şikayetçiyim, sanığın cezalandırılmasını talep ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ..... dairemizin talimatı doğrultusunda Gaziosmanpaşa 9. Asliye Ceza Mahkemesince alınan beyanında; "davaya konu …….. plaka sayılı araç bana aittir, ben bu aracı endpoint isimli (…..) galeriden satın aldım, araç benim üzerime kayıtlıdır. Ben bu aracı satın aldıktan sonra satışa çıkarmadım. Olayla ilgili herhangi bir bilgi ve görgüm yoktur. Araç hala bendedir. Kullanmaktayım" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER: İddia, sanık savunması, katılan beyanı, kolluk fezlekesi, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı.
İLK DERECE MAHKEMESİ HÜKMÜ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, sanığın üzerine atılı Güveni Kötüye Kullanma suçunu işlediği sabit görülüp, eylemine uyan 5237 s. TCK'nun 155/1, 52/2, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU:
Sanık müdafii 02/10/2018 tarihli istinaf dilekçesi ile özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, müvekkilinin beraatine karar verilmesi ve TCK ve CMK'da düzenlenen lehe olan tüm hükümlerin uygulanarak adalete uygun karar verilmesi gerektiğinden bahisle hükme karşı yasal süresi içinde istinaf kanun yolu başvurusu yapmıştır.
DURUŞMA AÇILMASI KARARI:
Dairemizce yapılan incelemede; Sanığın eyleminin basit dolandırıcılık (5237 s. TCK'nun 157/1, 43) suçu yada hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (5237 s. TCK'nun 155/2) suçunu oluşturma ihtimaline binaen, sanığın olay tarihi ve öncesinde oto alım-satım işiyle uğraşıp uğraşmadığının tespiti, …… plakalı aracın ruhsat kaydı celp edilerek araç malikinin adresinin tespiti ile suç tarihi ve öncesinde suça konu aracın alım-satım konusunda sanıkla görüşüp görüşmediği ayrıca aracı haricen sanığa satıp satmadığı hususlarının tespit edilerek sanığın hukuki durumunun dairemizce yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden duruşma açılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF İŞLEMLERİ:
Dairemizce; sanığın ek savunmalarının tespiti için talimat yazıldığı ancak talimat bila ikmal dönmesi nedeniyle dairemizce yakalama emri düzenlenerek sanığın savunmaları tespit edilmiştir. ..... plakalı araç maliki .....'ın tanık olarak dinlenmek üzere talimat yazılmıştır. Sanık müdafii ve katılana duruşma günü bildirir davetiye çıkarılmıştır. Sanığın olay tarihi ve öncesinde oto alım-satım işiyle uğraşıp uğraşmadığının tespiti için sanığın adresinin bağlı bulunduğu yerdeki İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmıştır.
MÜTALAA: Bursa Bölge Adliye mahkemesi Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında "Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre her ne kadar sanık ..... hakkında ilk derece mahkemesi tarafından güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırma kararı verilmiş ise de eylemin 5237 Sayılı TCK 157/1 maddesi kapsamında dolandırıcılık suçunu oluşturduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve dolandırıcılık suçu sübut bulan sanığın eylemine uyan 5237 Sayılı TCK 157/1, 53 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına" talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Tüm dosya kapsamına göre; Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 12/01/2018 tarih 2018/1076 esas sayılı iddianamesiyle açılan kamu davasında, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, sanığın Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/96 Esas 2018/556 Karar sayılı dosyasında, Güveni Kötüye Kullanma suçundan 5237 s. TCK'nun 155/1, 52/2, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine dairemizce heyetçe yapılan inceleme ve duruşma sonrasında;
Katılanın beyanı, sanığın savunması, dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın olay tarihinde müştekiye araç bulup satın alabileceğini söylediği, sanığın araba alım satım işi yaptığı, sanığın müştekiden bir miktar para aldığı, Whatsup'dan ..... plakalı aracın fotoğrafını göstererek aracın fiyatının 26.500,00 TL olduğunu belirttiği, katılanın aracı almak istediğini belirttiği, katılanın peyder pey ödemek suretiyle toplamda 19.300,00 TL parayı sanığa gönderdiği, ancak sanığın herhangi bir aracı katılana teslim etmediği, sanığın katılandan para aldığını kabul ettiği, sanığın hileli hareketlerle ve aracın fotoğrafını göstermek suretiyle katılanı yanılgıya düşürmek suretiyle haksız menfaat temin ettiği, dinlenen tanık .....'ın bu aracın sahibi olduğu, aracını satışa çıkarmadığı belirttiği, böylelikle toplanılan tüm deliller karşısında, sanığın basit dolandırıcılık suçunu işlediği vicdani görüş ve kanaate varılmıştır.
Sanığa verilen cezanın sanığın pişmanlığının olmayışı, zararı karşılamayışı, ileride yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaatin oluşmaması nedeniyle takdiren 5237 s. TCK'nun 50, 51 ve 5271 s. CMK'nun 231. Maddesi uygulanmayarak aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-) Sanık ..... hakkında ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün istinaf aşamasında açılan duruşma sonucu toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet hükmünün 5271 s. CMK 280/2 maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına;
2-) Her ne kadar sanık ..... hakkında atılı güveni kötüye kullanma suçundan 5237 Sayılı TCK 155/1 maddesi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de sanığın eyleminin 5237 Sayılı TCK 157/1 madde kapsamında düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediğinin de sabit olduğu anlaşılmakla, atılı suçtan sanığın eylemine uyan 5237 Sayılı TCK 157/1 maddesi uyarınca atılı suçun işleniş şekli, sanığın kişiliği, atılı suç sebebiyle meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önüne alınarak atılı suçtan sanığın takdiren 1 yıl hapis ve 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık hakkında 5237 Sayılı TCK 62 maddesinin sanığın geçmişi, suç işleme hususundaki eğilimi, kişiliği nedeniyle uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetinin sonucu olarak, Anayasa Mahkemesi'nin TCK.nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Sayılı Kararının gözetilmek suretiyle 5237 Sayılı TCK.nın 53/1.maddesinde belirtilen haklardan YOKSUN BIRAKILMASINA, aynı maddenin 2 ve 3 fıkrası uyarınca 1-c bendindeki hak yoksunluğunun şartlı tahliye tarihine kadar, diğer hak yoksunluklarının cezanın infazı tamamlanıncaya kadar UYGULANMASINA,
Sanığın hükmolunan adli gün para cezasının sanığın sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak 5237 Sayılı TCK'nın 52/2 maddeleri uyarınca takdiren 1 gün karşılığı 20,00 TL den para cezasına çevrilerek sanığın 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
5237 s. TCK. 52/4 madde gereğince sanığın ekonomik durumu nazara alınarak verilen adli para cezasının miktarı nedeniyle takdiren taksitlendirilmesine yer olmadığına, ödenmeyen adli para cezasının kısmen veya tamamen hapis cezasına çevrilerek 5275 Sayılı Kanunun 106/3 maddesi uyarınca infaz edileceği hususunun sanığa ihtarına (ihtarat yapılamadı),
Sanığın kişiliği, zararı karşılamaması ve suç işleme hususundaki eğilimi göz önüne alınarak yasal koşullar oluşmadığından 5271 s CMK. 231. maddesi uyarınca sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine yer olmadığına,
Sanığın kişiliği, pişmanlığının olmayışı, katılanın zararını karşılamamış olması, ileride suç işlemekten çekineceğine dair dairemizce olumlu kanaat oluşmaması göz önüne alınarak sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına,
Sanığın ilk derece mahkemesinin yargılaması aşamasında yapılan bir adet davetiye gideri 14,00 TL ve bir talimat gideri 22,00 TL, uzlaştırmacı gideri 345,00 TLden ibaret toplam 381,00 TL TL yargılama masrafının sanıktan tahsili ile hazineye irad kaydına, aleyhe istinaf yokluğu sebebi ile istinaf aşamasında yapılan yargılama masraflarının kamu üzerinde bırakılmasına,
Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, Cumhuriyet Savcısının huzurunda, mütalaaya uygun, sanığın ve katılanın yokluğunda 5271 s. CMK'nun 286/2-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 27/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)