Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hakaret ve tehdit suçları yönünden:
Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2016/10124 Esas ve 2020/8420 Karar sayılı Dairemizce de benimsenen ilamında belirtildiği üzere, sanığın, katılana yönelik 'sinkaf edeceğim seni' şeklindeki sözlerinin, TCK'nın 106/1. maddesinin 1. cümlesinde tanımlanan katılanın cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirme niteliğinde olduğu halde, eylemin TCK'nın 106/1-2. cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçunu oluşturduğu kabul edilerek eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe istinaf olmadığından yeniden yargılama nedeni yapılmamıştır.
Sanığın TCK'nın 106/1-1. Cümlesinde tanımlanan tehdit suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmasına rağmen, sanığın ek savunması alınmadan TCK'nın 106/1-2. Cümlesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; suç vasfının tehdit olması, aleyhe istinaf bulunmaması ve sanığın daha az ceza içeren hükümden cezalandırılmış bulunması karşısında, ek savunma hakkı tanınmaması yeniden yargılama sebebi kabul edilmemiştir.
Yukarıda eleştirilen hususlar dışında;
Mahkemenin kararında, usule ve esasa ilişkin hükmü etkileyecek nitelikte hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksikliğin olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanığın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUNESASTAN REDDİNE,
Mala zarar verme suçu yönünden;
Her ne kadar sanığın, katılanın aracına zarar vermek suretiyle mala zarar verme suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; dosya arasında bulunan olay anına ait CD'nin Dairemizce izlenmesi neticesinde, sanığın katılana ait aracın yanından geçerken eliyle aracın sol arka yan camına bir kere vurduğu ve ardından geldiği araca binerek olay yerinden ayrıldığının anlaşıldığı, araca ait görgü ve tespit tutanağında ise ".... plaka sayılı aracın ön kaputun sol kısmında yaklaşık 10 cm çapında 1 cm derinliğinde göçük olduğu, sol sürgü kapı kısmında yaklaşık 15 cm uzunluğunda çizik olduğunun" belirtildiği, dosya içerisinde sanığın eliyle vurduğu aracın sol arka yan camında bir hasar veya zarar oluştuğuna ilişkin bir tespit bulunmaması ve katılana ait aracın ön kaputun sol tarafındaki ve sol sürgü kapı kısmındaki hasarların sanığın eylemi neticesinde gerçekleştiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, sanık .... mala zarar verme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın istinaf itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanık ....'in mala zarar verme suçundan mahkumiyetine ilişkin 3 NOLU HÜKMÜN BÜTÜN FIKRALARI İLE BİRLİKTE KALDIRILMASINA, CMK'nın 280/1-d ve 303/1 maddelerinin verdiği yetki uyarınca bu hususun toplanacak başkaca delil bulunmaması nedeniyle olayın daha ziyade aydınlanması gerekmediğinden ve kanuna aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, kaldırılan hüküm yerine,
"3- Her ne kadar sanık .... hakkında katılan ....'na yönelik mala zarar verme suçundan kamu davası açılmış ise de, atılı suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından, sanığın atılı suçtan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince BERAATİNE," bendinin EKLENMESİ suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a,d maddeleri uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın, hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,
Mala zarar verme suçundan verilen hüküm yönünden;5271 sayılı CMK'nın 286 ve 291. maddeleri gereğince Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, katılan ve istinaf başvurusunda bulunan sanık yönünden kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde hükmü veren dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturup hakime onaylatmak veya bir başka ilk derece Ceza Mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığı ile dilekçe gönderilmek ya da tutuklu/ hükümlü bulunduğu cezaevi katibine veya kurum müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta dilekçe vermek suretiyle Yargıtay'a TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere,
Tehdit ve hakaret suçlarından verilen hükümler;5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince KESİN mahiyette olmak üzere, 30/09/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)