Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-MALA ZARAR VERME SUÇU YÖNÜNDEN;
Sanığın, mala zarar verme suçundan doğrudan 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması karşısında, CMK'nın 272/3-a maddesindeki istinaf sınırına göre hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
2-HIRSIZLIK SUÇU YÖNÜNDEN;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Her ne kadar yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda, sanık ....'ın, bina içinde muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
Sanık ile mağdurun, yaklaşık 10 yıldır resmi nikahsız olarak birlikte yaşadıkları, bu birlikteliklerinden üç tane çocukları bulunduğu, aralarındaki ailevi sorunlar nedeniyle sanığın, bir süreden beri annesine ait evde ikamet ettiği, olaydan iki üç gün önce mağdurun evinde bulundukları sırada, aralarında çıkan tartışma sonucunda, mağdur .... hakkında evden uzaklaştırma kararı verildiği, eşyalarını almak üzere müşterek olarak yaşanan eve giden sanığın evin kilitli olduğunu görmesi üzerine evi çilingir marifeti ile açtığı, mağdurun kendisine yaptıkları karşısında öfkelenen sanığın, mağdura ceza vermek amacıyla kendi kişisel eşyaları yanında mağdura ait bir kısım eşyaları da aldığı, sanığın savunmasında hırsızlık amacının olmadığını belirttiği, sanık tarafından eşyaların alındığı gibi muhafaza edildiği, sanığın savunmasının aksine, hırsızlık yapma kastıyla hareket ettiğini gösteren, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, sanık ....'in 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın istinaf itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanık ....'ın hırsızlık suçundan mahkumiyetine ilişkin 1 NOLU HÜKMÜN BÜTÜN FIKRALARI İLE BİRLİKTE KALDIRILMASINA, CMK'nın 280/1-d ve 303/1-a maddelerinin verdiği yetki uyarınca bu hususun toplanacak başkaca delil bulunmaması nedeniyle olayın daha ziyade aydınlanması gerekmediğinden ve kanuna aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, kaldırılan hüküm yerine,
"1- Her ne kadar sanık .... hakkında mağdur .... yönelik bina içinde muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçundan kamu davası açılmış ise de, yüklenen suç açısından sanığın kastının bulunmadığı anlaşıldığından, CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince sanığın atılı suçtan BERAATİNE," bendinin EKLENMESİ suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a,d maddeleri uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın, hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,
Mala Zarar Verme suçu yönünden verilen istinaf başvurusunun reddi kararına karşı,5271 sayılı CMK'nın 279/son ve 268/3-e maddeleri gereğince Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan sanık yönünden kararın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde, hükmü veren dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturup hakime onaylatmak veya bir başka ilk derece Ceza Mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığı ile dilekçe gönderilmek suretiyle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi’ne İTİRAZ yolu açık olmak üzere,
Hırsızlık suçu yönünden verilen istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararına karşı, 5271 sayılı CMK'nın 286 ve 291. maddeleri gereğince Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan sanık yönünden kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde hükmü veren dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturup hakime onaylatmak veya bir başka ilk derece Ceza Mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığı ile dilekçe gönderilmek suretiyle Yargıtay'a TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere, 24/09/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)