Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmekle;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I-)Sanıklar E. A., K. B. A. Y. hakkında, Mala Zarar Verme suçuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
14.04.2011 gün ve 27905 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 Sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinde “hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen 3.000 Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı istinaf yoluna başvurulamayacağı” şeklinde yapılan değişiklik göz önünde bulundurulduğunda, 14.04.2011 tarihinden sonra doğrudan hükmolunan (3.000) Türk Lirası dahil adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri kesin nitelikte olduğundan, SSÇ'ler hakkında hükmedilen doğrudan 1.320,00 TL. Adli para cezasının miktarı yönünden kesin olması nedeniyle suç vasfına yönelik olmayan SSÇ'ler müdafiilerinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
II-Sanıklar E. A., K. B. A. Y. hakkında, Bina ve Eklentileri İçinde Muhafaza Altına Alınmış Eşya Hakkında Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme suçlarına yönelik, Sanık H. Y. hakkında Bina ve Eklentileri İçinde Muhafaza Altına Alınmış Eşya Hakkında Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme, Mala Zarar Verme suçlarına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
1-) Alt sınırı beş yıl hapis cezasını gerektiren ve TCK'nın 142/2-h maddesi kapsamındaki nitelikli hırsızlık suçundan yargılanan sanık A. Y.'in, bizzat duruşmada hazır edilerek ve iddianame okunduktan sonra savunmasının alınması gerektiği ve talimat yasağı bulunduğu gözetilmeden, talimat mahkemesince alınan savunması ile yetinilip yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle CMK'nın 193/1 ve 196/2. maddelerine muhalefet edilmesinin hukuka aykırı olduğu, bu durumun CMK'nın 289/1-e maddesinde öngörülen ''duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması'' şeklindeki kesin hukuka aykırılık halini oluşturduğu,
2-) İddianamede suçun teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek sanıklar hakkında TCK'nın 35/2 maddesinin uygulanmasının talep edildiği ancak yargılama sonucunda suçun tamamlandığının kabul edilerek sanıklar hakkında TCK'nın 35/2 maddesinin uygulanmaması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu,
3-) Müştekilerin kovuşturma aşamasında evlerinden saatte çalındığını beyan ettikleri halde saatin değer tespiti yaptırılıp sanıklar hakkında TCK'nın 145 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu,
4-) Çalınan saatin değeri tespit edildikten sonra sanıkların müştekilerin zararını giderip gidermeyecekleri sorulup TCK'nın 168/2 maddesinin uygulama koşullarının oluşup oluşmayacağı değerlendirilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından ve sanıklar ve sanık A. müdafiinin istinaf istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, CMK'nın 289/1-e ve 280/1-e maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın, yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
SONUÇ: Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, Sanıklar E. A., K. B. A. Y. hakkında, Mala Zarar Verme suçu yönünden verilen karara karşı, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 268. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde, dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere, Hükmün Bozulmasına dair karar yönünden, 5271 Sayılı CMK'nın 284 ve 286/1. maddeleri gereğince KESİN olmak üzere, 09/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)