Sanık hakkında gece vakti yağma, gece vakti yağmaya teşebbüs ve cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükmün sanık, sanık müdafii ve Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Dairemizce yapılan incelemede CMK'nın 280/1.e. maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilmiş, yapılan duruşma sonucunda iddia, savunma ve dosyadaki deliller değerlendirilmiştir.
İDDİANAME:
Bursa C. Başsavcılığının 28/01/2019 tarih ve 2019/3246 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın gece vakti yağma, gece vakti yağmaya teşebbüs ve cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından TCK'nın 149/1-h, 35/1, 149/1-h, 109/2, 53, 58, 63 maddeleri gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
SANIK ...... İLK DERECE MAHKEMESİNDEKİ SAVUNMASINDA:
Olay tarihinde ......, ...... isimli kişiden 200 TL alacağının olduğunu bana söyledi, benden bu alacağını almamı istedi. ......'i yolda tesadüfen buldum. ......'in yanında tanımadığım bir kişi daha vardı. Yanlarına gittim. ......'in alacağı olduğunu ......'e söyledim. ...... parası olmadığını söyleyerek cep telefonunu bana kendi rızası ile verdi. Diğer şahıstan herhangi bir şey istemedim. Ben ayrıca bu sırada alkollüydüm. Kişilere vurmadım. ......'ın omzuna elimi attım. Ancak onu zorla götürmedim. Bir arkadaş olarak omzuna attım. Telefonu aldıktan sonra da ......'e teslim ettim. Suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi istiyorum. ......'den botunu çıkartmasını istemedim. ......'ın kredi kartını da almadım. Şahısların ceplerini kontrol etmedim. O tarihlerde ben yeni evlenmiştim. ...... bana iyilik olsun diye eşim ......'a hediye etmiş, telefonu daha sonra ......, ben ve eşim telefoncuya götürüp telefon takası yaptık, yeni telefonu ...... alıp eşime hediye etti, demiştir.
MAĞDUR …… İLK DERECE MAHKEMESİNDEKİ BEYANINDA:
Olay günü ...... ile 05:30 sarılarında eve doğru gidiyordu...... Yolda sanık karşımıza çıktı. Simaen bu kişiyi tanıyordum. Ancak ismini bilmiyorum. ......'in benden alacağı olduğunu ve bunu vermemi istedi. Bende üzerimde para olmadığı için cep telefonumu verdim. Telefonumun değeri 2700 TL 'dir, markası …. Plas'tır. Ben ceplerimi dışarı çıkartıp paramın olmadığını gösterdim. Şahıs alkollü idi. Kavga çıkmasın diye telefonumu alabileceğini söyledim. Bu olay sırasında tokat atmadı. ......'a elini omzuna attı bu şekilde yürüdü. Zorla onu tutup götürmedi. Benim botumu istemedi. ......'ın kredi kartını aldığını görmedim. Telefonu alıp buradan ayrıldı. Telefonun geri gelmeyeceğini bildiğim için polise şikayet ettim, şikayetçi değilim, telefonum bana polisler tarafından iade edildi demiştir.
MAĞDUR EMİRHAN ATICI İLK DERECE MAHKEMESİNDEKİ BEYANINDA:
Gece geç saatlerde saat 03-04 gibi ...... ile birlikte sigara almaya çıkmıştık, yolda dönerken sanık M. ile karşılaştı...... Ben sanığı tanımam. Ancak ...... ile sanık arasında bir konuşma geçti. ......'in ......'e 1000 TL borcu varmış. Sanık bu parayı istedi ...... üzerinde para olmadığını söyleyerek üzerindeki cep telefonunu verebileceğini söyledi. Ancak verdiğimiz telefon değeri 2500 TL civarında olduğu için ve fazla fark olduğu için birlikte şikayetçi olduk, bize yönelik herhangi bir darp eylemi olmadı. Ceplerime bakmadı. ATM'ye gidelim gibi bir söz de söylemedi. Ayrıca M., ......'e telefonla bir kişiyi aramasını söyledi. Bir bayanla konuştu diye hatırlıyorum. ......'e botlarını çıkarması gibi bir söz söylemedi. Şikayetçi değilim, zararım yoktur, davaya katılmak da istemiyorum, demiştir.
TANIK NİMET KURAL İLK DERECE MAHKEMESİNDEKİ BEYANINDA:
Sanık Muhammed ve eşi F. Ankara'dan gelmişlerdi ve kalacak yerleri olmadığı için bende kalmak istediler. Ben de tamam dedim. Birkaç gün sonra sanık ve F. aralarında kavga ettiler. F. Muhammed'in çalışmaması nedeni ile kızıyordu. Bu kavga üzerine Muhammed evden çıkıp gitti. Sabaha karşı geldi. Geldiğinde ise elinde 1 tane telefon vardı. F.'ya al sana çalışıp kazanıp telefon aldım dedi. Ekran kilidini tesadüfen çözerek telefonu açtılar. Telefon sahibinin fotoğraflarına baktılar. Telefon sahibi benim mahelleden tanıdığım ...... 'dı. Onun fotoğrafları vardı. Ben Muhammed'e bu telefonu ......'den nasıl aldığını sordum, Muhammed ise " höyt dedim ve aldım" dedi. Kaymakamlığın önünde denk geldiğini ve aldığını söyledi. Ben de başının belaya girebileceğini söyledim. Kendisi ise merak etme benim kafamda kapşon vardı ve kameralara kendimi göstermedim ben işimi iyi bilirim dedi. Bana telefonu elden çıkarıp parası ile ev tutacağım dedi. Daha sonra ise zaten polisler eve gelerek durumu anlattılar. Bildiklerim bundan ibarettir, benim görgüye dayalı bir bilgim yoktur, sadece Muhammed'in anlattıkları kadarıyla biliyorum demiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:
Bursa 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 06/11/2019 tarih, 2019/149 Esas ve 2019/363 Karar sayılı ilamı ile, sanığın, mağdur ......'e karşı işlediği gece vakti yağma suçundan eylemine uyan TCK'nın 149/1-h, 62 maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın, mağdur ......'a karşı işlediği gece vakti yağmaya teşebbüs suçundan eylemine uyan TCK'nın 149/1-h, 35/1, 62. Maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın mağdur ......'a yönelik cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmiştir.
DURUŞMA AÇILMASI KARARI:
Dosya kapsamında yer alan deliller yeterince tartışılmadan sanık hakkında hürriyetten yoksun kılma suçundan beraat kararı verilmesi, kanuna aykırı görülmekle birlikte, bu aykırılık halinin yeniden yargılama yapılarak giderilebileceği kanaatine varıldığından Cumhuriyet Savcısı ……..'nin istinaf talebi yerinde görülerek CMK'nın 280/1.e. Maddesine göre duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
SANIK ...... DAİREMİZCE ALINAN SAVUNMASINDA:
Ben duruşmada verdiğim ifadelerimi tekrar ediyorum. Ayrıca bir hususu daha belirtmek istiyorum. Ben ......'den telefonu istedim. Ve o da verdi. Eşimi aradım. Eşimden telefonu ......'e vermesini istedim. ...... ile konuştum. Ve ......'in parasının olmadığını, telefonu vermek istediğini kendisine ilettim. O da tamam telefonu veriyorsa al dedi. Ve telefonu alıp ......'e götürdüm. İlerleyen saatlerde eşim olan F.'yı ...... çağırdı. Yeni evlisiniz. Bu size hediyem olsun dedi. O sırada ...... da oradaydı. ......, ...... ile evli değil ancak onunla birlikte yaşamaktadır. Olay biraz önce söylediğim gibi olmuştur. Ben ...... adındaki şahsın telefonu olup olmadığını da hatırlamıyorum. Arkadaş ilişkisi içerisinde onun omzuna elimi atıp 5-6 metre kadar gitmişimdir. Bunu yaparken herhangi bir zorlama yapmadım. Zaten onların da bilinci yerinde değildi. Ben ......'in uyuşturucu kullandığını biliyorum. Ayrıca ...... de uyuşturucu madde satıcılığı yapmaktadır. Ben telefonu ......'in bana vermesi üzerine aldım. Ben suç eşyası olduğunu bile bile eşimin kimlik fotokopisi ile satabilirim. Bu normal hayatta rastlanabilecek bir durum değildir demiştir.
ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAA:
Cumhuriyet Savcısı mütalaasında; "Sanığın aşamalardaki kaçamaklı savunması, mağdurların olayın oluş şekline uygun düşen soruşturma beyanları, tanıklar ...... ve ......'un beyanları, görüntü izleme tutanağı ve canlı teşhis tutanağı bilgileri, emniyet tutanakları, sanığa ait adli sicil kayıt bilgileri, olayın oluş şekli ve tüm dosya kapsamına göre: Sanığın suç tarihinde mağdur ......'e karşı gece vakti gasp suçunu ve mağdur ......'a yönelik gece vakti gaspa teşebbüs suçunu işlediği sabit görülmekle bu suçlara yönelik sanık tarafın istinaf başvurularının reddine karar verilmesi, mağdur ......'a yönelik hürriyeti tahdit suçu bakımından ise: ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu beraat kararına yönelik yerel C. Savcılığının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi, mahkumiyet kararlarının mahiyeti dikkate alınarak sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklinde mütalaada bulunmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
İddia, savunma, mağdur beyanları, tanık beyanları ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde;
Mağdurlar ...... ile ......'ın, olay günü gece 05.30 sıralarında Osmangazi Kaymakamlığı önünde yaya olarak giderken, sanığın yanlarına gelerek onlardan sigara istediği, ......'in " sigara yok " deyince yürümeye devam ettikleri, Bozkurt Caddesinde bulunan Dönence Kafe önüne geldiklerinde sanığın tekrar onların yanına geldiği, bu kez onlardan para istediği, ...... " para yok abi " deyince sanığın ...... ve ......'ın ceplerini kontrol ettiği ve ......'e iki defa tokat vurduğu, sonra da ......'a tokat vurduğu, ......'in telefonunu istediği, ...... plus mavi renkli telefonunu ......'in maruz kaldığı korku ve tehditle sanığa verdiği, bu kez ......'den alıp götürmek için botlarını çıkarmasını istediği, ...... botlarının iplerini çözerken sanığın, ......'ın omuzundan ve boynundan tuttuğu, sanığın aksi sabit olmayan savunmasına göre 5-6 metre kadar götürdüğü ve bir anda ......'in telefonu ile birlikte yanlarından kaçarak uzaklaştığı, bu şekilde üzerine atılı bulunan her iki mağdura yönelik yağma suçunu işlediği, ......'a yönelik yağma eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, ......'e yönelik yağma eyleminin ise tamamlandığı,
Sanık her ne kadar savunmasında, ......'in telefonunu kendi rızasıyla verdiğini, onlardan para istemediğini, botlarını çıkarmasını istemediğini söylemiş, mağdurlar da soruşturma aşamasında olayın sıcağı sıcağına alınan beyanlarının aksine, sanığı kurtarmaya yönelik beyanlarda bulunmuş iseler de, mağdurların soruşturma aşamasında olayın sıcağı sıcağına alınan beyanlarında, olayı yukarıdaki kabul doğrultusunda anlattıkları, mağdurların beyanlarının soruşturma ve kovuşturma aşamasında dinlenen tanık beyanları ile doğrulandığı anlaşıldığından, sanığın inkara yönelik savunması ile mağdurların sonradan değişen sanığı cezadan kurtarmaya yönelik beyanlarına itibar edilmemiş, sanığın yağma eylemlerinin sabit olduğu kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar sanık hakkında, mağdur ......'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de; sanığın makul kabul edilebilecek şekilde kısa bir mesafe içerisinde yağma eylemi ile bağlantılı bir hareket olarak mağduru omuzundan tutup kısa bir süre sokağın aşağısına doğru götürerek bırakıp kaçtığı anlaşıldığından, sanığın eyleminde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dairemizin bu kabul ve değerlendirilmesi doğrultusunda, yerel mahkemenin her iki mağdura yönelik yağma suçundan verdiği mahkumiyet kararı ile mağdurlardan Erhan'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verdiği beraat kararında, usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön bulunmadığından, sanık ve müdafii ile yerel Cumhuriyet Savcısının istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiş, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
SONUÇ:
1-) Mahkemenin kararında, usule ve esasa ilişkin hükmü etkileyecek nitelikte hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde her hangi bir eksikliğin olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda ön görülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık, sanık müdafii ve Cumhuriyet Savcısının ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, 5271 Sayılı CMK'nın 280/2. maddesi yollaması ile CMK'nın 280/1.a maddesi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-) Sanık aldığı ceza miktarı, tutuklu kaldığı süre, atılı suçun CMK'nın 100/3-a maddesinde sayılan tutuklama sebebi varsayılan katalog suçlardan oluşu, bu aşamada adli kontrol uygulanmasının yetersiz kalacağı hususları da nazara alınarak TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
Sanığın tutukluluk halinin devamına ilişkin karara karşı 7 gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi, ya da Zabıt katibine beyanda bulunup, tutanak tutturup, Başkan'a onaylatmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi, ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığı ile dilekçe gönderilmek sureti ile ya da Ceza İnfaz Kurumu idaresine müracaat ederek beyanda bulunup tutanak tutturmak veya Ceza İnfaz Kurumu idaresi aracılığıyla dilekçe göndermek suretiyle, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince incelenmek üzere itiraz edilebileceğinin bildirilmesine (bildirildi)
3-) Yapılan yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına,
4-) Dosyanın, hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Sanık ve müdafii ile Cumhuriyet Savcısının yüzüne karşı, mağdur ...... Acar'a karşı işlenen yağma suçu yönünden verilen karara karşı, CMK'nın 286/1.a maddesi delaletiyle 291/1 maddesi gereğince, kararın Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan sanık ve sanık müdafii yönünden tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde hükmü veren dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturup, hakime onaylatma veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe verilmesi, yada cezaevi idaresine müracat edip tutanak tutturmak veya bu hususta dilekçe gönderilmek suretiyle, YARGITAY'DA TEMYİZ YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE,
Mağdur ......'ya yönelik yağma ve hürriyetten alıkoyma suçları yönünden verilen kararın, 5271 Sayılı CMK.nun 280/2-a maddesi gereğince KESİN mahiyette olmak üzere, 05/03/2020 tarihinde mütalaaya uygun olarak oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/03/2020 (¤¤)