(5237 S. K. m. 32, 142) (5271 S. K. m. 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdanı kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Hafif düzeyde zeka geriliği tıbbi kanısı konulan sanık ..... hakkında Bursa ATK Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 23/10/2017 tarihli raporda, sanığın ceza ehliyetinin tam olduğu belirtilmesine rağmen, aynı hekim tarafından düzenlenen 29/06/2018 tarihli raporda, sanığın ceza sorumluluğunun tam olmadığı ve TCK'nın 32/2. Maddesi kapsamında kaldığının belirtildiği anlaşılmakla, iki rapor arasındaki çelişkileri gidermek ve sanığın atılı bina içinde muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığının tespiti bakımından Adli Tıp Kurumundan ya da Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nden kurul raporu alınması gerektiği halde, Bursa ATK Şube Müdürlüğü'nce tek hekim tarafından düzenlenen çelişkili raporlar ile yetinilerek sanığın hükümlülüğüne karar verilmiş olması,
2-Alt sınırı beş yıl hapis cezasını gerektiren TCK'nın 142/2-h maddesi kapsamındaki nitelikli hırsızlık suçundan yargılanan suça sürüklenen çocuk .....'ın bizzat duruşmada hazır edilerek iddianame okunduktan sonra savunmasının alınması gerektiği ve talimat yasağı bulunduğu gözetilmeden, hakkında çıkarılan yakalama kararına istinaden Ankara Batı 10. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 2018/158 değişik iş numarası üzerinden alınan savunması ile yetinilip yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle, CMK'nın 289/1-e maddesinde öngörülen ''duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması'' şeklindeki kesin hukuka aykırılık halinin bulunması,
3-Suça konu ATV motorunun çalındığı yerin bina veya binanın eklentisi niteliğinde olup olmadığının tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, mahallinde keşif yapıldıktan sonra aldırılacak bilirkişi raporuna veya fotoğraflı krokiye göre hırsızlık suç vasfının belirlenmesi gerekmesine rağmen, yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması,
4-Yapılacak keşif neticesinde suça konu yerin bina veya binanın eklentisi niteliğinde olması durumunda, sanık ve suça sürüklenen çocuklar hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan ihbarda bulunularak, kamu davası açılması halinde dosyalar birleştirildikten sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
5-Sanık ..... hakkında nitelikli hırsızlık suçundan belirlenen 7 yıl 6 ay hapis cezasından TCK'nın 32/2. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldığında cezanın 6 yıl 3 ay yerine 5 yıl 15 ay, bu cezadan TCK'nın 168/2. maddesi gereğince 1/2 oranında indirim yapıldığında cezanın 3 yıl 1 ay 15 gün yerine 2 yıl 13 ay 15 gün, bu cezadan da TCK'nın 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldığında cezanın 2 yıl 7 ay 7 gün yerine 1 yıl 19 ay 7 gün olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
6-Suça sürüklenen çocuklar hakkında nitelikli hırsızlık suçundan belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezasından TCK'nın 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldığında cezanın 2 yıl 1 ay yerine 1 yıl 13 ay olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
7-"Zorunlu Kapalılık" başlığını taşıyan 5271 sayılı CMK'nın 185. maddesinin "sanık 18 yaşını doldurmamış ise duruşma kapalı yapılır; hüküm de kapalı duruşmada açıklanır" hükmünü içerdiği, suça sürüklenen çocuk .....'un 11/05/2001 doğumlu olup halen 18 yaşından küçük olduğu, bu nedenle duruşmaların kapalı yapılıp hükmün de kapalı oturumda açıklanması gerekmesine rağmen, 4, 7 ve 8. celselerin kapalı yerine açık yapılması ve hükmün de açık duruşmada açıklanması suretiyle CMK'nın 185. maddesine aykırı davranılması,
8-15-18 yaş grubu içerisinde yer alan suça sürüklenen çocuk ..... hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1. maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmamış ve aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmama gerekçesinin kararda gösterilmemiş olması,
Hukuka aykırı olup, Cumhuriyet Savcısı, sanık ..... müdafisi, ssç Mehmet müdafisi ve ssç ..... müdafisinin istinaf istemleri bu nedenle yerinde görülmekle, CMK'nın 280/1-e ve 289/1-e maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA,
Ceza miktarı yönünden aleyhe istinaf olmadığından, CMK'nın 283/1. maddesi gereğince sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan ceza miktarı itibariyle KAZANILMIŞ HAKLARININ SAKLI TUTULMASINA,
Dosyanın, yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 5271 sayılı CMK'nın 284 ve 286/1. maddeleri gereğince KESİN olmak üzere, 06/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)