Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmekle ;
Vicdanı kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mağdurun 26/12/2018 tarihinde kollukta alınan ifadesinde " .....şahıs motor ile kaçmaya çalıştı ve ben motoru arka tarafından tutmak istedim, ancak şahıs beni sürükledi ben yere düştüm ve şahısta uzaklaştı" şeklinde beyanda bulunduğu, dosya kapsamında bulunan mağdura ait adli raporda sol elinde hassasiyet olduğunun belirtildiği, bu haliyle eylemin TCK'nın 148. maddesinde düzenlenen yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağı hususunda delillerin takdiri için görevsizlik kararı verilerek dosyanın üst derece görevli ağır ceza mahkemesine gönderilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesinin CMK'nın 289/1-d maddesindeki " Mahkemenin kanuna aykırı olarak davaya bakmaya kendini görevli veya yetkili görmesi" şeklindeki kesin hukuka aykırılık halini oluşturduğu, sanığın istinaf talebinin bu itibarla yerinde olduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e ve 289/1-d maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
CMK'nın 283/1. Maddesi uyarınca, sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dosyanın, yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 5271 sayılı CMK'nın 284 ve 286/1. maddeleri gereğince KESİN olmak üzere, 13/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)