Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile 15/10/2018 tarihli kararda yasa yolu gösterilirken "hükümlü ve/veya tutuklu olan sanığın bulunduğu cezaevi müdürlüğüne verilecek dilekçe ile istinaf başvuru hakkının bulunduğu" belirtilmeyerek sanığın yasa yolunda yanıltılması nedeniyle, sanığın istinaf isteminin yasal süresinde olduğu kabul edilerek, suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdanı kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hükmün gerekçe kısmında sanığın TCK'nın 245/1. maddesi yerine 245/2. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiğinin yazılması, maddi hata niteliğinde kabul edilerek sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Mahkemenin kararında, yukarıda eleştirilen husus dışında usule ve esasa ilişkin hükmü etkileyecek nitelikte hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksikliğin olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanığın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince KESİN mahiyette olmak üzere, 21/01/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)