(5271 S. K. m. 37, 231, 233) (7201 S. K. m. 10, 21)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar sonrasında denetim süresinin başlayabilmesi için kararın usulüne uygun olarak kesinleşmesi gerekmektedir. Bu kapsamda kararın tarafların huzurunda verilmesi halinde tefhimle, yokluklarında verilmesi durumunda ise 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na uygun olarak tebliği ile kararın içeriğini öğrenmeleri ve bu şekilde yasal yollara başvurma haklarını kullanmalarına imkân sağlanması gerekmektedir. CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca sanığın denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediğinden veya yükümlülüğe uymadığından bahisle hükmün açıklanması ancak usulüne uygun olarak kesinleşmiş kararlarda söz konusu olabilecektir.
Öte yandan mağdur ve şikayetçinin, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı, kovuşturma aşamasında ise mahkeme başkanı veya hâkim tarafından usulüne uygun olarak çağrılıp dinlenmesi gerekmektedir.
Mahkemece kovuşturma aşamasının başlangıcı olan iddianamenin kabulünden sonra duruşma günü belirlenip, duruşmada hazır bulunması gereken kişilerden olduğundan tereddüt bulunmayan mağdur ve şikayetçi veya vekilleri duruşmaya davet edilmelidir. Bu davet CMK'nın 37 ve 233. maddeleri uyarınca kural olarak 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre çağrı kağıdıyla yapılacaktır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Bilinen adreste tebligat" başlıklı 10/1. maddesine göre: "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır." 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine 11/01/2011 tarihinde 6099 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle eklenen 2. fıkrada: "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." denilmektedir.
Bu kapsamda müştekiye yapılan tebligatın usulüne uygun olup olmadığını ve kararın usulüne uygun olarak kesinleşip kesinleşmediğini irdelemek gerekmektedir.
Bursa 2. Çocuk Mahkemesi'nin 2012/546 Esas ve 2013/328 Karar sayılı dosyasında, tensiben müşteki adına duruşma gün ve saatini bildirir davetiye çıkarılmasına karar verildiği, ancak davetiyenin müştekinin o tarihteki mernis adresine doğrudan tebliğe çıkarıldığı; bu davetiyenin, adresin kapalı olması nedeniyle Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince mahalle muhtarına tebliğ edildiği, müştekinin duruşmaya gelmemesi üzerine müştekinin dinlenmesine ilişkin ara karardan vazgeçilerek müştekinin yokluğunda karar verildiği, gerekçeli kararın müştekiye tebliğ edilmediği ve 21/05/2013 tarihi itibariyle kararın kesinleştirme işlemlerinin yapıldığı görülmektedir.
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan müştekiye, kanun yoluna başvurma hakkını kullanılabilmesi için yargılama sonucunda verilen kararın 5271 sayılı CMK'nın 35. maddesi uyarınca tebliği gerekmesine rağmen tebliğ edilmediği, dosya içerisinde müştekinin usulsüz de olsa Tebligat Kanunu'nun 32. maddesine göre kararın içeriğinden haberdar olduğuna dair herhangi bir bilgi ve belge de bulunmadığı,
CMK'nın 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına karar verilen Bursa 2. Çocuk Mahkemesi'nin 2012/546 Esas ve 2013/328 Karar sayılı dosyasında müştekinin doğrudan mernis adresine yapılan tebligatın ve gerekçeli kararın müştekiye tebliğ edilmemesinin 5271 sayılı CMK'nın 35/2. maddesi ve Tebligat Kanunu hükümlerine aykırı olduğu, bu durumda suça sürüklenen çocuk ..... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın henüz kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle denetim süresinin de başlamadığı, dolayısıyla CMK'nın 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının da yasal olarak mümkün olmadığı, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu,
Ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılığın, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olup, duruşma açılmaksızın anılan maddeler gereğince düzeltilmesi mümkün görüldüğünden, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303. maddelerinin verdiği yetkiye istinaden;
Bursa 2. Çocuk Mahkemesi'nin 08/03/2019 tarihli, 2019/26 Esas ve 2019/109 Karar sayılı ilamının tamamıyla KALDIRILMASINA,
''Suça sürüklenen çocuk ..... hakkında Bursa 2. Çocuk Mahkemesi'nin 07/05/2013 tarihli, 2012/546 Esas ve 2013/328 Karar sayılı ilamıyla açıklanması geri bırakılan hükmün AÇIKLANMASINA YER OLMADIĞINA,
Yapılan yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına,''
Karar verilmek sureti ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca KESİN olarak, 10/01/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)