(5395 S. K. m. 35) (5237 S. K. m. 50, 52) (5271 S. K. m. 280)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Suç tarihi itibarıyla suça sürüklenen çocuğun 12-15 yaş arasında bulunduğu, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35/1-3. maddesi gereğince sosyal inceleme raporu aldırılması, sosyal inceleme yaptırılmaması halinde ise bunun gerekçesinin kararda gösterilmesi gerekmekte ise de; suça sürüklenen çocuğun karar ve istinaf inceleme tarihi itibarıyla 18 yaşını bitirdiği, belirtilen eksikliğin telafisinin suça sürüklenen çocuğun yaşı itibarıyla imkansız bulunduğu ve dosyaya katkı sağlamayacağı anlaşıldığından, sosyal inceleme raporu aldırılmamış olması istinaf sebebi olarak kabul edilmemiş, eleştirilmekle yetinilmiştir.
Yukarıda eleştirilen hususlar dışında;
Mahkemenin kararında, usule ve esasa ilişkin hükmü etkileyecek nitelikte hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksikliğin olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan suça sürüklenen çocuk müdafisinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olup sair itirazların reddine;
Ancak;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesinde yer alan, “... fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, suçun işlendiği tarih itibarıyla 18 yaşını ikmal etmeyen ve adli sicil kaydına göre, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının, TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca yasal zorunluluk nedeniyle seçenek yaptırıma çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı olup, suça sürüklenen çocuğun istinaf talebinin bu yönüyle kabulüne, ancak; bu hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden CMK'nın 303/1 ve 280/1-d maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak;
1)Suça sürüklenen çocuk .... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün A-4. bendi hükümden ÇIKARTILARAK yerine:
''4- Suça sürüklenen çocuğun suçu işlediği tarihte 18 yaşını doldurmadığı ve suç tarihi itibariyle daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olduğu anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuğa verilen kısa süreli hapis cezasının TCK'nın 50/3. maddesi gereğince takdiren ADLİ PARA CEZASINA ÇEVRİLMESİNE,
5- Suça sürüklenen çocuğun ekonomik ve sosyal durumu nazara alınarak suça sürüklenen çocuğa verilen adli para cezası TCK’nın 52/2. maddesi gereğince bir günü takdiren 20,00 TL’den hesap edilerek suça sürüklenen çocuğun 300 gün karşılığı olarak 6.000,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
6- Suça sürüklenen çocuğa verilen adli para cezasının suça sürüklenen çocuğun ekonomik durumu da dikkate alınarak TCK'nın 52/4. maddesi gereğince birer ay ara ile 24 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde kalan kısmın muaccel hale geleceği ve tamamının tahsil edileceğinin, adli para cezasının ödenmemesi halinde 5275 sayılı Kanunun 106/4-11. maddeleri gereğince 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanuna göre işlem yapılacağının ihtarına (suça sürüklenen çocuğa ihtarat yapılamadı),
7- Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen cezanın niteliği gereği TCK’nın 51 ve 53. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına'' paragraflarının EKLENMESİ,
2)Suça sürüklenen çocuk .... hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükmün B-4. bendi hükümden ÇIKARTILARAK yerine:
''4- Suça sürüklenen çocuğun suçu işlediği tarihte 18 yaşını doldurmadığı ve suç tarihi itibariyle daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olduğu anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuğa verilen kısa süreli hapis cezasının TCK'nın 50/3. maddesi gereğince takdiren ADLİ PARA CEZASINA ÇEVRİLMESİNE,
5- Suça sürüklenen çocuğun ekonomik ve sosyal durumu nazara alınarak suça sürüklenen çocuğa verilen adli para cezası TCK’nın 52/2. maddesi gereğince bir günü takdiren 20,00 TL’den hesap edilerek suça sürüklenen çocuğun 150 gün karşılığı olarak 3.000,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
6- Suça sürüklenen çocuğa verilen adli para cezasının suça sürüklenen çocuğun ekonomik durumu da dikkate alınarak TCK'nın 52/4. maddesi gereğince birer ay ara ile 24 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde kalan kısmın muaccel hale geleceği ve tamamının tahsil edileceğinin, adli para cezasının ödenmemesi halinde 5275 sayılı Kanunun 106/4-11. maddeleri gereğince 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanuna göre işlem yapılacağının ihtarına (suça sürüklenen çocuğa ihtarat yapılamadı),
7- Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen cezanın niteliği gereği TCK’nın 51 ve 53. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına,'' paragraflarının EKLENMESİ suretiyle, 7188 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a,d maddeleri gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca KESİN olarak, 10/01/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)