Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2009-3-107 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 09-35/891-214
Karar Tarihi : 6.8.2009
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI(Başkan V.) 10
Üyeler : Mehmet Akif ERSİN, Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı
KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat ÇETİNKAYA,
Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER: Meltem BAĞIŞ AKKAYA, Ebru İNCE
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : Büyükçekmece Birleşik Esnaf ve Sanatkarlar Odası
Dizdariye Mahallesi Fevzi Çakmak Caddesi No:1
Büyükçekmece/İstanbul 20
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA YAPILAN:
Carrefoursa Carrefour Sabancı Ticaret Merkezi A.Ş.
Beylikdüzü Londra Asfaltı Mevkii Yakuplu Büyükçekmece/İstanbul
Migros Ticaret A.Ş.
Beylikdüzü Mevkii Büyükçekmece/İstanbul
Kiler Alışveriş Hizmetleri Gıda San. Tic. A.Ş.
Mimaroba Kavşağı Mimar Sinan Mah. 30
Büyükçekmece/İstanbul
Ergüner Tüketim Maddeleri Ticaret Ltd. Şti.
Fatih Mah. Cengiz Topel Cad. Büyükçekmece/İstanbul
Uyum Gıda İhtiyaç Maddeleri San. Tic. A.Ş.
Beykop 1. Bölge 2. Cad. İnciler Çarşısı
Büyükçekmece/İstanbul
Irmaklar Gıda San. Tic. Paz. Ltd. Şti. 40
Ulus Mah. Erguvan Sok. Tepecik Beldesi
Büyükçekmece/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Büyükçekmece, Beylikdüzü ve Esenyurt ilçelerindeki zincir
marketlerin pazar güçlerini kullanmak suretiyle küçük çaplı bölge esnafının
faaliyetlerini zorlaştırdıkları iddiası.
09-35/891-214
2
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Şikayet dilekçesinde özetle; Büyükçekmece, Beylikdüzü ve
Esenyurt ilçelerinde faaliyet gösteren zincir marketlerin (Carrefoursa Carrefour Sabancı
Ticaret Merkezi A.Ş., Migros Ticaret A.Ş., Kiler Alışveriş Hizmetleri Gıda San. Tic. A.Ş., 50
Ergüner Tüketim Maddeleri Ticaret Ltd. Şti., Uyum Gıda İhtiyaç Maddeleri San. Tic. A.Ş.,
Irmaklar Gıda San. Tic. Paz. Ltd. Şti.) sahip oldukları pazar gücünü çeşitli kampanya ve
hizmetler sunmak suretiyle kullanarak küçük çaplı bölge esnafının faaliyetlerini
zorlaştırdıkları ve dolayısıyla anılan esnafın zincir marketlere yönelen satışlar nedeniyle
zor durumda oldukları idddia edilmektedir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 4.6.2009 tarih ve 3921 sayı ile intikal eden
başvuru üzerine hazırlanan 26.6.2009 tarih 2009-3-107/İİ-09-MBA sayılı İlk İnceleme
Raporu Rekabet Kurulu’nun 1.7.2009 tarih ve 09-31/673-M sayılı toplantısında
görüşülmüş ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde bir 60
soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, Kanun’un 40/1.
maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. İlgili karar uyarınca yapılan
inceleme sonucunda düzenlenen 28.7.2009 tarih ve 2009-3-107/ÖA-09-MBA sayılı
Önaraştırma Raporu 28.7.2009 tarih, REK.0.07.00.00-110/199 sayılı Başkanlık önergesi
ile 09-35 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; şikâyete konu teşebbüs davranışlarının
4054 sayılı Kanun’un 4. veya 6. maddesi kapsamında bir ihlal oluşturmadıkları,
teşebbüsler hakkında 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma
açılmasına gerek olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığı ifade edilmiştir. 70
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
I.1.1. Şikâyete Konu Eylemler
Büyükçekmece Birleşik Esnaf ve Sanatkârlar Odası tarafından Büyükçekmece,
Beylikdüzü ve Esenyurt bölgesinde faaliyet gösteren zincir marketlere ilişkin olarak
yapılan başvuruda şikâyet muhatabı zincir marketlerin; 80
- Sahip oldukları pazar gücü dolayısıyla “zararına satış” benzeri promosyonlu satışlarla
küçük çaplı bölge esnafının üstlenemeyeceği tarzda indirim uygulamaları
gerçekleştirdikleri,
- Mal alımında sahip oldukları yüksek alım gücünü kendi markalarını taşıyan ürünleri
(private label) ucuza temin etmekte kullandıkları ve bu ürünleri düşük fiyattan tüketiciye
sunarak kendilerine avantaj sağladıkları,
- Anılan bölgede kendilerine bağlı yavru marketler açmak suretiyle mahalle, sokak gibi
küçük yerleşim yerlerine kadar ulaştıkları,
- Tüketicilere sundukları servis taşımacılığı hizmeti ile de faaliyet alanlarını ve müşteri
kitlesini genişlettikleri, bu durumun küçük çaplı bölge marketlerinin yanı sıra 90
taşımacılıkla iştigal eden bölge esnafının da faaliyetlerini olumsuz yönde etkilediği
iddia edilerek anılan zincir marketlerin bu yollarla tüketici talebini kendilerine
yönlendirerek bölge esnafını pazar dışına ittikleri belirtilmektedir.
09-35/891-214
3
I.1.2. Sektöre İlişkin Değerlendirme
Organize perakende sektörü ülkemizde 1990’lı yıllardan itibaren hızlı bir gelişim
sürecine girmiş, bu gelişimle birlikte perakendecilik sektöründe son yıllarda önemli bir
yapısal dönüşüm yaşanmaya başlanmıştır. Şikâyette yer verilen konular da esas olarak 100
küçük ölçekli perakendecilerin perakende sektöründe yaşanılan dönüşüm dolayısıyla
karşılaştıkları sorunları yansıtır nitelikte olup; söz konusu değişim ile ilgili olarak T.C
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından Büyük Mağazalar Kanun Tasarısı Taslağı
hazırlanmış, söz konusu metne yönelik olarak Rekabet Kurulu’nca 4054 sayılı Kanun’un
nihai amacının tüketici refahını artırmak olduğu noktasından hareketle oluşturulan görüş
Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü’ne iletilmiştir. Bu noktada, kararın
devamında perakende sektöründeki eğilim ve gelişme ile ilgili olarak anılan görüşte de
yer verilen aşağıdaki hususlara değinmek yerinde olacaktır.
Perakende sektöründe 1990’lı yıllarda başlayan ve günümüzde hızlanarak devam eden 110
söz konusu yapısal dönüşüm paralelinde organize perakende kanalı olarak
nitelendirilebilecek zincir market, hipermarket ve süpermarketlerin tüketici harcamaları
içindeki payı artmakta; bakkal, kasap, manav gibi geleneksel kanalın payı ise
azalmaktadır. Bu değişimin başlıca sebebi tüketici alışkanlıklarındaki değişiklik
paralelinde organize perakende kanalının tüketicilere tek duraklı alışveriş imkânı
sağlamasıdır. Bu alışveriş türünde geleneksel kanalın sunduğu tamamlayıcı alışveriş
türünden farklı olarak ürünler yüksek çeşitlilik ve çoğu zaman düşük fiyatla ekstra
hizmetler eşliğinde sunulmaktadır.
Organize perakende kanalı tarafından sunulan ürün ve hizmet yelpazesinin genişliği 120
anılan teşebbüslerin pazarda tutunmada önemli unsurların başında gelen ölçek ve
kapsam ekonomilerinden ciddi boyutta yararlanmalarından kaynaklanmaktadır.
Organize perakende kanalı üyeleri sahip oldukları yüksek satın alma potansiyeli
neticesinde, arz ettikleri ürünleri bakkal veya market gibi küçük ölçekli işletmelere göre
daha avantajlı koşullarda, daha düşük fiyattan temin edebilmektedirler. Tedarik
sürecinde elde ettikleri bu maliyet avantajını depolama, pazarlama, satış sonrası
hizmetler gibi alanlardaki üstünlükleri ile birleştiren zincir marketler; bu itibarla tüketiciye
ihtiyacı olan ürünlere satış öncesi ve sonrası ekstra hizmetler eşliğinde yüksek çeşitlilik
ve düşük fiyattan sahip olma imkânını sunmakta ve bu yönüyle toplumsal refahı artırıcı
işlev görmektedirler. 130
Sermaye yoğun işletme niteliğindeki organize perakende kanalında gözlemlenen
gelişme paralelinde perakendecilik sektöründe yaşanan rekabet artmaktadır. Tüketiciler
için yapılan yarış sektördeki teşebbüslerin ürünlerini tüketici tercihlerini yansıtır nitelikte
yüksek çeşitlilik ve uygun koşullarda, satış öncesi ve sonrasına yayılan geniş hizmet
yelpazesi eşliğinde sunmalarını zorunlu kılmaktadır. Sektördeki eğilimin önümüzdeki
dönemde de aynı doğrultuda kuvvetlenerek devam etmesi ve tek duraklı alışveriş ile
tamamlayıcı alışveriş arasındaki ayrımın belirginleşmesi beklenmektedir.
140
09-35/891-214
4
I.2. Hukuki Değerlendirme
4054 sayılı Kanun’un Kapsam başlıklı 2. maddesi çerçevesinde “…mal ve hizmet
piyasalarında faaliyet gösteren ya da bu piyasaları etkileyen her türlü teşebbüsün
aralarında yaptığı rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve
kararlar ile piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye kullanmaları…”
Kanun kapsamında rekabet ihlali olarak kabul edilmektedir.
4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddelerinde iki farklı ana rekabet ihlali biçimi 150
düzenlenmiştir. 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi birden fazla sayıda teşebbüsün
aralarında anlaşma, uyumlu eylem veya teşebbüs birliği kararı neticesinde rekabet ihlali
gerçekleştirmelerini yasaklarken, 6. madde hâkim durumdaki bir teşebbüsün bu
durumunu kötüye kullanmasını yasaklamaktadır.
Şikâyete konu iddialarla ilgili olarak gerek başvuru sahibi ile yapılan görüşmeler gerekse
yürütülen inceleme neticesinde şikâyet muhatabı teşebbüsler arasında rekabetçi
unsurları etkilemeye yönelik herhangi bir anlaşma veya uyumlu eylemi işaret eder
nitelikte bulguya rastlanılmamıştır. Bu bağlamda, bahsi geçen teşebbüs davranışlarının
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. 160
Diğer taraftan teşebbüslerin tek taraflı olarak gerçekleştirdikleri rekabet ihlali niteliğindeki
davranışlar ise 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında ele alınabilir. 6. madde
kapsamında bir ihlalin ortaya çıkabilmesi için “hâkim durum”un ve “kötüye kullanma”
eyleminin birlikte bulunması şarttır. Dolayısıyla, her iki unsuru bir arada bulundurmayan
bir eylemin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün
değildir.
Büyükçekmece Birleşik Esnaf ve Sanatkârlar Odası tarafından, organize perakende
sektöründe faaliyet gösteren teşebbüslerin sahip oldukları pazar gücünü kullanmak 170
suretiyle geleneksel perakende kanalında yer alan küçük ölçekli esnaf faaliyetlerini
zorlaştırdıkları yönünde yapılan şikâyette yer alan iddialar aşağıda Kanun’un 6. maddesi
kapsamında değerlendirilmiştir.
I.2.1. Zararına Satış ve Benzeri Promosyon Uygulamaları
Şikâyet konusu iddialardan ilki zincir marketlerin, geniş bir hizmet yelpazesi dâhilinde
“zararına satış” ve benzeri promosyonlar vasıtasıyla küçük ölçekli işletmeleri pazar
dışına ittikleridir. Anılan satış uygulamasının 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi
kapsamında bir kötüye kullanma hali olarak değerlendirilmesi ancak davranışın bir 180
“yıkıcı fiyatlandırma” stratejisi olduğunun tespiti ile mümkündür.
Yıkıcı fiyatlandırma stratejisi; hâkim durumda bulunan teşebbüsün, genellikle rakiplerini
pazar dışına itmek amacıyla, maliyetinin altında fiyata satış yapması olarak
tanımlanabilir. Bir eylemin yıkıcı fiyatlandırma olarak nitelendirilebilmesi için dört unsurun
varlığı aranmaktadır. Bu unsurlar; eylemi gerçekleştiren teşebbüsün ilgili pazarda hâkim
durumda bulunması, maliyetin altında fiyatlandırma yapması, bu fiyatlandırma
politikasının piyasadaki diğer teşebbüsleri piyasa dışına çıkarma amacı taşıması ya da
09-35/891-214
5
piyasada bu tür bir etki yaratması ve son olarak rakipler piyasa dışına itildikten sonra
fiyat tekrar arttırılarak normalüstü kâr elde etme imkânının bulunmasıdır. Başvuruda 190
belirtilen eylemin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında bir ihlâl olarak
değerlendirilebilmesi için yukarıda sayılan dört unsurun bir arada bulunması
gerekmektedir. Şikâyet konusu “zararına satış” promosyonları ile ilgili olarak başvuru
sahibi Büyükçekmece Birleşik Esnaf ve Sanatkârlar Odası yetkilileri ile çeşitli tarihlerde
görüşülmüş, dışlayıcı nitelikte olduğu iddia edilen davranışın Rekabet mevzuatı
çerçevesinde analiz edilmesi için gerekli olan maliyet altı fiyatlandırma yapan
teşebbüslere ve maliyet altı fiyatlandırma yapılan ürünlere ilişkin bilgi ve belge talebinde
bulunulmuş, ancak ilgililerden bu yönde tatmin edici bir bilgi alınamamış, bahsedilen
nitelikleri haiz nitelikte bir belge de şikâyet sahibince Kurumumuza bu süreçte
iletilmemiştir. Dolayısıyla, Büyükçekmece Birleşik Esnaf ve Sanatkârlar Odası nezdinde 200
şikâyet muhatabı teşebbüslerin bölgedeki diğer teşebbüsleri pazar dışına itme amacı ile
maliyet altında satış yaptığına, yıkıcı fiyatlama stratejisi uyguladığına, dair somut bir bilgi
veya belge olmadığı anlaşılmıştır.
Önaraştırma sürecinde yapılan incelemeler neticesinde şikâyete konu “zararına satış”
promosyonlarının organize perakende kanalı üyesi zincir marketlerin rekabetçi güdülerle
tüketiciler için yaptıkları yarışın doğal sonucu olarak karşımıza çıkan, genellikle belirli
ürünlerde, kısa süreli ve stoklarla sınırlı kampanyalar olduğu görülmüş, bahsedilen
nitelikleri itibarıyla da bu tür satış uygulamalarının rakip teşebbüsleri pazar dışına itme
kapasitesine sahip olmadığı ve bu amacı taşımadığı, dolayısıyla da rekabetçi endişe 210
doğuracak nitelikte olmadığı, aksine tüketicilerin ihtiyaçları olan ürünlere kısa dönemde
dahi olsa daha düşük fiyattan sahip olabilme imkânı sağladığı anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla, söz konusu uygulamanın şikâyet muhatabı zincir marketlerce münferiden
kullanıldığı, kampanyaların yukarıda değinilen nitelikleri itibarıyla rekabeti ortadan
kaldırma amaçlı değil, sektörde yaygın kullanıma sahip bir pazarlama tekniği olduğu
anlaşılmaktadır. Bu itibarla rekabetin oldukça yoğun olduğu perakende sektöründe
kullanılan kısa süreli kampanyaların yıkıcı fiyatlama stratejisi niteliklerini haiz
uygulamalar olmadıkları kanaatine varılmıştır. Bu doğrultuda, şikayet konusu “zararına
satış” ve benzeri kısa süreli promosyon iddialarının 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi
kapsamında bir ihlal olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. 220
I.2.2. Özel Marka Taşıyan Ürünlerin Temin ve Satışı
Şikâyete konu iddialardan ikincisi zincir marketlerin sermaye yoğun yapıları itibarıyla
sahip oldukları pazar gücünü kendi markalarını taşıyan ürünleri (private label) üretici
konumundaki firmalara ürettirmek ve ucuza temin etmek için kullandıkları, küçük ölçekli
esnafın ise tüketiciye satışı diğer ürünlere kıyasla daha düşük fiyattan gerçekleştirilen
söz konusu ürünleri temin ve satış imkânları olmamasından dolayı faaliyetlerinin
zorlaştığıdır.
230
Zincir marketlerin kendi markalarını taşıyan ürünleri satışa sunmaları tüketicilerin yüksek
çeşitlilik ve uygun fiyat yönündeki tercihleri doğrultusunda, sektörde artan rekabetle
birlikte ortaya çıkan bir gelişme olarak karşımıza çıkmaktadır. Söz konusu ürünlerin
satışı, tüketiciye ihtiyaçlarını geniş bir ürün yelpazesinden uygun fiyata karşılama imkânı
vermesinin yanı sıra zincir marketin özel markalı bu ürünlerin üretimleri ile ilgili garanti
09-35/891-214
6
vermelerinden dolayı da tüketicilerin satın aldıkları ürünle ilgili kalite kaygıları da
olabildiğince azaltarak tüketici memnuniyetini artırmaktadır.
Tüketicilerin ihtiyaçları olan ürünlere yüksek çeşitlilik ve kalitede, düşük fiyatla sahip
olmaları rekabetten beklenen faydalar arasında olup, şikâyete konu özel markalı ürünler 240
rekabetin anılan faydalarını bünyesinde barındıran uygulamalar olarak karşımıza
çıkmaktadır. Geleneksel perakende kanalının özel markalı ürünleri temin ve satış
imkânının olmaması söz konusu işletmelerin yeterli sermaye ve satış tutarına sahip
olmamalarından kaynaklanmaktadır. Küçük ölçekli işletmelerin bu tür sınırlamalara tabi
olması da geleneksel perakende kanalının bu yöndeki tüketici talebini karşılamakta
yetersiz kalmasına neden olmaktadır. Rekabet hukukunun amacının mal ve hizmet
piyasalarındaki rekabetçi sürecin korunması yoluyla piyasa ekonomisine işlerlik
kazandırarak sosyal faydanın ve ekonomik etkinliğin azamileştirilmesi olduğu
noktasından hareketle, sektörde artan rekabet sonucunda oluşan, tüketici refahını
artırıcı işlev gören söz konusu sürece müdahale edilmesi piyasa ekonomisinin işlerliğine 250
zarar verebilecektir. Dolayısıyla, küçük ölçekli işletmelerin özel markalı ürünlerin temin
ve satışını yapamadığı, bu nedenle zor durumda kaldıkları yönündeki bir iddianın 4054
sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında bir ihlal olarak nitelendirilmesi mümkün değildir.
I.2.3. Zincir Marketlerin Kendilerine Bağlı Yavru Marketleri Faaliyetlerini
Genişletmekte Kullanmaları
Şikâyete konu iddialardan üçüncüsü zincir marketlerin yavru marketler aracılığıyla küçük
yerleşim yerlerine kadar ilerledikleri ve bu yolla faaliyet alanlarını genişlettikleridir.
Rekabet hukukunun piyasa ekonomisine işlerlik kazandırma amacı paralelinde, 260
teşebbüslerin faaliyetleri ile ilgili kararları kendi ekonomik karar alma mekanizmaları
çerçevesinde belirlemeleri, faaliyetlerini ne düzeyde ve hangi bölgede yürüteceklerini
özgürce seçebilmeleri rekabetten beklenen sonucun temini bakımından elzemdir.
Yukarıda yer verildiği üzere perakende sektörü hızlı bir gelişim sürecinden geçmektedir,
bu doğrultuda teşebbüsler artan ve çeşitlenen tüketici taleplerini karşılamak üzere
büyümekte ve pazar penetrasyonlarını artırmaktadırlar. Sektördeki değişim söz konusu
stratejiyi teşebbüsler için karlı ve gelişimleri için gerekli kılmaktadır. Dolayısıyla, zincir
marketlerin yavru marketler aracılığıyla küçük yerleşim yerlerine kadar nüfuz etmeleri
sektördeki gelişim ve teşebbüslerin bağımsız karar alma mekanizmaları ile şekillenen bir 270
süreç olup, söz konusu durumun 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında bir
rekabet ihlali olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
I.2.4. Zincir Marketlerin Ücretsiz Servis Taşımacılığı Uygulaması
Şikâyete konu iddialardan sonuncusu zincir marketlerin müşterilerine ücretsiz servis
taşımacılığı hizmeti vermek suretiyle müşteri kitlelerini genişlettikleri ve bu yolla küçük
ölçekli işletmeleri zor durumda bıraktıkları, ayrıca söz konusu hizmet dolayısıyla bölgede
taşımacılıkla iştigal eden esnafın da faaliyetlerinin zorlaştırıldığıdır.
280
“Sektöre İlişkin Değerlendirme” bölümünde de açıklandığı üzere, perakendecilik
sektöründeki yapısal dönüşüm paralelinde artan rekabet, teşebbüslerin gerek sundukları
09-35/891-214
7
ürünlerde gerekse bu ürünlerle ilgili satış öncesi ve sonrası hizmetlerde artan ve gelişen
tüketici tercihleri doğrultusunda hareket etmelerini pazarda tutunma sürecinde elzem
kılmaktadır. Şikâyet konusu ücretsiz servis taşımacılığı hizmeti; zincir marketlere
erişimde sıkıntı yaşayan (örneğin hususi araçları olmayan) tüketicilerin tek duraklı
alışveriş imkânına sahip olmaları bakımından faydalı, maliyetleri açısından büyük
ölçekte faaliyette bulunmaları gereken zincir marketler açısından ise iktisadi ve rasyonel
gerekçeleri olan bir hizmet olarak değerlendirilmektedir.
290
Şikâyete konu ücretsiz servis taşımacılığı hizmeti, sektörde tüketici tercihleri
doğrultusunda şekillenen rekabet ve yapısal dönüşümün doğal sonuçları olarak
karşımıza çıkmakta olup; anılan davranışın 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi
kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.
Büyükçekmece Birleşik Esnaf ve Sanatkârlar Odası tarafından yapılan başvuruda
şikâyete konu esas hususun organize kanalın geleneksel perakende aleyhine büyümesi
nedeniyle küçük ölçekli işletmelerin duyduğu endişe ve rahatsızlık olduğu
anlaşılmaktadır.
300
Rekabet hukukunun amacı mal ve hizmet piyasalarındaki rekabetçi sürecin korunması
yoluyla piyasa ekonomisine işlerlik kazandırarak toplumsal refah ve ekonomik etkinliğin
azamileştirilmesidir. Toplumsal refahın azamileştirilmesi hususunda ise belirleyici
unsurun tüketici refahı olduğu üzerinde dünya rekabet otoriteleri arasında mutabakat
olduğu belirtilmelidir. Organize perakende kanalının tüketici refahı üzerindeki olumlu
katkısı ise yadsınamaz bir gerçektir.
Diğer yandan rekabet hukukunda rekabetçi sürecin korunması ile rakiplerin
korunmasının kastedilmediği belirtilmelidir. Kurul’un Büyük Mağazalar Kanun Tasarısı
Taslağı’na yönelik görüşünde de belirtildiği üzere, rekabetin mal ve hizmet piyasalarında 310
faaliyet gösteren teşebbüsler arasında sürdürülen ve özgürce ekonomik kararlar
alınabilmesi prensibine dayanan bir yarış olduğu dikkate alındığında, söz konusu yarış
sonucunda verimsiz olan ya da günümüz koşullarına uyum sağlayamayan ekonomik
birimlerin yarış dışında kalması doğal karşılanmalıdır. Dolayısıyla, perakendecilik
sektöründeki küçük ölçekli satış noktalarının bir kısmının artan rekabet karşısında
kapanma noktasına gelmesi, bütün dünyada olduğu gibi gerek teknolojik değişimlerin
getirdiği avantajlar gerekse diğer etkenler yoluyla tüketici tercihlerinin değişmiş
olmasından kaynaklanmaktadır.
Öte yandan; organize perakende sektörünün küçük ölçekli perakendeciler aleyhine 320
büyüyor olmasının, esnaf faaliyetlerinin tamamen ortadan kalkması sonucunu da
yaratmayacağı belirtilmelidir. Zira sunulan ürün ve hizmetlerde farklılaşarak uzmanlaşma
suretiyle perakendecilik sektörünün bir bölümünün yine münhasıran küçük ölçekli
perakendecilere ait olmaya devam etmesi beklenmektedir.
Dolayısıyla, şikâyet konusu teşebbüs davranışlarının bir kötüye kullanma halini
içermediği, gerek kısa gerekse uzun dönemde rekabeti ortadan kaldıracak ve/veya
toplumsal refahı azaltacak nitelikte olmadığı aksine teşebbüslerin tüketiciler için yaptığı
yarışın tüketici tercihleri doğrultusunda oluşan rekabetin sonucu olduğu kanaatine
09-35/891-214
8
varılmıştır. 4054 sayılı Kanun’un nihai amacının tüketici refahını artırmak olduğu dikkate 330
alındığında, şikâyete konu sürece müdahale etmenin Kanun’un ruhuna ve prensiplerine
aykırı olacaktır. Bu doğrultuda anılan teşebbüs davranışlarının 4054 sayılı Kanun’un 4.
veya 6. maddesi kapsamında bir rekabet ihlali olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
Başvuru konusu iddialara ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca
Carrefoursa Carrefour Sabancı Ticaret Merkezi A.Ş., Migros Ticaret A.Ş., Kiler Alışveriş 340
Hizmetleri Gıda San. Tic. A.Ş., Ergüner Tüketim Maddeleri Ticaret Ltd. Şti., Uyum Gıda
İhtiyaç Maddeleri San. Tic. A.Ş. ve Irmaklar Gıda San. Tic. Paz. Ltd. Şti. hakkında
soruşturma açılmasına gerek bulunmadığına, şikayetin reddine OYBİRLİĞİ ile karar
verilmiştir.
Başkan V.
Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Mehmet Akif ERSİN Doç. Dr. Mustafa ATEŞ İsmail Hakkı KARAKELLE
Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY Murat ÇETİNKAYA Reşit GÜRPINAR
Full & Egal Universal Law Academy