AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KAYITTAN DÜŞÜRÜLME KARARI VE
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru No: 52116/11
Muhammet Sait ÇAKIR/TÜRKİYE
(bk. ekteki tablo)
Başkan
Arnfinn Bårdsen,
Hâkimler
Darian Pavli,
Peeter Roosma,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı vekili Liv Tigerstedt’in katılımıyla, 3 Eylül 2020 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölümü), yukarıda belirtilen 20 Temmuz 2011 tarihli başvuruyu dikkate alarak gerçekleştirdiği müzakerelerin ardından aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAY VE USUL
Başvuran hakkındaki ayrıntılı bilgiler, ekte bulunan tabloda yer almaktadır.
Başvuran, Mahkeme önünde, İstanbul Barosuna bağlı Avukat H. Ersöz tarafından temsil edilmiştir.
Başvuranın, Sözleşme’nin 5. maddesinin 3 ve 4. fıkralarına bağlı olarak tutukluluğun süresine ve tutukluluğa itiraz etmek için etkin bir başvuru yolu bulunmadığına ilişkin olarak ileri sürdüğü şikâyetler, Türk Hükümetine (“Hükümet”) bildirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Hükümet, bu şikâyetlerle ileri sürülen konuların çözüme kavuşturulması amacıyla, Mahkemeyi, tek taraflı bir deklarasyon metni sunmayı tasavvur ettiği hakkında bilgilendirmiştir. Hükümet ayrıca, Mahkemeyi Sözleşmenin 37. maddesi uyarınca, başvuruyu kayıttan düşürmeye davet etmiştir.
Hükümet, Sözleşme’nin 5. maddesinin 4. fıkrası açısından ileri sürülen, tutukluluğa etkin şekilde itiraz edebilmek için başvuru yolu bulunmadığına ilişkin şikâyeti kabul etmiştir. Hükümet, başvurana ekte bulunan tabloda yeniden düzenlenen miktarın ödenmesini önermiş ve Mahkemeyi başvuruyu Sözleşmenin 37. maddesinin 1. fıkrasının c) bendi uyarınca, kayıttan düşürmeye davet etmiştir. Bu meblağ, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden Türk lirasına çevrilecek ve uygulanabilir her türlü vergiden muaf tutulacaktır. Bu meblağ, verilen Mahkeme kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde ödenecektir. Belirtilen süre içerisinde ödenmediği takdirde, Hükümet, sürenin sona erdiği tarihten söz konusu meblağın fiili olarak ödenmesine kadar geçen süre zarfında, Avrupa Merkez Bankasının anılan dönem için geçerli olan marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklemek suretiyle belirlenecek basit faizi uygulayacağını taahhüt etmektedir.
Bu ödeme, davanın kesin olarak sona ermesini sağlayacaktır.
Tek taraflı deklarasyonda öne sürülen şartlar, 6 Temmuz 2020 tarihinde başvurana bildirilmiştir. Mahkeme, başvuranın, deklarasyonun içerdiği şartları kabul etmediğini belirttiği 9 Temmuz 2020 tarihli cevaben sunduğu yazı Mahkeme’ye ulaşmıştır.
Mahkeme, Sözleşmenin 37. maddesinin 1. fıkrasının c) bendinin, aşağıda belirtilen durumda, bir davayı kayıttan düşürebileceğini hatırlatmaktadır:
“ (...) Mahkemenin saptadığı herhangi bir başka gerekçeden ötürü, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmezse.”
Mahkeme böylelikle, bu hüküm gereğince, başvuranların davanın incelemesinin devam etmesi konusundaki isteklerine rağmen, davalı Hükümetin tek taraflı deklarasyonuna dayanarak, başvuruları kayıttan düşürülebileceğini belirtmiştir (bk. özellikle, Tahsin Acar/Türkiye (öncelikli sorun) [BD], No. 26307/95, §§ 7577, AİHM 2003-VI).
Mahkeme’nin tutukluluğa itiraz etmek için etkin başvuru yolu bulunmaması konusundaki içtihatları, açık ve oldukça fazladır (örneğin bk. Cahit Demirel/Türkiye, no. 18623/03, §§ 29-34, 7 Temmuz 2009 ve Altınok/Türkiye, no. 31610/08, §§ 34-61, 29 Kasım 2011).
Mahkeme, Hükümetin deklarasyonunda yer alan imtiyazların niteliğini ve tazminat olarak önerilen meblağı (ki bu meblağ benzer davalarda ödenen meblağlara uygundur) göz önünde bulundurarak, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden bulunmadığı kanaatine varmaktadır (Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi).
Mahkeme ayrıca, yukarıda yapılan değerlendirmeler ışığında, Sözleşme ve Protokolleri tarafından güvence altına alınan insan haklarına saygının, başvurunun öte yandan incelenmesine devam edilmesine gerek olmadığı kanaatine varmaktadır (Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrası in fine (son cümlesi))
Mahkeme son olarak, Hükümet’in tek taraflı deklarasyonundaki taahhütleri yerine getirmemesi halinde Sözleşme’nin 37. § 2. maddesi uyarınca başvurunun yeniden kayıt altına alınabileceğinin altını çizmektedir (Josipović/Sırbistan, (k.k.) no.18369/07, 4 Mart 2008).
Yukarıda belirtilenler dikkate alınarak, Sözleşmenin 5. maddesinin 4. fıkrasına ilişkin şikâyetle ilgili olarak, bu başvurunun kayıttan düşürülmesi gerekmektedir.
Ayrıca Hükümet, Sözleşme’nin 5. maddesinin 3. fıkrası bakımından başvuran tarafından maruz kalınan tutukluluğun süresine ilişkin şikâyetle ilgili olarak, başvuranın Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (“CMK”) 141. maddesiyle öngörülen tazminat yoluna başvurabileceğini belirtmektedir. Hükümet, başvuranın yukarıda belirtilen hükme dayanarak tazminat davası açabileceği ve açmış olması gerektiği kanaatindedir. Mahkeme bu bağlamda, başvuranın tutukluluğunun serbest bırakılmasıyla sona erdiğini kaydetmektedir. Mahkeme, somut olayda tutukluluğun süresiyle ilgili olarak, ulusal hukuk sisteminin, başvurana, CMK’nın 141. maddesi açısından Devlete karşı tazminat davası açabileceği bir başvuru yolu sunduğunu gözlemlemektedir (Demir/Türkiye (k.k.), no. 51770/07, §§ 17-35, 16 Ekim 2012). Hâlbuki Mahkeme, ilgilinin, bu türden bir davayı açmamış olmasına ilişkin gerekçeleri ikna edici şekilde açıklamaksızın, bu imkândan faydalanmadığını kaydetmektedir. Dolayısıyla Mahkeme, başvuranın bu hükme dayanan bir talebi ulusal mahkemelere sunması gerektiği, ancak bunu yapmadığı kanaatindedir.
Dolayısıyla Mahkeme, Hükümetin itirazını kabul etmekte ve Sözleşme’nin 35. maddesinin 1. ve 4. fıkraları uyarınca, iç hukuk yollarının tüketilmemiş olduğu gerekçesiyle, Sözleşme’nin 5. maddesinin 3. fıkrasına ilişkin şikâyeti reddetmektedir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Sözleşme’nin 5. maddesinin 4. fıkrasına ilişkin şikâyetlerle ilgili olarak, davalı Hükümetin deklarasyonunda bulunan ifadelerin ve verilen taahhütlere riayet edilmesini sağlamak için öngörülen özel koşulların dikkate alınmasına;
Sözleşmenin 37. maddesinin 1. fıkrasının c) bendi gereğince, başvurunun bu kısmının kayıttan düşürülmesine;
Başvurunun geri kalan kısmının kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar, Fransızca dilinde tanzim edilmiş olup, 24 Eylül 2020 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Liv Tigerstedt Arnfinn Bårdsen
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Vekili Başkan
EK
Sözleşme’nin 5. maddesinin 3 ve 4. fıkralarına ilişkin şikâyetlerle ilgili başvuru
(tutukluluğun süresi ve tutukluluğa itiraz etmek için etkin başvuru yolu bulunmaması)
Başvuru No ve Tarihi
Başvuranın Adı ve Doğum Tarihi
Hükümetin Deklarasyonunun Alındığı Tarih
Başvuranın Cevabının Alındığı Tarih
Maddi ve Manevi Zararlar ile Masraf ve Giderler için verilmesine hükmedilen meblağ
(avro)[1]
52116/11
20.07.2011
Muhammet Sait ÇAKIR
27.06.1988
26.06.2020
09.07.2020
450
[1]Başvuran tarafından ödenmesi gereken her türlü vergiden hariç olmak üzere.
Full & Egal Universal Law Academy