AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no. 13105/15
Ahmet ÇALIŞKAN / TÜRKİYE
ve diğer 2 başvuru
(bk. ekli liste)
Başkan
Jon Fridrik Kjølbro,
Hâkimler
Marko Bošnjak,
Aleš Pejchal,
Valeriu Griţco,
Branko Lubarda,
Pauliine Koskelo,
Saadet Yüksel
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla 1 Aralık 2020 tarihinde Daire halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
Ekli tabloda belirtilen tarihlerde yapılan yukarıda anılan başvuruları göz önünde bulundurarak,
Gerçekleştirilen müzakerelerin ardından aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAY VE OLGULAR
1. Başvuran tarafların listesi ekte yer almaktadır.
Davanın Koşulları2. Davanın kendine özgü koşulları, başvuranlar tarafından ifade edildiği şekilde, aşağıdaki gibi özetlenebilir.
3. 10 Ağustos 2014 tarihinde Cumhurbaşkanlığı seçimi için oylama yapılmıştır.
Başvuru No. 13105/15 (Ahmet Çalışkan)4. Başvuran Ahmet Çalışkan, Yüksek Seçim Kurulu’na, Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin adaylık başvurusunda bulunmuştur.
5. Yüksek Seçim Kurulu 3 Temmuz 2014 tarihinde, gereken yasal şartların bazılarını karşılamadığı gerekçesiyle ilgilinin adaylık başvurusunu reddetmiştir. Yüksek Seçim Kurulu, siyasi bir parti tarafından ya da en az yirmi milletvekilinin teklifi ile aday gösterilebileceği değerlendirmesinde bulunmuştur. Başvuran Ahmet Çalışkan, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunmuştur.
6. Anayasa Mahkemesi 4 Kasım 2014 tarihinde, Cumhurbaşkanlığı seçiminin, Anayasa ve Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 3. maddesi anlamında “yasama organının seçimi” ile ilgili olmadığı gerekçesiyle, bu başvuruyu, konu bakımından (ratione materiae) yetkisizlik nedeniyle reddetmiştir.
Başvuru No. 16707/15 (Ercan Erdem)7. Başvuran Ercan Erdem, Yüksek Seçim Kurulu’na, Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin adaylık başvurusunda bulunmuştur.
8. Yüksek Seçim Kurulu 30 Haziran 2014 tarihinde, gereken yasal şartların bazılarını karşılamadığı gerekçesiyle ilgilinin adaylık başvurusunu reddetmiştir. Yüksek Seçim Kurulu, siyasi bir parti tarafından ya da en az yirmi milletvekilinin teklifi ile aday gösterilebileceği kanaatine varmıştır. Başvuran Ercan Erdem, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunmuştur.
9. Anayasa Mahkemesi 17 Şubat 2015 tarihinde, Cumhurbaşkanlığı seçiminin, Anayasa ve Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 3. maddesi anlamında “yasama organının seçimi” ile ilgili olmadığı gerekçesiyle, bu başvuruyu, konu bakımından (ratione materiae) yetkisizlik nedeniyle reddetmiştir.
Başvuru No. 34381/15 (Ercan Erdem)10. Yüksek Seçim Kurulu 8 Haziran 2014 tarihinde, bir adayın, Cumhurbaşkanlığı seçimine katılmak için yerine getirmesi gereken yasal koşulları belirlemiştir. Bilhassa, belediye meclis üyelerinin mevcut görevlerinden istifa etmeleri gerekmekteydi.
11. Başvuran Ercan Erdem 25 Haziran 2014 tarihinde Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunarak, belediye meclis üyeliğinden istifa etmesi halinde, Cumhurbaşkanlığı seçiminde başarısız olması durumunda görevine geri dönmesinin mümkün olamayacağı iddiasında bulunmuştur.
12. Anayasa Mahkemesi 29 Mayıs 2015 tarihinde, Cumhurbaşkanlığı seçiminin, Anayasa ve Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 3. maddesi anlamında “yasama organının seçimi” ile ilgili olmadığı gerekçesiyle, bu bireysel başvuruyu, konu bakımından (ratione materiae) yetkisizlik nedeniyle reddetmiştir.
İlgili İç Hukuk KurallarıAnayasa (23 Temmuz 1995 tarihli ve 4121 sayılı ve 3 Ekim 2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunlar ile değiştirilen)13. Olayların meydana geldiği dönemde yürürlükte olan Anayasa’nın ilgili hükümleri aşağıdaki şekildedir:
II. Seçme, seçilme ve siyasî faaliyette bulunma hakları
Madde 67
“Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak, seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasî parti içinde siyasî faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir.
Seçimler ve halkoylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılır. Ancak, yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının oy hakkını kullanabilmeleri amacıyla kanun, uygulanabilir tedbirleri belirler.
(...)
Bu hakların kullanılması kanunla düzenlenir.
(...)”
E. Seçimlerin genel yönetim ve denetimi
Madde 79 § 1
“Seçimler, yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılır.
Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikayet ve itirazları inceleme ve kesin karara bağlama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin seçim tutanaklarını ve Cumhurbaşkanlığı seçimi tutanaklarını kabul etme görevi Yüksek Seçim Kurulunundur. Yüksek Seçim Kurulunun kararları aleyhine başka bir mercie başvurulamaz.
Yüksek Seçim Kurulunun ve diğer seçim kurullarının görev ve yetkileri kanunla düzenlenir.
Yüksek Seçim Kurulu yedi asıl ve dört yedek üyeden oluşur. Üyelerin altısı Yargıtay, beşi Danıştay Genel Kurullarınca kendi üyeleri arasından üye tamsayılarının salt çoğunluğunun gizli oyu ile seçilir. Bu üyeler, salt çoğunluk ve gizli oyla aralarından bir başkan ve bir başkanvekili seçerler.
Yüksek Seçim Kuruluna Yargıtay ve Danıştaydan seçilmiş üyeler arasından ad çekme ile ikişer yedek üye ayrılır. Yüksek Seçim Kurulu Başkanı ve Başkanvekili ad çekmeye girmezler.
Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların halkoyuna sunulması, Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi işlemlerinin genel yönetim ve denetimi de milletvekili seçimlerinde uygulanan hükümlere göre olur.”
VII. Yasama Yetkisi
Madde 7
“Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.”
VIII. Yürütme yetkisi ve görevi
Madde 8
“Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.”
II. Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri
A. Genel olarak
Madde 87
“Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri, kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak; Bakanlar Kurulunu ve bakanları denetlemek; Bakanlar Kuruluna belli konularda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi vermek; bütçe ve kesinhesap
kanun tasarılarını görüşmek ve kabul etmek; para basılmasına ve savaş ilânına karar vermek; milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilânına karar vermek ve Anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerine getirmektir.”
B. Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi
Madde 88
“Kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekilleri yetkilidir.
Kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esasları İçtüzükle düzenlenir.”
C. Kanunların Cumhurbaşkanınca yayımlanması
Madde 89
“Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince kabul edilen kanunları onbeş gün içinde yayımlar.
Yayımlanmasını kısmen veya tamamen uygun bulmadığı kanunları, bir daha görüşülmek üzere, bu hususta gösterdiği gerekçe ile birlikte aynı süre içinde, Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderir. Cumhurbaşkanınca kısmen uygun bulunmama durumunda, Türkiye Büyük Millet Meclisi sadece uygun bulunmayan maddeleri görüşebilir. Bütçe kanunları bu hükme tâbi değildir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, geri gönderilen kanunu aynen kabul ederse, kanun Cumhurbaşkanınca yayımlanır; Meclis, geri gönderilen kanunda yeni bir değişiklik yaparsa, Cumhurbaşkanı değiştirilen kanunu tekrar Meclise geri gönderebilir.
Anayasa değişikliklerine ilişkin hükümler saklıdır.”
İkinci Bölüm
Yürütme
I. Cumhurbaşkanı
A. Nitelikleri ve Tarafsızlığı
Madde 101
“Cumhurbaşkanı, kırk yaşını doldurmuş ve yüksek öğrenim yapmış Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliğine sahip Türk vatandaşları arasından, halk tarafından seçilir.
Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir.
Cumhurbaşkanlığına Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri içinden veya Meclis dışından aday gösterilebilmesi yirmi milletvekilinin yazılı teklifi ile mümkündür. Ayrıca, en son yapılan milletvekili genel seçimlerinde geçerli oylar toplamı birlikte hesaplandığında yüzde onu geçen siyasi partiler ortak aday gösterebilir.
Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği sona erer.”
B. Seçimi
Madde 102
“Cumhurbaşkanı seçimi, Cumhurbaşkanının görev süresinin dolmasından önceki altmış gün içinde; makamın herhangi bir sebeple boşalması halinde ise boşalmayı takip eden altmış gün içinde tamamlanır.
Genel oyla yapılacak seçimde, geçerli oyların salt çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur. İlk oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamayı izleyen ikinci pazar günü ikinci oylama yapılır. Bu oylamaya, ilk oylamada en çok oy almış bulunan iki aday katılır ve geçerli oyların çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur.
İkinci oylamaya katılmaya hak kazanan adaylardan birinin ölümü veya seçilme yeterliğini kaybetmesi halinde; ikinci oylama, boşalan adaylığın birinci oylamadaki sıraya göre ikame edilmesi suretiyle yapılır. İkinci oylamaya tek adayın kalması halinde, bu oylama referandum şeklinde yapılır. Aday, geçerli oyların çoğunluğunu aldığı takdirde Cumhurbaşkanı seçilmiş olur.
Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar görev süresi dolan Cumhurbaşkanının görevi devam eder.
Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin usûl ve esaslar kanunla düzenlenir.”
C. Görev ve yetkileri
Madde 104
“Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir.
Bu amaçlarla Anayasanın ilgili maddelerinde gösterilen şartlara uyarak yapacağı görev ve kullanacağı yetkiler şunlardır:
a) Yasama ile ilgili olanlar:
Gerekli gördüğü takdirde, yasama yılının ilk günü Türkiye Büyük Millet Meclisinde açılış konuşmasını yapmak,
Türkiye Büyük Millet Meclisini gerektiğinde toplantıya çağırmak,
Kanunları yayımlamak,
Kanunları tekrar görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri göndermek,
Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları gerekli gördüğü takdirde halkoyuna sunmak,
Kanunların, kanun hükmündeki kararnamelerin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün, tümünün veya belirli hükümlerinin Anayasaya şekil veya esas bakımından aykırı oldukları gerekçesi ile Anayasa Mahkemesinde iptal davası açmak,
Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin yenilenmesine karar vermek,
b) Yürütme alanına ilişkin olanlar:
Başbakanı atamak ve istifasını kabul etmek,
Başbakanın teklifi üzerine bakanları atamak ve görevlerine son vermek,
Gerekli gördüğü hallerde Bakanlar Kuruluna başkanlık etmek veya Bakanlar Kurulunu başkanlığı altında toplantıya çağırmak,
Yabancı devletlere Türk Devletinin temsilcilerini göndermek, Türkiye Cumhuriyetine gönderilecek yabancı devlet temsilcilerini kabul etmek,
Milletlerarası andlaşmaları onaylamak ve yayımlamak,
Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanlığını temsil etmek,
Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar vermek,
Genelkurmay Başkanını atamak,
Millî Güvenlik Kurulunu toplantıya çağırmak,
Millî Güvenlik Kuruluna Başkanlık etmek,
Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu kararıyla sıkıyönetim veya olağanüstü hal ilân etmek ve kanun hükmünde kararname çıkarmak,
Kararnameleri imzalamak,
Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli kişilerin cezalarını hafifletmek veya kaldırmak,
Devlet Denetleme Kurulunun üyelerini ve Başkanını atamak,
Devlet Denetleme Kuruluna inceleme, araştırma ve denetleme yaptırtmak,
Yükseköğretim Kurulu üyelerini seçmek,
Üniversite rektörlerini seçmek,
c) Yargı ile ilgili olanlar:
Anayasa Mahkemesi üyelerini, Danıştay üyelerinin dörtte birini, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Askerî Yargıtay üyelerini, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi üyelerini, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerini seçmek.
Cumhurbaşkanı, ayrıca Anayasada ve kanunlarda verilen seçme ve atama görevleri ile diğer görevleri yerine getirir ve yetkileri kullanır.”
D. Sorumluluk ve sorumsuzluk hali
Madde 105
“Cumhurbaşkanının, Anayasa ve diğer kanunlarda Başbakan ve ilgili bakanın imzalarına gerek olmaksızın tek başına yapabileceği belirtilen işlemleri dışındaki bütün kararları, Başbakan ve ilgili bakanlarca imzalanır; bu kararlardan Başbakan ve ilgili bakan sorumludur.
Cumhurbaşkanının resen imzaladığı kararlar ve emirler aleyhine Anayasa Mahkemesi dahil, yargı mercilerine başvurulamaz.
Cumhurbaşkanı, vatana ihanetten dolayı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte birinin teklifi üzerine, üye tamsayısının en az dörtte üçünün vereceği kararla suçlandırılır.”
E. Cumhurbaşkanına vekillik etme
Madde 106
“Cumhurbaşkanının hastalık ve yurt dışına çıkma gibi sebeplerle geçici olarak görevinden ayrılması hallerinde, görevine dönmesine kadar, ölüm, çekilme veya başka bir sebeple Cumhurbaşkanlığı makamının boşalması halinde de yenisi seçilinceye kadar, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cumhurbaşkanlığına vekillik eder ve Cumhurbaşkanına ait yetkileri kullanır.”
16 Nisan 2017 tarihinde yapılan Anayasal referandum14. 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan referanduma ilişkin sonuçlar ve Anayasa değişiklikleri, Cumhuriyet Halk Partisi/Türkiye (k.k.) (no. 48818/17, §§ 1, 2, 15 ve 16, 21 Kasım 2017) kararında yer almaktadır.
15. Anayasa değişiklik teklifine ilişkin on sekiz madde referandumda sunulmuştur. Bu referandum sonrasında, diğerlerinin yanı sıra Anayasa’nın 104 ve 106. maddelerinde değişiklik yapılmıştır. Bilhassa, Türkiye Büyük Millet Meclisindeki milletvekili sayısı 550’den 600’e çıkarılmıştır. Seçilebilirlik yaşı 25’ten 18’e indirilmiştir. Aday olmak isteyen erkek Türk vatandaşlarına askerlik yapmış olma şartı getirilmiştir. Milletvekili görev süresi 4 yıldan 5 yıla çıkarılmış ve Meclis ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin aynı günde yapılmasına karar verilmiştir.
16. Cumhurbaşkanına aşağıdaki yetkiler verilmiştir:
a) Parlamentoyu feshetmek
b) Cumhurbaşkanı yardımcılarını ve bakanlar ile üst kademe kamu yöneticilerini atamak ve görevden almak,
c) Kanunları veto etmek ve Türkiye Büyük Millet Meclisine mesaj vermek,
d) Yürütmeye ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarmak,
e) Hâkim ve Savcılar Kurulunun üyelerini ve Anayasa Mahkemesi üyelerini atamak,
f) Milli güvenlik politikalarını belirlemek ve gerekli tedbirleri almak,
g) Olağanüstü hal ilan etmek,
h) Devlet bütçesini hazırlamak.
17. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının siyasi tarafsızlık şartı da kaldırılmıştır; bu durum, Cumhurbaşkanının aynı zamanda siyasi bir partinin üyesi ya da lideri olabileceği anlamına gelmekteydi. Başbakanlık makamı kaldırılmıştır.
ŞİKÂYETLER
Başvuru No. 13105/15 (Ahmet Çalışkan)18. Başvuran Ahmet Çalışkan, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 3. maddesine dayanarak, 10 Ağustos 2014 tarihli Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olma hakkından yoksun bırakıldığını iddia etmektedir. Başvuran, bu bağlamda Sözleşme’ye Ek 12 No.lu Protokol’ün 1. maddesini de ileri sürmektedir.
Başvuru No. 16707/15 (Ercan Erdem)19. Başvuran Ercan Erdem, Sözleşme’nin 11. maddesine ve Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 3. maddesine dayanarak, 10 Ağustos 2014 tarihli Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olma hakkından yoksun bırakıldığını iddia etmektedir. Başvuran, bu bağlamda Sözleşme’nin 14. maddesini ve 12 No.lu Protokolün 1. maddesini de ileri sürmektedir.
Başvuru No. 34381/15 (Ercan Erdem)20. Başvuran Ercan Erdem, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 3. maddesine dayanarak, 10 Ağustos 2014 tarihli Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olma hakkından yoksun bırakıldığını iddia etmektedir. Bu bağlamda başvuran, Anayasa Mahkemesi’nin “yasama organı” kavramını sınırlı şekilde yorumladığını ve Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 3. maddesiyle öngörülen hakkın özünü ihlal ettiğini ileri sürmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Başvuruların Birleştirilmesi21. Mahkeme, benzer olay ve olgular ile şikâyetler ile ilgili olan ve Sözleşme bağlamında aynı hukuki konuları ileri süren üç başvuruyu, İç Tüzüğü’nün 42. maddesinin 1. fıkrası uyarınca birleştirmeye karar vermektedir.
Sözleşme’nin 11 ve 14. maddeleri ile birlikte Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 3. maddesinin ihlal edildiği iddiası hakkında22. Başvuranlar, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olma hakkından yoksun bırakıldıklarını iddia etmektedirler. Başvuranlar, Sözleşme’nin 11 ve 14. maddeleri ile bağlantılı olarak Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 3. maddesini ileri sürmektedirler.
Mahkeme, başvuranların şikâyetlerinin dile getirilme şekli ile dava konusu olay ve olguların seyrini göz önünde bulundurarak, mevcut davalar ile sorulan esas hukuki sorunun yalnızca Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 3. maddesi kapsamına girdiği kanaatine varmaktadır. Bu madde aşağıdaki şekildedir:
“Yüksek Sözleşmeci Taraflar, yasama organının seçilmesinde halkın kanaatlerinin özgürce açıklanmasını sağlayacak şartlar içinde, makul aralıklarla, gizli oyla serbest seçimler yapmayı taahhüt ederler.”
23. Mahkeme, “halkın kanaatlerini özgürce açıklanmasını sağlayacak şartlar içinde”, “makul aralıklarla” ve “gizli oyla” “serbest” seçimler yapmayı öngören Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 3. maddesinin, seçme ve seçilme öznel haklarını içerdiğini hatırlatmaktadır. Bu haklar, önemli olmakla birlikte mutlak değillerdir. Ancak 3. madde, bu hakları açık terimlerle düzenlemeden sadece tanımlamakla yetindiği için, “zımni sınırlamalara” yer bırakmaktadır (Mathieu-Mohin ve Clerfayt/Belçika, 2 Mart 1987, § 52, A serisi no 113) ve Sözleşmeci Devletler bu konuda geniş takdir yetkisine sahiplerdir (Podkolzina/Letonya, no. 46726/99, § 33, AİHM 2002-II, Ekoglasnost/Bulgaristan, no. 30386/05, § 58, 6 Kasım 2012, ve Dicle ve Sadak/Türkiye, no. 48621/07, §§ 77-78, 16 Haziran 2015).
24. Avrupa İnsan Hakları Komisyonu, daha önceki iki davada, Devlet Başkanının sahip olduğu ayrıcalıkların, onu, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 3. maddesi anlamında “yasama organı” olarak değerlendirilmesine yol açamayacağına karar vermiştir (Baškauskaitė/Litvanya, no. 41090/98, 21 Ekim 1998 tarihli Komisyon kararı ve Habsburg-Lothringen/Avusturya, no. 15344/89, 14 Aralık 1989 tarihli Komisyon kararı, Kararlar ve Raporlar 64, p 211).
25. Mahkeme bunun yanı sıra, 1 No.lu Protokol’ün 3. maddesinin Cumhurbaşkanlığı seçimlerine uygulanma olasılığını göz ardı etmemektedir. Bu hükmün, “gerçekten demokratik bir siyasi sistemin” karakteristik bir ilkesine yer verdiğini ve böyle bir sistemin, Sözleşme’nin uygulandığı topraklarda var olup olmadığına karar vermek için, yalnızca belirli bir organın bütünüyle yasama yetkilerini değil, fakat aynı zamanda bu organın, yasama sürecinin tamamında oynadığı rolü de dikkate alması gerektiğini hatırlatmaktadır. İlgili Devlet Başkanının görevleri, yasama sürecini başlatmayı ve kanunları kabul etmeyi de içeriyorsa ya da yasaların kabul edilmesini kontrol etme veya ana yasama organlarını kontrol etme şeklinde geniş imtiyazlar kapsadığının tespit edilmesi durumunda, Devlet Başkanının, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 3. maddesi anlamında “yasama organı” olduğu ileri sürülebilir (Boškoski/Eski Yugoslav Makedonya Cumhuriyeti (k.k.), no. 11676/04, AİHM 2004‑VI, The Georgian Labour Party /Gürcistan (k.k.), no. 9103/04, 22 Mayıs 2007 ve Luis Filipe Brito Da Silva Guerra ve Maria Manuela de Sousa Magno/Portekiz (k.k.), no. 26712/06 ve 26720/06, 17 Haziran 2008).
26. Mahkeme, yukarıda anılan Boškoski, The Georgian Labour Party ve Luis Filipe Brito Da Silva Guerra ve Maria Manuela de Sousa Magno davalarında, bir yandan, Cumhurbaşkanının yasama sürecini başlatma veya kanunları kabul etme yetkisi bulunmadığını; öte yandan, kanun metinlerinin kabul edilmesini kontrol etme konusunda önemli yetkilere veya yasama sürecinin başlatılması ve kanunların kabul edilmesi sürecinin ait olduğu ana organları kontrol etme hakkına sahip olmadığını tespit etmektedir. Bu nedenle, Cumhurbaşkanının görev ve yetkilerinin, Devletin “yasama organının” bir parçası olarak görülmesi gerektiği şeklinde olmadığına karar vermiştir.
27. Mahkeme, mevcut başvurular ile ilgili olarak, başvuranların şikâyetlerinin, olayların meydana geldiği dönemde yani Cumhurbaşkanlığı seçim tarihi olan 10 Ağustos 2014’te, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına Anayasa ile verilen görev ve yetkiler ile ilgili olduğunun altını çizmektedir. 16 Nisan 2017 tarihli referandum sonrasında, Anayasanın bazı maddelerinde değişiklik yapıldığı ve Cumhurbaşkanına yeni görev ve yetkiler verildiğini hatırlatmaktadır (daha geniş bilgi için, bk. yukarıda anılan Cumhuriyet Halk Partisi kararı ve yukarıda 15, 16 ve 17. paragraflar).
28. Başvuranlar mevcut davada 10 Ağustos 2014 tarihli Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmak için Anayasa’nın 101. maddesi gereğince yerine getirilmesi gereken koşullar bağlamında şikâyetler ileri sürmemektedirler. Bilhassa başvuranlar, Yüksek Seçim Kurulu tarafından, söz konusu Cumhurbaşkanlığı seçiminde adaylık başvurusunda bulunmak için gereken yasal koşulları karşılamadıkları yönünde ortaya konulan gerekçelere itiraz etmemektedirler (karşılaştırınız, aday ya da seçim listesi sunulması için gereken imza sayısı ile ilgili olarak Federación nacionalista canaria/İspanya (k.k.), no. 56618/00, AİHM 2001‑VI, ve sertifikaların ve imzaların sunulması için gerekli koşullar ile bunları ibraz etmek için kanunla öngörülen süre ile ilgili yukarıda anılan Luis Filipe Brito Da Silva Guerra ve Maria Manuela de Sousa Magno kararı).
29. Mahkeme, bunun yanı sıra, olayların meydana geldiği tarihte, yani 16 Nisan 2017 tarihli referandum öncesinde yürürlükte olan Anayasa hükümlerinden, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının kanun teklif etme yetkisi bulunmadığının anlaşıldığını kaydetmektedir. Yasama yetkisi Ulusal Meclise, Meclisi oluşturan milletvekillerine ve Bakanlar Kuruluna ait olup devredilemezdi (Anayasa’nın 87 ve 88. maddeleri). Cumhurbaşkanının, Ulusal Meclis tarafından kabul edilmelerinin ardından kanunları yayımlama yetkisi bulunmaktaydı. Kanunu tekrar görüşülmek üzere Ulusal Meclise gönderebilse de, Ulusal Meclis tarafından kabul edilen kanunu denetleme yetkisine sahip değildi. Ulusal Meclis tarafından kabul edilen kanunları veto etme hakkı da bulunmamaktaydı (Anayasanın 89. maddesi). Kanun metinlerinin kabul edilmesini kontrol etme şeklinde önemli yetkilere sahip değildi. Ayrıca, Başbakan ve ilgili Bakanların, Anayasa gereğince yalnızca Cumhurbaşkanı tarafından imzalanan bazı işlemler haricinde, kararlarını birlikte imzalamaları gerekmekteydi. Dolayısıyla bu, Cumhurbaşkanının değil, söz konusu Bakanların sorumluluğu idi (Anayasanın 105. maddesi). Bazı üst düzey devlet görevlileri atama yetkisine sahip olsa da, Cumhurbaşkanının, Devleti temsil etme gibi sade bir rolü bulunmaktaydı. Örneğin, Ulusal Meclisi feshetme veya Hükümeti denetleme yetkisi bulunmamaktaydı.
30. Dolayısıyla, bu değerlendirmeler ışığında ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının düzenli aralıklarla ve gizli oyla seçilmesine rağmen, Mahkeme, Cumhurbaşkanının görev ve yetkilerinin, 16 Nisan 2017 tarihli referandumda kabul edilmesinden önceki haliyle, onu, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 3. maddesi anlamında “yasama organının” bir parçası olarak görülebileceği şeklinde olmadığını değerlendirmektedir. Bu nedenle, Anayasa Mahkemesi gibi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının “yasama organının” bir parçası olmadığı sonucuna varmıştır. Mahkeme, başvuranların iddia ettiklerinin aksine, Anayasa Mahkemesi’nin, “yasama organı” kavramını daraltıcı biçimde yorumlamadığı kanaatine varmaktadır.
31. Sonuç olarak, bu şikâyet, Sözleşme’nin 35. maddesinin 3. fıkrasının a) bendi anlamında Sözleşme hükümleriyle konu yönünden (ratione materiae) bağdaşmamaktadır ve Sözleşme’nin 35. maddesinin 4. fıkrası uyarınca reddedilmelidir.
Diğer ihlal iddiaları hakkında32. Başvuranlar, Cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olma hakkından yoksun bırakılarak, ulusal makamların Sözleşme’ye Ek 12 No.lu Protokol’ün 1. maddesini ihlal ettiklerini iddia etmektedirler.
33. Mahkeme, Türkiye’nin 12 No.lu Protokol’ü onaylamadığını tespit etmektedir.
34. Sonuç olarak, bu şikâyet, Sözleşme’nin 35. maddesinin 3. fıkrasının a) bendi anlamında Sözleşme hükümleriyle kişi yönünden (ratione personae) bağdaşmamaktadır ve Sözleşme’nin 35. maddesinin 4. fıkrası uyarınca reddedilmelidir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvuruların birleştirilmesine;
Başvuruların kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar, Fransızca dilinde tanzim edilerek, 7 Ocak 2021 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan Bakırcı Jon Fridrik Kjølbro
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan
EK
No.
Başvuru No.
Davanın adı
Başvuru tarihi
Başvuran
Doğum Tarihi
İkamet Yeri
Uyruk
1
13105/15
Çalışkan / Türkiye
06.04.2015
Ahmet ÇALIŞKAN
1951
Ankara
Türk
2
16707/15
Erdem / Türkiye
27.03.2015
Ercan ERDEM
1956
İstanbul
Türk
3
34381/15
Erdem / Türkiye
01.07.2015
Ercan ERDEM
1956
İstanbul
Türk