Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2011-1-257 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 12-08/228-59
Karar Tarihi : 23.02.2012
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE,
Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Dr. Murat ÇETİNKAYA,
Reşit GÜRPINAR, Prof. Dr. Metin TOPRAK 10
B. RAPORTÖRLER : Şamil PİŞMAF, Emine TOKGÖZ, Başak ARSLAN
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : Timuçin Plastik Ambalaj Petrol Ürünleri Otomotiv San. Ltd. Şti.
Yenidoğan Mah. Atatürk Blv. No:33 Talas/Kayseri
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILAN : Can Aslan Petrolcülük San. A.Ş.
Temsilcisi: Av. Vedat GÜNEŞ
Çakmak Mah. İkbal Cad. Dinç Sok. No:28 Ümraniye/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Can Aslan Petrolcülük San. A.Ş. tarafından yapılan dikey
anlaşma ve çeşitli uygulamalar yoluyla 4054 sayılı Kanun'un ve 2002/2 sayılı 20
Tebliğ'in ihlal edildiği iddiası.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 28.11.2011 tarihinde 8119 sayı ile giren
başvuru üzerine hazırlanan, 05.01.2012 tarih ve 2011-1-191/İİ-12-389.ŞP sayılı İlk
İnceleme Raporu’nun görüşülmesi sonucunda önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
İlgili karar uyarınca düzenlenen, 17.02.2012 tarih ve 2011-1-257/ÖA sayılı Önaraştırma
Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. İDDİALARIN ÖZETİ: Yapılan başvurularda özetle, Can Aslan Petrolcülük San. A.Ş.
(Can Aslan Petrol)’nin şikâyetçi ile yaptığı dikey anlaşmanın ve çeşitli uygulamaların
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ile 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara
İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’ne aykırı olduğu iddia edilmektedir. 30
H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, dosya konusu dikey anlaşmaya ilişkin olarak
Can Aslan Petrol hakkında 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma
açılmasına gerek olmadığı; buna karşın Kurulun geçmiş tarihli kararları da dikkate
alınarak, 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, taraflara
gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 60 gün içinde aralarındaki dikey anlaşmayı
sonlandırmaları, aksi takdirde haklarında 4054 sayılı Kanun çerçevesinde işlem
başlatılacağı yönünde görüş bildirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Konu ile İlgili Mevzuat Hükümleri, Danıştay ve Rekabet Kurulu Kararları
2002/2 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinde üretim ve dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde 40
faaliyet gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya hizmetin alımı,
satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmalar “dikey anlaşma” olarak
tanımlanmaktadır. Tebliğ’in 3. maddesinde rekabet etmeme yükümlülüğü “alıcının
anlaşma konusu mal veya hizmetlerle rekabet eden mal veya hizmetleri üretmesini,
satın almasını, satmasını ya da yeniden satmasını engelleyen doğrudan veya dolaylı
her türlü yükümlülük” olarak ifade edilmiştir. Tebliğ’in 5(a) maddesinde ise, Tebliğ ile
12-08/228-59
2
tanınan muafiyetin anlaşmalarda alıcıya getirilen belirsiz süreli veya süresi beş yılı aşan
rekabet etmeme yükümlülüğüne uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.
Bunun yanında anılan Tebliğ’in 5. maddesinde, anlaşmalardaki rekabet etmeme
yükümlülüğüne veya bu yükümlülüğün anlaşmanın asli bir parçası olduğu hallerde 50
anlaşmanın tamamına yönelik olarak getirilen beş yıllık grup muafiyeti sınırına ilişkin
olarak bir istisnai durum düzenlenmiştir. Söz konusu hüküm, “Alıcının anlaşmaya dayalı
faaliyetlerini sürdürürken kullanacağı tesisin mülkiyeti arazi ile birlikte veya alıcı ile
bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden sağlanan bir üst hakkı çerçevesinde sağlayıcıya
ait ise yahut alıcı bu faaliyetini sağlayıcının alıcı ile bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden
elde ettiği bir ayni veya şahsi kullanım hakkının konusu olan bir tesiste sürdürecekse,
alıcıya getirilen rekabet etmeme yükümlülüğü, söz konusu tesisin alıcı tarafından
kullanıldığı süreye bağlanabilir; şu kadar ki, rekabet etmeme yükümlülüğü, bu sürenin
beş yılı aşan kısmı bakımından, sadece alıcının söz konusu tesiste yürüteceği faaliyetini
kapsar.” şeklindedir. 60
2002/2 sayılı Tebliğ’in açıklanmasına ilişkin Kılavuz’un 39. paragrafında ise, Tebliğ’in 5.
maddesinde dikey anlaşmalardaki rekabet etmeme yükümlülüklerine yönelik olarak
düzenlenen istisna konusunda, “Tebliğ’in 5 inci maddesi ile getirilen bu istisna,
“öncelikle ve özellikle” ilişkinin başlangıcından itibaren üçüncü şahıslardan ayni ya da
şahsi haklar kapsamında taşınmazın kullanma ve/veya yararlanma hakkının alınması ve
bunu müteakiben tesisin bizzat sağlayıcı tarafından işletilmesi ya da
kullanma/yararlanma hakkı veren ile hiçbir bağlantısı olmayan şahıslarla bayilik
ilişkisinin kurulması ile sınırlıdır. Muafiyet kapsamındaki beş yıllık süre dolmadan;
faaliyetlerin sona erdirilmesi, devralma vb. yollarla dikey anlaşmanın taraflarında
değişiklik ortaya çıkması halinde muafiyetten yararlanılabilecek sürenin uzaması söz 70
konusu değildir.” şeklinde açıklama yer almaktadır.
Söz konusu hüküm ve açıklamalar irdelendiğinde, bahse konu istisnadan
yararlanmanın, öncelikle iki koşuldan birinin varlığına bağlı olduğu görülmektedir. Buna
göre alıcı (bayi) anlaşmaya dayalı faaliyetini:
- ya doğrudan veya alıcıyla hiçbir bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden sağlanan bir üst
hakkı çerçevesinde sağlayıcıya (dağıtıcıya) ait tesis (akaryakıt istasyonu) üzerinde,
- ya da bizzat sağlayıcı tarafından alıcıyla hiçbir bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden
elde edilen bir ayni veya şahsi kullanım hakkına konu bir tesiste
sürdürmelidir.
Bunun yanı sıra anılan Kılavuz’da açıkça belirtildiği gibi, taraflar arasındaki dikey 80
ilişkinin istisna hükmünden yararlanabilmesi için, söz konusu ilişkinin en baştan itibaren
yukarıda belirtilen koşullara uygun olarak kurulması gerekmektedir. Nitekim Total/Akdağ
dosyasında, Rekabet Kurulu kararına karşı Danıştay 13. Dairesinin E.2006/1604 esas
numarasına kayden açılan dava sonucunda verilen 13.05.2008 tarih ve K.2008/4196
sayılı kararın gerekçesi, bu değerlendirmeyi haklı kılmaktadır. Söz konusu kararda
özetle; dağıtıcının bayiyle kurmuş olduğu hukuki ilişkinin yani taraflar arasındaki dikey
anlaşmanın temelinin işletme sözleşmesi ve kira sözleşmesi olmak üzere iki
sözleşmeye dayandığı belirtildikten sonra, Yüksek Mahkeme’nin, bayilik sözleşmesi de
dahil olmak üzere anlaşmanın unsurlarında sonradan oluşacak değişikliklerin değil,
anlaşmanın en baştan itibaren 2002/2 sayılı Tebliğ’e uygun olarak kurulup 90
kurulmadığının dikkate alınması ve değerlendirmenin bu çerçevede yapılması
gerektiğine işaret ettiği görülmektedir.
Bunun yanında konunun akaryakıt sektörü özelinde ayrı bir önemi de bulunmaktadır.
Şöyle ki; akaryakıt sektöründe akaryakıt istasyonu olmaksızın istasyonlu bayilik faaliyeti
yürütülememesi nedeniyle, dağıtım firmalarının ve bayilerin yürüttükleri ticari faaliyet ile
istasyon arasında sıkı bir ilişki söz konusudur. Bu nedenle, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5.
12-08/228-59
3
maddesinde sayılan özel durum bir yana bırakılırsa, beş yıllık rekabet yasağı süresinin
esasen; “bir dağıtıcının bir istasyonu tek seferde yapacağı sözleşmeler yoluyla diğer
dağıtıcıların faaliyetine kapatabileceği üst sınır” olarak yorumlanması gerekmektedir.
Diğer taraftan, Danıştayın ve Kurulumuzun konuyla ilgili olarak daha önce almış olduğu 100
kararlar ile de sabit olduğu üzere, intifa, tapuya şerh edilmiş kira veya benzer etkiye
sahip sözleşmeler, bayi üzerindeki rekabet etmeme yükümlülüğünün süresinin 2002/2
sayılı Tebliğ ile düzenlenen beş yıllık üst sınırı fiili olarak aşmasına neden olmaktadır.
Bu bakımdan, bayilik sözleşmeleri ve bunlarla bağlantılı intifa, kira gibi sözleşmelerin,
aralarındaki hukuki ve iktisadi ilişki nedeniyle tek bir anlaşma olarak 2002/2 sayılı
Tebliğ’e uygunluklarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu çerçevede Kurulumuzun akaryakıt sektöründe dağıtım şirketleri ile bayileri arasında
yapılan dikey anlaşmalara ilişkin olarak daha önce almış olduğu kararlar uyarınca,
18.09.2005 tarihinden önce yapılan ve bu tarih itibarıyla kalan süresi beş yılı aşan dikey
anlaşmaların, 18.09.2010 tarihine kadar 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup 110
muafiyetinden yararlanma olanağı bulunmaktadır. 18.09.2005 tarihinden sonra yapılan
dikey anlaşmalar ise yapıldıkları tarihten itibaren beş yıl süreyle 2002/2 sayılı Tebliğ ile
düzenlenen grup muafiyeti kapsamındadır.
Anılan Tebliğ ile öngörülen beş yıllık sürenin nasıl hesaplanacağı hususunda ise Dikey
Anlaşmalara İlişkin Kılavuz’un 35. paragrafında, “Beş yıllık rekabet etmeme
yükümlülüğünün süresinin hesaplanmasında başlangıç tarihi olarak, taraflar arasında
süregelen rekabet yasağına dayalı dikey ilişkiye başlangıç teşkil eden ilk anlaşmanın
yapıldığı tarih esas alınacaktır. Taraflar arasındaki, rekabet yasağı içeren bayilik,
işleticilik, tedarik vb. sözleşmeler ile birlikte bu sözleşmelerin süresine etki eden intifa,
tapuya şerh edilmiş kira, ekipman gibi sözleşmelerin hepsinin aynı anda ortadan kalktığı 120
tarih ise, rekabet yasağının sona erme tarihi olarak değerlendirilecektir.” şeklinde
açıklama yer almaktadır.
Diğer taraftan 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesine göre, Rekabet Kurulu, bu maddede
belirtilen koşulların tamamının varlığı halinde teşebbüsler arası anlaşma, uyumlu eylem
ve teşebbüs birlikleri kararlarının 4. madde hükümlerinin uygulanmasından muaf
tutulmasına karar verebilir: Bu koşullar 5. maddede aşağıdaki şekilde sayılmıştır:
a. Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması,
b. Tüketicinin bundan yarar sağlaması,
c. İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması, 130
d. Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan
fazla sınırlanmaması.
Bununla birlikte dikey anlaşmalarda yer alan rekabet etmeme yükümlülüklerine 2002/2
sayılı Tebliğ ile getirilen beş yıllık sürenin üzerinde bir süre için muafiyet tanınması
ancak ve ancak çok istisnai hallerde makul görülebilir. Kurulumuz tarafından akaryakıt
sektöründeki dikey anlaşmalara bireysel muafiyet verilebilmesinin şartları 25.02.2010
tarih ve 10-19/229-87 sayılı Delta ve 18.03.2010 tarih ve 10-24/338-122 sayılı Total
kararlarıyla belirlenmiş, söz konusu kararlardan sonraki tarihli muhtelif kararlarda da,
anılan kararlar emsal alınmak suretiyle, benzer nitelikteki anlaşmalara bireysel muafiyet
tanınmıştır. Anılan kararlarda; dikey anlaşmaların, daha önce üzerinde hiçbir gerçek 140
ve/veya tüzel kişi tarafından akaryakıt bayilik faaliyeti yapılmamış arsalar/araziler
üzerinde kurulmuş yeni akaryakıt istasyonlarına ilişkin olmaları ve akaryakıt
istasyonlarına özgü yatırımların dağıtıcı tarafından üstleniliyor olması dikkate alınarak,
bayilerin beşinci yılın sonunda, dağıtım firması tarafından üstlenilen ilişkiye özgü
yatırımın varsa kalan süreye tekabül eden bedelini ödeyerek anlaşmaları sona
erdirebilmeleri konusunda tarafların anlaşmaları koşuluyla, 10 yıla kadar muafiyet
tanınmasına karar verilmiştir.
12-08/228-59
4
I.2. Can Aslan Petrol Hakkındaki Şikayete İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler 150
Timuçin Plastik Ambalaj Petrol Ürünleri Otomotiv San. Ltd. Şti. (Timuçin Petrol)
tarafından gönderilen şikayet dilekçesinde özetle; maliki bulunduğu başvuruya konu
taşınmaz üzerinde, Can Aslan Petrol lehine tesis edilen intifa hakkının Rekabet Kurulu
kararları çerçevesinde 13.09.2011 tarihi itibarıyla sona erdiği belirtilerek, 4054 sayılı
Kanun çerçevesinde gerekli işlemlerin yapılması talep edilmiştir.
Dosyada yer alan ve raportörlerce taraflardan elde edilen bilgi ve belgeler üzerinde
yapılan incelemeler çerçevesinde; mevcut durumda taraflar arasındaki dikey
anlaşmanın 13.09.2006 tarihinde ilgili istasyon üzerinde Can Aslan Petrol lehine 12 yıl
süreli intifa hakkın tanınmasına ilişkin resmi senet ve Can Aslan Petrol ile Timuçin
Petrol arasında imzalanan 14.11.2006 tarihli bayilik sözleşmesine dayandığı hususunda 160
çekişme bulunmamaktadır. Bu doğrultuda yukarıda açıklanan Kurulumuzun yerleşmiş
kararları uyarınca, taraflar arasındaki rekabet yasağına dayalı dikey anlaşmanın
18.09.2005 tarihinden sonra yapılmış olması ve intifa hakkı da dikkate alındığında
toplam süresinin beş yılı aşar nitelikte olması nedeniyle, söz konusu anlaşmanın
13.09.2006 tarihinden itibaren beş yıl süreyle 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan muafiyet
kapsamında yer aldığı anlaşılmaktadır. Bu süre 13.09.2011 tarihinde sona ermiştir.
Diğer yandan bahse konu anlaşmanın daha önce üzerinde akaryakıt bayilik faaliyeti
yürütülmemiş bir arsa veya arazi üzerinde yeni (sıfırdan) kurulan bir istasyona ilişkin
olmadığı dikkate alındığında, söz konusu anlaşmanın Kurulumuzun akaryakıt
sektöründeki dikey anlaşmalara 2002/2 sayılı Tebliğ ile düzenlenen beş yıllık grup 170
muafiyeti süresinin üzerinde süreler için bireysel muafiyet tanınabilmesine yönelik
kararlarında öngörülen koşulları taşımadığı anlaşıldığından, ilgili anlaşmaya bireysel
muafiyet de tanınamayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1- Dosya konusu dikey anlaşmaya ilişkin olarak Can Aslan Petrolcülük San. A.Ş.
hakkında 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek
olmadığına,
2- Bununla birlikte, 4054 sayılı Kanun'un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
taraflara gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 60 gün içinde aralarındaki dikey 180
anlaşmayı sonlandırmaları gerektiği, aksi takdirde haklarında 4054 sayılı Kanun
çerçevesinde işlem başlatılacağı yönünde görüş bildirilmesini teminen Başkanlığın
görevlendirilmesine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy