AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no. 12256/07
İsmet CANSIZOĞLU ve Diğerleri / Türkiye
Başkan,
Nebojša Vučinić,
Hâkimler,
Paul Lemmens,
Stéphanie Mourou-Vikström,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla 19 Aralık 2017 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
5 Mart 2007 tarihinde yapılan yukarıdaki başvuruyu göz önüne alarak,
Davalı Hükümet tarafından ibraz edilen görüşleri ve bu görüşlere karşılık olarak başvuranlar tarafından ibraz edilen görüşleri göz önüne alarak,
Gerçekleştirilen müzakerelerin sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR
1. Başvuranlar, Türk vatandaşı olup, Sinop’ta ikamet etmektedirler. Başvuranların isimleri ve doğum tarihleri ekte yer almaktadır.
2. Başvuranlar, Samsun Barosuna kayıtlı Avukat K. V. Gül tarafından temsil edilmiştir. Türk Hükümeti (“Hükümet”) ise kendi yetkilisi tarafından temsil edilmiştir.
3. Dava konusu olaylar, taraflarca ileri sürüldüğü şekliyle aşağıdaki gibi özetlenebilir:
4. Başvuranların murisleri, Sinop ilinin Durağan ilçesinin Gökdoğan köyünde, tapu sicilinde 1 pafta, 6 ada ve 1197 parselde kayıtlı bir arazinin sahipleriydiler.
5. Dava konusu arazi, 1987 yılında, Altınkaya barajının inşaatından dolayı su baskınına uğramıştır.
6. Başvuranlar, 16 Eylül 2003 tarihinde, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (bundan böyle “Kurul” olarak anılacaktır) aleyhine Durağan Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde dava açmışlar ve arazilerine kamulaştırmasız el atılmasından dolayı tazminat talep etmişlerdir.
7. Durağan Asliye Hukuk Mahkemesi, 29 Mart 2005 tarihinde, başvuranların talepleri doğrultusunda, 16 Eylül 2003 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiz eklenmek suretiyle ihtilaflı arazinin pazar değerini temsilen 29.325,80 Türk lirası ödenmesine hükmetmiştir. Başvuranlar söz konusu kararı temyiz etmemişlerdir.
8. Kurul, 14 Nisan 2006 tarihinde, asliye mahkemesi tarafından hükmedilen tazminat miktarının, arazinin asıl değerinden oldukça yüksek olduğunu iddia ederek Yargıtay nezdinde temyiz başvurusunda bulunmuştur.
9. Yargıtay, 15 Aralık 2006 tarihinde, Kurul’un yapmış olduğu temyizi reddetmiş ve asliye mahkemesinin kararını onamıştır.
ŞİKÂYETLER
10. Başvuranlar, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesine dayanarak, arazilerine kamulaştırmasız el atılmasından dolayı kendilerine hükmedilen tazminat miktarının ve söz konusu miktara uygulanan gecikme faizi oranının yetersiz olduğundan şikâyetçi olmuşlardır.
11. Başvuranlar, ayrıca, aynı madde uyarınca, asliye mahkemesinin, su baskınına uğramış olan araziyi 1987 yılından beri kullanamamalarından kaynaklanan kayıp için kendilerine hiçbir tazminat vermediğinden şikâyetçi olmuşlardır.
12. Son olarak, başvuranlar, mülkiyetten yoksun bırakılmaları nedeniyle kendilerine ulusal mahkemeler tarafından hiçbir manevi tazminat verilmemesi göz önüne alındığında, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini iddia etmişlerdir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
13. Başvuranlar, ulusal mahkemeler tarafından verilen tazminat miktarının, arazilerine kamulaştırmasız el atılmasından kaynaklanan zararlarını karşılamamasından ve manevi zararlarını tazmin etmemesinden dolayı, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi kapsamındaki mal ve mülk dokunulmazlığı haklarının ihlal edildiğinden şikâyetçi olmuşlardır.
14. Hükümet, başvuranların, asliye mahkemesinin kararının ardından Yargıtay’a temyiz başvurusunda bulunmamalarından dolayı iç hukuk yollarını tüketmediklerini iddia etmiştir. Bu nedenle, Hükümet, Mahkeme’yi, iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle, başvuruyu kabul edilemez olduğuna karar vermeye davet etmiştir.
15. Mahkeme, başvuranların aslında Durağan Asliye Hukuk Mahkemesinin kararını temyiz etmediklerini gözlemlemektedir. Bu doğrultuda, başvuranlar, maddi veya hukuki bir yanlış yorumlama olduğu kanaatine varması halinde kararı bozma yetkisine sahip olan Yargıtay nezdinde Sözleşme kapsamındaki şikâyetlerini ileri sürmemişlerdir.
16. Mahkeme, yukarıdaki nedenlerle, başvurunun, Sözleşme’nin 35 §§ 1 ve 4 maddesi uyarınca, iç hukuk yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle reddedilmesi gerektiği kanaatine varmıştır.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar, İngilizce dilinde tanzim edilmiş olup, 18 Ocak 2018 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan BakırcıNebojša Vučinić
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan
EK
Başvuranların Listesi
1947 doğumlu İsmet Cansızoğlu.1943 doğumlu Ahmet Cansızoğlu.1949 doğumlu Emine Cansızoğlu.1948 doğumlu Hikmet Cansızoğlu.1970 doğumlu Mehmet Cansızoğlu.1919 doğumlu Sait Cansızoğlu.1958 doğumlu Ünzüle Cansızoğlu.1939 doğumlu Arife Özen.1934 doğumlu Dursun Özen.1964 doğumlu Hasan Özen.1973 doğumlu Mehmet Özen.1932 doğumlu Osman Özen.
Full & Egal Universal Law Academy