AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no: 33052/09
Viran Şabuh ÇARKÇI ve Diğerleri / TÜRKİYE
Başkan,
Ledi Bianku,
Hâkimler,
Jon Fridrik Kjølbro,
Ivana Jelić,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla 4 Aralık 2018 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
Yukarıda anılan 12 Haziran 2009 tarihli başvuruyu göz önüne alarak,
Davalı Hükümet tarafından ibraz edilen görüşleri ve bu görüşlere karşılık olarak başvuranlar tarafından sunulan görüşleri göz önüne alarak,
Gerçekleştirilen müzakerelerin sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR
1. Başvuranlar, Türk vatandaşı olup, İstanbul’da ikamet etmektedir. Başvuranların isimleri ve doğum tarihleri ekte yer almaktadır.
2. Başvuranlar, İstanbul Barosuna bağlı Avukat N. Sarak tarafından temsil edilmiştir. Türk Hükümeti (“Hükümet”) ise kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
A. Davanın Koşulları
3. Davanın konusu, taraflarca ifade edildiği şekliyle aşağıdaki gibi özetlenebilir:
4. Başvuranlar İstanbul’un Büyükçekmece ilçesinde, Esenyurt mahallesinde tapu siciline 18 pafta, 5104 parsel numarasıyla kayıtlı arazinin sahibiydiler.
5. Esenyurt Belediyesi (“Belediye”) 16 Temmuz 1996 tarihinde yerel imar planını uygulamak amacıyla birkaç arsa hakkında bir karar almıştır. Bu idari kararın sonucu olarak, Belediye başvuranların sözü geçen arsaları üzerindeki mülkiyet hakları karşılığında 408.670,000 Türk lirası (söz konusu tarihte TRL[1] ) tazminat ödenmesine karar vermiştir.
6. Başvuranlar 22 Şubat 2007 tarihinde, Belediye tarafından verilen tazminat tutarının arazinin asıl değerinden daha düşük olduğunu iddia ederek Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde dava açmış ve ilave tazminat talep etmişlerdir.
7. Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi 14 Şubat 2008 tarihinde başvuranların talepleri doğrultusunda davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek olan yasal faiz eklenmek suretiyle başvuranlara 110.340,00 TL ödenmesine hükmetmiştir. Belediyenin temyiz başvurusu ve karar düzeltme talepleri Yargıtay tarafından reddedilmiş ve karar 16 Aralık 2008 tarihinde kesinleşmiştir.
8. Başvuranlar 1 Mayıs 2008 tarihinde Bakırköy İcra Dairesi nezdinde icra takibi başlatmıştır ve Bakırköy İcra Dairesi bazı tarihlerde Belediyenin banka hesabına haciz ihbarnamesi göndermiştir. Ancak, Belediyenin itirazı üzerine bu işlemler Bakırköy İcra Dairesi tarafından durdurulmuştur. Buna gerekçe olarak Belediyenin hesabına yatırılan paranın kamu hizmeti ile ilgili harcamalara ayrılmış olması gösterilmiştir.
9. Belediye 5 Kasım 2009 tarihinde başvuranlara, ödenmesine hükmedilen tazminat miktarının tamamına ve biriken yasal faizin bir kısmına karşılık olarak 130.404,55 TL ödemiştir. İcra masrafları ile gecikme faizinin kalan kısmına ilişkin icra takibi, başvurunun iletildiği tarihte halen derdesttir.
B. İlgili iç hukuk ve uygulama
10. Tazminat Komisyonuna ilişkin iç hukuk ve uygulama ile ilgili açıklamalar (bk. aşağıda 14. paragraf) Demiroğlu ve Diğerleri/Türkiye ((k.k, no. 56125/10, 4 Haziran 2013) kararında yer almaktadır.
ŞİKÂYETLER
11. Başvuranlar, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi ile Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesine dayanarak arazilerine kamulaştırmasız el atılması (de facto expropriation) sebebiyle hükmedilen tazminatın ödemesinin gecikmesinden şikâyetçi olmuşlardır.
12. Başvuranlar ayrıca, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesine dayanarak, olağan kamulaştırma işlemlerine başvurulmaksızın yerel mahkeme kararıyla belirlenen tazminat karşılığı mülklerinden mahrum bırakılmış ve bundan dolayı Belediyenin kendilerinin mal ve mülk dokunulmazlığı haklarını ihlal ettiğini ileri sürmüşlerdir.
HUKUKİ İNCELEME
A. Sözleşme’nin 6 § 1 ve Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. Maddesinin İhlal Edildiği İddiasına İlişkin Değerlendirme (Hükmün İcrasının Gecikmesi)
13. Başvuranlar, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi ve Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi kapsamında, yetkililerin yerel mahkeme tarafından kendilerine ödenmesine hükmedilen tazminat miktarının ödenmesini geciktirmiş olmalarından şikâyetçi olmuşlardır.
14. Hükümet, 6384 sayılı Kanun uyarınca, Türkiye’de yargılamaların uzunluğuna, kararların geç icra edilmesine ve icra edilmemesine ilişkin başvuruların ele alınması amacıyla bir Tazminat Komisyonunun kurulduğunu belirtmiştir. Hükümet, başvuranların Tazminat Komisyonuna herhangi bir başvuru yapmamış olmaları nedeniyle, iç hukuk yollarını tüketmemiş olduklarını ileri sürmüştür.
15. Mahkeme, Hükümet tarafından da ortaya konulduğu üzere, Ümmühan Kaplan/Türkiye (no. 24240/07, 20 Mart 2012) başvurusunda pilot karar usulünün uygulanmasını müteakip Türkiye’de bir iç hukuk yolunun oluşturulduğunu gözlemlemiştir. Ardından, Mahkeme Demiroğlu ve Diğerleri/Türkiye ((k.k.), no. 56125/10, 4 Haziran 2013) davasındaki kararında, başvuranların iç hukuk yollarını, yani yeni hukuk yolunu tüketmedikleri gerekçesiyle başvuruyu kabul edilemez bulmuştur. Mahkeme, bu kararı verirken, özellikle, söz konusu yeni hukuk yolunun, yetkililerin yerel mahkeme kararlarını icra etmemesine ilişkin şikâyetler bakımından, muhtemel surette (a priori) erişilebilir ve makul bir çözüm sunacak nitelikte olduğu kanısına vardığını belirtmiştir.
16. Mahkeme, Ümmühan Kaplan (yukarıda anılan, § 77) davasındaki kararında, yeni hukuk yolunun uygulanmaya başlanmasından önce Hükümete tebliğ edilmiş olan başvuruları, normal usul uyarınca inceleyebileceğini vurguladığını belirtmiştir.
17. Ancak Mahkeme, Hükümetin başvuranların 6384 sayılı Kanun ile tesis edilmiş olan yeni iç hukuk yoluna başvurmamış olmalarına ilişkin ilk itirazını göz önünde bulundurarak, yukarıda anılan Demiroğlu ve Diğerleri davasında varmış olduğu sonucu yinelemektedir.
18. Mahkeme yukarıdaki nedenlerden dolayı, başvuranların hükmün icrasının gecikmesine ilişkin şikâyetlerinin iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle Sözleşme’nin 35 §§ 1 ve 4. maddesi uyarınca reddedilmesi gerektiği sonucuna varmaktadır.
B. Diğer Şikâyetler
19. Başvuranlar ek olarak, olağan kamulaştırma işlemlerine başvurmadan, tazminat karşılığı mülklerinden mahrum bırakılmış olmaları nedeniyle Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği hususunda şikâyette bulunmuşlardır.
20. Mahkeme, elinde bulunan tüm bilgi ve belgeler ışığında ve şikâyette bulunulan hususların yargı yetkisine girdiği ölçüde, bu şikâyetin Sözleşme veya Ek Protokollerde belirtilen hak ve özgürlüklerin ihlaline işaret etmediği sonucuna varmıştır. Dolayısıyla Mahkeme, söz konusu şikâyeti, Sözleşme’nin 35 §§ 3 (a) ve 4 maddeleri uyarınca açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle reddetmektedir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce dilinde tanzim edilmiş olup, 17 Ocak 2019 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
Hasan BakırcıLedi Bianku
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
EK Viran Şabuh Çarkçı, 1956 Seta Çarkcı, 1930 Rita Araksi Hahn, 1954 Şake Armen Siemaszko, 1952
[1]. 1 Ocak 2005 tarihinde yeni Türk lirası (TRY), eski Türk lirasının (TRL) yerini alarak tedavüle çıkmıştır. TRY 1 = TRL 1,000,000.
Full & Egal Universal Law Academy