Abakarova / Rusya – 16664/07 - 15.10.2015 tarihli Karar [I. Bölüm]
Olaylar - 2000 yılında, başvuran sekiz yaşındayken, Rus ordusu, Chechnya’da bir köyde başvuranın ailesinin öldürüldüğü ve kendisinin ciddi şekilde yaralandığı bir hava saldırısı gerçekleştirmiştir. Aynı yıl saldırıya ilişkin ceza soruşturması başlatılmıştır. Soruşturma birçok kez sona erdirilmiş ve daha sonra Mahkeme’nin Isayeva / Rusya (57950/00, 24 Şubat 2005, 72 sayılı Bilgi Notu) ve Abuyeva ve Diğerleri / Rusya (27065/05, 2 Aralık 2010, 136 sayılı Bilgi Notu) kararlarının ardından tekrar başlatılmıştır. Başvuran, devam eden soruşturmayı ancak 2006 yılında öğrenebilmiş ve daha sonra askeri savcıya hava saldırısı nedeniyle beş aile üyesinin öldürüldüğü ve kendisinin yaralandığı konusunda bilgi vermiştir. En son görülen yargılamalar, koşullar dikkate alınarak gerçekleştirilen askeri harekâtın meşru olduğu gerekçesiyle 2013 yılında kesin olarak sonlandırılmıştır.
Hukuksal Değerlendirme – Madde 2
(a) Esas yönünden – Abuyeva ve Diğerleri davasında, Mahkeme, 2005 yılında alınan Isayeva davasında, anılan Şubat 2000 tarihli olaylar kapsamındaki soruşturmaya ilişkin tüm büyük eksikliklerin, 2007 yılında sona eren ikinci dava boyunca da devam ettiğine karar vermiştir. Ancak, mevcut davada, söz konusu tarihe kadar, Abuyeva ve Diğerleri kararında ileri sürülen hiç bir meselenin çözülmediği gözlemlenmektedir. Özellikle, mağdurların ölen yakınlarının isimleri soruşturmada kaydedilmemiştir ve yerel mahkemelerce savunmasız bir mağdur olarak başvuranın durumunu tespit etmek ve yargılamalar sırasında haklarının etkili bir şekilde korunmasını sağlamak için hiç bir girişimde bulunulmamıştır. Özellikle, ceza davasında nihayet başvuranın ifadesine başvurulduğunda ve kendisine mağdur statüsü verildiğinde, iç hukuk kurallarına aykırı olarak yasal vasisi veya temsilcisi bulunmamaktaydı. Ayrıca, başvuran, yargılamaların sona erdiğine ilişkin olarak 2007 yılında bilgilendirilmemiş ve soruşturmanın durdurulmasına dair 2013 tarihli kararda ölen yakınlarının isimleri ihtilaflı olaylarda ölenlerin arasında zikredilmemiştir. Bu nedenle, soruşturmanın yetersizliği, sürenin uzunluğuna veya kanıtların kaybolmasına mal edilebilecek nesnel zorluklar nedeniyle değil, soruşturmacı makamların gerçeği tespit etme ve sorumluları cezalandırma isteksizliği nedeniyle ortaya çıkmıştır.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle).
Mahkeme, ayrıca, oy birliğiyle, (diğer mevcut başvuru yollarının etkililiğine halel getiren) ceza soruşturmasının eksikleri nedeniyle 2. madde ile birlikte 13. maddenin ihlal edildiğine hükmetmiştir.
Madde 46: Başvuranın davasına ilişkin soruşturma yürüten davalı Devlet, Mahkeme’nin İsayeva ve Abuyeva ve Diğerleri davalarında vardığı sonuçları açıkça göz ardı etmiştir ve soruşturmanın daha önce tespit edilen eksiklikleri söz konusu tarihe kadar giderilmemiştir. Gerçekte, cezai soruşturma, başvurulan ölümcül gücün “kesin surette gereklilik” ilkesine uygunluğuna ilişkin bağımsız bir uzman raporu edinilirken veya operasyonun 2. maddenin ihlaline yol açan yönlerine ilişkin olarak komutanlar ve sivil yetkililer arasındaki bireysel sorumluluğun tespit edilmesinde, mağdurların tam listesi ve ölüm ve yaralanmaların nedenleri dahil olmak üzere, olaylara ilişkin olguların tespitinde yetersizdir.
Bu nedenle, Bakanlar Konseyi, Sözleşme’nin 46. maddesi uyarınca genel ve bireysel tedbirlerle davalı Devletin uyması beklenen meseleleri ele almaya devam etmekle yükümlüdür. Mahkeme’nin vardığı sonuçlar ışığında, söz konusu tedbirler, sadece devam eden ceza soruşturmasına değil, aynı zamanda benzer durumların gelecekte tekrarlanmamasını sağlamayı ve görülen zararın tazmini için tedbirlere erişim yolu dâhil herhangi yeni bir davada başvuranın haklarının yeterince korunmasını hedefleyen mekanizmalara odaklanmalıdır.
Madde 41: Manevi tazminat olarak 300.000 avro ve maddi tazminat olarak 12.600 avro ödenmesine karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy