Abdu/ Bulgaristan – 26827/08 - 11.3.2014 tarihli Karar [IV. Bölüm]
Olaylar – Her ikisi de Sudan vatandaşı olan başvuran ve bir arkadaşı, iki Bulgar genç ile bir kavgaya karışmışlardır. Başvuran, kavga sırasında hafif şekilde yaralanmıştır. Başvuran, ikisi de dazlak olan saldırganların, kendisine ırkçı nedenlerle saldırdıklarını iddia etmiştir. Polis bu iddialara ilişkin bir soruşturma yürütmüş fakat kavgayı kimin başlatmış olduğunu ya da kavganın ırkçı nedenlerle ortaya çıkıp çıkmadığını kesin olarak belirleyememiştir. Cumhuriyet savcısı bu iki hususa ilişkin delil bulunmaması nedeniyle, olaya müdahil olan kimselerin hiçbiri hakkında kovuşturmaya yer olmadığına hükmetmiştir.
Hukuki Değerlendirme – 3. Madde (usul yönünden) ve 3. Madde ile Bağlantılı Olarak 14. Madde: Bulgaristan Ceza Kanunu uyarınca, başkalarına karşı ırkçı nedenlerle gerçekleştirilen şiddet eylemlerinin hapis cezası ile cezalandırılması gereken cezai bir suç teşkil etmesine ve olayın hemen ardından hızlı bir şekilde ön soruşturmanın başlatılmış olmasına rağmen, iddia makamı yine de suçun işlenmemiş olduğunu ve özellikle, şiddet eyleminin arkasında ırksal nedenlerin yer aldığının tespit edilemediğini değerlendirmiştir.
Kovuşturma makamları kavgayı iki Sudan vatandaşının mı yoksa Bulgar vatandaşının mı başlattığı konusunu soruşturmanın ve yapılan incelemelerin odağına almışlardır. Kovuşturma makamları bu nedenle, şiddetin ırkçı nedenlerle gerçekleştirildiğine ilişkin delil yetersizliği sebebiyle, kendilerini yalnızca şiddet içeren eylemlerin maddi suç unsurunun tespit edilmesi konusu ile sınırlamışlardır. Bundan ötürü yetkililer, olayın meydana geldiği esnada duymuş olabileceği ifadeler konusunda tanığa soru yöneltmenin ya da iki Bulgar gencin eylemlerinden ötürü olası bir ırkçı davranışa ilişkin sorgulanmasının gerekli olduğunu değerlendirmemiştir. Ancak, başvuran soruşturmanın en başından beri, ırkçı hakaretlere maruz kalmış olduğunu iddia etmiştir ve iki Bulgar genç polis tutanaklarında dazlaklar (köktenci ve ırkçı ideolojileriyle tanınan bir grup) olarak tarif edilmiştir. Başvuran ayrıca, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara karşı bulunduğu temyiz başvurusunda, savcının dikkatini iki gencin giyinme şekline ve özellikle amaçlarının ne olduğuna ilişkin olarak bu gençlerin sorgulanması ihtiyacına çekerek, soruşturma esnasında yaşanan bu eksikliklere işaret etmiş, ancak bu talepleri Cumhuriyet savcısı tarafından göz ardı edilmiştir.
Bu unsurlar ve başvuran tarafından ceza yargılamaları esnasında dile getirilen belirli ve doğrulanmış iddialar dikkate alındığında, yetkililerin ellerinde başvurana saldıran kimselerin ırkçı bir gaye gütme olasılıklarına işaret eden, inandırıcı deliller mevcuttur ve yetkililer, şiddet eylemlerinin ırkçı amaç güdüp gütmediğinin soruşturulması için makul adımların tamamını atma görevlerini yerine getirmemişlerdir.
Bu nedenle, Hükümet tarafından ifade edilen yasal hukuk yolları, başka bir deyişle önemsiz ölçüdeki bedensel yaralanmalara ilişkin bir ceza kovuşturması yürütülmesi ve olayın sorumluları hakkında bir tazminat davası açılmasının, mevcut davanın koşullarında, Devletin usuli yükümlülüklerini yerine getirmesi için uygun olduğu değerlendirilemez ve Hükümetin iç hukuk yollarının tüketilmediği biçimindeki itirazı da reddedilmelidir.
Dahası, çeşitli ulusal ve uluslararası kuruluşlar, Bulgar yetkililerin, ırkçı şiddet eylemlerine ilişkin olayları cezai yaptırım altına alan hükümleri etkili bir şekilde uygulamadıkları davaları kaydetmişlerdir.
Sonuç : ihlal (ikiye karşı beş oyla).
41. Madde: manevi tazminat olarak 4,000 avro (EUR).
(Ayrıca bakınız: Nachova ve Diğerleri/Bulgaristan [BD], 43577/98 ve 43579/98, 6 Temmuz 2005, 77 Sayılı Bilgi Notu; B.S./İspanya, 47159/08, 24 Temmuz 2012, 154 Sayılı Bilgi Notu)
Full & Egal Universal Law Academy