Olaylar ve Olgular–Birinci başvuran, 2008 yılında doğan ikinci başvuran L.’nın annesidir. L. Doğduktan kısa bir süre sonra annesinin geliri olmaması ve ısıtma sistemi olmayan bakımsız bir evde yaşadığı gerekçesiyle, annesinin rızasıyla başka bir şehirdeki koruyucu aileye verilmiştir. Mayıs 2010 tarihinde, birinci başvuranın hafif zihin engelli olması ve oğluna uygun bakımı sağlayamadığı gerekçesiyle L. üzerindeki ebeveyn hakkı elinden alınmıştır. İlk başvuran itiraz etmek için hukuki yardım talebinde bulunmuş, fakat başvurana itiraz yolu zaman aşımından dolayı kapandıktan sonra bir avukat tayin edilmiştir. Ekim 2010 tarihinde avukatı birinci başvuranın ebeveyn haklarının iade edilmesi için belediye mahkemesine başvuruda bulunmuş, fakat aynı zamanda L.’nın üçüncü taraflarca evlatlık edinilmesinden dolayı başvuru reddedilmiştir. Ebeveyn hakları elinden alındığından rızasına ihtiyaç duyulmayan birinci başvuran, evlatlık davasında bir taraf değildir ve bu davayla ilgili bilgilendirilmemiştir.
Hukuksal Değerlendirme – 8. Madde
(a) Birinci başvuranın L. adına duruşmaya katılma hakkı – Evlat edinme işlemi kesinlik kazandıktan sonra, olaylar ve olgularla ilgili herhangi bir meselede, ulusal hukuk gereğince L.’nın tek temsilcileri onu evlat edinen ailedir. Fakat evlatlık edinilmeden önceki biyolojik annesiyle bağlarını kesme ile ilgili bütün meseleler Mahkeme tarafından incelenmelidir. İlke olarak, bağlarını kopartmak için ciddi sebeplerin varlığı dışında bir çocuğun biyolojik ebeveynleriyle bağlarını korumaya hakkı vardır. Mevcut davada L. çok küçük yaşta olduğundan çıkarlarını koruyacak pozisyonda değildir. Birinci başvuran, aralarındaki bağın kopmasının aynı zamanda L.’nın aile hayatına saygı hakkını etkileyeceğini onun adına ileri süren tek kişi olmuştur. Hükümet’in Mahkeme önünde birinci başvuranın duruşmaya katılma hakkı ile ilgili itirazı reddedilmelidir.
(b) Uygulanabilirlik –Çocuğun doğduktan kısa bir süre sonra koruyucu bir aileye verilmiş olmasına rağmen birinci başvuran onu ziyaret etmeye devam etmiştir. Mahkeme’ye göre, birinci başvuran ve oğlu arasındaki bağ “aile hayatı”nın varlığı için yeterlidir. Bu nedenle 8. madde uygulanabilir.
(c) Başvurunun Esası – Devlet tarafından alınan önlemler, başvuranın aile hayatına saygı hakkına müdahaleye neden olmuştur. Müdahalenin iç hukukta dayanağı vardır ve çocuğun çıkarlarını en iyi şekilde korumayı hedeflemiştir. Mahkeme’den birinci başvuranın çocuğunun evlatlık edinilmesinin bu şekilde gerekçelendirilebilir olup olmadığına karar vermesi istenmemiştir. Ayrıca velayet hakları alınmış bir ebeveynin evlatlık davasında yer almasına izin vermeyen 8. Madde’ye uygun olarak karar vermek zorunda değildir. Bunun yerine, Mahkeme sürecin her aşamasında başvuranların özel ve aile hayatlarının korunması için yeterli tedbirlerin alınıp alınmadığını araştırmıştır. İç mevzuat yargılama işlemlerinde ebeveynlerin ve çocukların çıkarları ile ilgili yeterli tedbir sağlamıştır. Fakat yasal gerekliliklere ve yetkililerin birinci başvuranın hafif zihinsel engeli olduğu bulgularına rağmen, ebeveyn haklarının elinden alındığı davada herhangi bir avukat tarafından temsil edilmemiştir. Bu tür davaların hukuki neticelerini tam olarak anlayamaması ve yeterince kendisini savunamaması göz önüne alındığında ve aile hayatına saygı hakkı ile ilgili olarak bu tür davaların önemi söz konusu olduğunda, ulusal yetkililer birinci başvuran ve L.’nın çıkarlarının, özellikle aralarındaki bağları koruma bağlamında, yeterince korunmasını sağlamakla yükümlüdürler. Mahkeme’nin ebeveyn hakları elinden alınan birinci başvuranın rızasına evlatlık davasında gerek duyulmadığını kabul etmesine rağmen, Hırvatistan gibi ebeveyn haklarının iade edilmesine izin veren ulusal bir sistemin bulunduğu bir yerde, çocuk evlatlık verilmeden önce bir ebeveyne söz konusu hakkını kullanma fırsatı vermek kaçınılmazdır. Fakat ulusal yetkililer birinci başvuranı evlatlık davası ile ilgili bilgilendirmediklerinden, çocuğuyla arasındaki bağın çocuğun evlatlık edinilmesiyle kopmadan önce onu ebeveyn haklarını geri kazanma yoluna gitme fırsatından yoksun bırakmışlardır. Bu nedenle, iç hukukta korunan hakkını kullanmaktan alıkonulmuş ve karar alma sürecine yeterince katılmamıştır.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle).
41. Madde: Manevi zarar ile ilgili olarak birinci başvurana 12.500 AVRO tazminat.
Full & Egal Universal Law Academy