Akdemir ve Evin / Türkiye– 58255/08 ve 29275/09 - 17.3.2015tarihli Karar [II. Bölüm]
Olaylar ve Olgular –Başvuranlar, 1999 yılında bir askeri bölgenin yakınında bir kutuda buldukları cihazın patladığı kazaya karışan üç çocuğun anneleridirler. Çocukların ikisi ağır yaralanmış, biri ise ölmüştür. Savcılık, teröristler tarafından asıl sahibi silahlı kuvvetler olan bir patlayıcı aygıt kullanılarak hazırlanan ve kutuya yerleştirilen bombanın ölümesebebiyet verdiği sonucuna varmıştır. Savcılık, failler hakkında daimi arama kararı çıkarmış; ancak süregelen aramalara rağmen faillerin tespit edilmesinin mümkün olmadığını gözlemleyerek, kovuşturmanın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle 2009 yılında davayı sonlandırmıştır. Yüksek İdare Mahkemesi patlamadan dolayı yetkililerin tam sorumluluğu bulunduğunu tespit ettikten sonra başvuranların tazminat taleplerini onamış ve kendilerine tazminat ödenmesine hükmetmiştir. Ölen çocuğun annesine toplam 22.172 avroya, hayatta kalan diğer iki çocuğa ise toplam 83.739 avroya tekabul eden miktarlar ödenmiştir.
Hukuksal Değerlendirme – Madde 2 (esas yönünden): Yerel mahkemeler patlamadan ötürü yetkililerin sorumlu olduklarını tespit ettikten sonra, uğranılan büyük zarara karşılık tazminat ödenmesine hükmetmiştir. Tazminat miktarları yeterli olmuştur. Patlayıcı cihazı bulan çocuğun müşterek sorumluluğunun tazminat değerlendirilirken göz önünde bulundurulmuş olması söz konusu gözleme gölge düşürmemiştir. Dolayısıyla, idare mahkemelerindeki yargılamalarda askeri yetkililerin başkalarının yaşamlarını koruma yükümlülüklerinden doğan görevlerini ihlal etmek suretiyle ihmalkâr davrandıklarının kabul edildiği ve neden olunan zararın telafisi olarak uygun miktarların ödenmesine hükmedildiği anlaşıldığından, ulusal makamların yaşamı koruma konusundaki pozitif yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin daha fazla incelenmesine gerek kalmamıştır.
Sonuç: kabul edilemez (açıkça dayanaktan yoksun).
Ancak Mahkeme ayrıca, idari yargılamaların uzunluğu nedeniyle Sözleşme’nin 6 § 1maddesinin ihlal edildiğine hükmetmiştir.
(Ayrıca bk. Oruk/Türkiye, 33647/04, 4 Şubat 2014, 171 sayılı Bilgi Notu)
Full & Egal Universal Law Academy