Annagi Hajibeyli / Azerbeycan – 2204/11 - 22.10.2015 tarihli Karar [I. Bölümü]
Olaylar – Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yaptığı başvuruda, başvuran, 2010 yılında milletvekili seçimlerine aday olma talebinin keyfi olarak reddedildiği gerekçesiyle Sözleşme’nin 1 no’lu Protokol’ün 3. maddesinin ihlal edildiği konusunda şikayetçi olmuştur.
Başvuru derdest halde iken, başvuranın avukatı vergi kaçırma ve yetkisini kötüye kullanma suçlamalarıyla tutuklanmıştır. Avukatın ofisinde arama yapılırken, başvuranın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önündeki davasına ilişkin dosya dahil, birçok belgeye el konulmuştur.
Hukuksal Değerlendirme – Madde 34: Bireysel başvuru hakkının etkili bir şekilde kullanılmasına ve yargılama sürecine ilişkin ilkelere göre, Mahkeme önünde görülen yargılamalarda her bir tarafın, görülen davaya ilişkin belgelere erişimi engellenmemelidir. Dava dosyasına el konulduktan sonra, başvuranın başvurusuna ilişkin belgelere ne kendisi ne de avukatı 76 gün boyunca erişememiştir. Devlet yetkililerinin başvuranın sahip olduğu dava dosyası nüshasına el koymaları, gerekçe her ne olursa olsun, Mahkeme önündeki yargılamaların bütünlüğüne müdahale teşkil etmekte ve kabul edilebilir görülmesi halinde ciddi gerekçelendirme ve tazmin edici tedbirler alınmasını gerektirmektedir.
Mevcut davada, yerel makamlar başvuranın avukatının Mahkeme önünde bir çok başvuranı temsil ettiğinin farkındadırlar veya farkında olmalılar. Ancak, avukatın ofisinde ayrıcalıklı müvekkillerine ait belgeler için ayrılmış bir yer bulunmamaktadır. Ayrıca, arama emrinin yalnızca avukatın suçlandığı konulara ilişkin belgelerle sınırlı olmasına rağmen, savcılık yetkilileri gerekçe göstermeksizin başvuranın dosyasına el koyarak arama emrinin kapsamının dışına çıkmışlardır.
Mahkeme, davalı Devlet’in Sözleşme’nin 34. maddesi uyarınca usuli yükümlülüğünü yerine getirmemesinin, yapıldığı iddia edilen müdahalenin sınırlandırılması veya bireysel başvuru hakkının kullanılması üzerinde olumlu bir etkiye sahip olmasını gerektirmediğini vurgulamıştır. Devlet’in usuli yükümlülüğü, yargılamaların neticesi dikkate alınmaksızın ve başvuranlar ve temsilcileri üzerinde gerçek veya olası herhangi bir caydırıcı etkide bulunmayacak şekilde yerine getirilmelidir. Mahkeme, Hükümet’in dava dosyası yetkililerde bulunduğu sürece başvuranın davasına ilişkin hiçbir faaliyetin gerçekleşmediği iddiasının ilgisiz olduğuna hükmetmiştir. El koyma sırasında, başvuran dosyasının ne kadar süre yetkililerde kalacağını ve söz konusu süre boyunca herhangi bir yazışma olup olmayacağını öngörememiştir. Başvuranın ve avukatının uzun süre boyunca gerekçe gösterilmeksizin ve tazmin edici tedbirler alınmaksızın dava dosyasının kopyasına erişimlerinin engellenişi, yargılamalara haksız müdahale ve başvuranın bireysel başvuru hakkını etkili bir şekilde kullanmasına karşı ciddi bir engel teşkil etmiştir.
Sonuç: 34. maddeye uygun davranmama (oy birliğiyle).
Ayrıca, Mahkeme, başvurana aday olmasının reddedilmesine ilişkin keyfi kararın önlenmesi için yeterli güvence sağlanmamış olması nedeniyle, oy birliğiyle, 1 no’lu Protokol’ün 3. maddesinin ihlal edildiğine hükmetmiştir.
Madde 41: Manevi tazminat olarak 10.000 avro ödenmesine karar verilmiştir.
(Ayrıca bkz., Janowiec ve Diğerleri / Rusya [BD], 55508/07 ve 29520/09, 21 Ekim 2013, 167 sayılı Bilgi Notu; Tahirov / Azerbeycan, 31953/11, 11 Haziran 2015, 186 sayılı Bilgi Notu)
Full & Egal Universal Law Academy