Ashlarba / Gürcistan- 45554/08 - 15.7.2014 tarihli Karar [Bölüm IV]
Olaylar - 2005 yılında Gürcü yasama organı, örgütlü suçlara karşı mücadeleyi desteklemek için bir dizi tasarlanmış yeni suçlar oluşturmuştur. Geniş kanun paketinin bir bölümü, Ceza Kanunu’nun 223(1) maddesi, “hırsızların yeraltı dünyasına” mensubiyeti ya da “suç dünyasında elit bir pozisyona sahip bir hırsız” olmayı bir suç haline getirmek üzere değiştirilmiştir. Kanunda ifade tanımlanmamasına rağmen, başka bir mevzuatta açıklanmış ve aynı gün kabul edilmiştir.(Örgütlü Suç ve Haraç Kesme Kanunu). İfadelerin, Gürcü toplumu içerisinde de profesyonel yeraltı suç dünyasını veya suç elitleri arasındaki "mafya babası" konumundaki şahısları ifade etmek amacıyla kullanıldığı bilinmektedir.
2007 yılında başvuran Ceza Kanunu’nun 223(1) maddesi kapsamında “hırsızların yeraltı dünyasının” bir üyesi olmakla suçlanmış ve 7 yıl hapis cezası verilmiştir. Avrupa Mahkemesi’ne yaptığı başvuruda, Sözleşme’nin 7. maddesi kapsamında söz konusu hükmün hangi eylemin suç teşkil ettiğini idrak etmesine imkân sağlayacak şekilde kesin veya öngörülebilir olmamasından şikâyetçidir.
Hukuki Değerlendirme – 7. madde: Mahkeme 7 § 1 maddesinin bir suçun ve cezalarının net bir şekilde kanun tarafından açıklanması gerektiğini vurgulamıştır. Bireyler, ilgili hükmün anlatım biçiminden hangi eylemlerin ve ihmallerin kendilerini cezai olarak sorumlu tutacağını bilmelidirler.
Başvuran, Ceza Kanunu’nun 223(1) maddesi kapsamında ki Ceza Kanunu’nun kendi içinde tanımlanmayan bir terimle, “hırsızların yeraltı dünyasına” üye olmakla suçlanmıştır. Mahkeme, ancak Gürcü toplumunda “hırsızların yeraltı dünyası” tarafından ortaya konan etkinin yalnızca cezaevi sektörüne yönelik sınırlı kalmadığını özellikle genç nüfus gibi toplumun savunmasız üyelerine ve genellikle halka kadar genişlediğini belirtmiştir. Söz konusu ortamla ilgili belirli kanunlar oluşturmaya yönelik kararın arkasındaki gerekçe, Devlet’e yalnızca suç oluşturan yeraltı dünyasını etkilemekle kalmayıp olağan sosyal yaşamı birçok açıdan bozan söz konusu tehlikeli suç örgütleriyle daha etkin bir şekilde mücadele etmesine dair olanak sağlamaktadır. Aslında, “hırsızların yeraltı dünyası” etkisi üzerine Hükümet tarafından sağlanan çalışmalar ve iddialar, söz konusu suç olgusunun toplumda kökleşmiş olduğunu ve “hırsızların yeraltı dünyası” ve “hukukta hırsız” gibi kavramların bilinen bir gerçek olduğunu ve yaygın bir şekilde kamu tarafından anlaşıldığını göstermiştir.
Sonuç olarak, 223(1) maddesi tarafından ileri sürülen suçlar zaten kamunun anlamını çok iyi bildiği, yalnızca yasa dışı olduğu beyan edilen kavramlardır. Mahkeme’nin nazarında, Gürcü yasama organı genel olarak halk tarafından suçların özünün daha rahat kavranabilir olması için gündelik dildeki terimleri kullanmayı tercih etmişti. Mahkeme, başvuranın özellikle yerel soruşturmalar boyunca ifadelerinde açıkça muhalif olduğunu ortaya koyduğundan, söz konusu kavramların başvuran için tamamen yabancı olduğunu kabul etmemiştir.
En önemlisi, daha geniş bir yasama paketinin bir bölümü olarak Örgütlü Suç ve Haraç Kesme Kanunu da içeren Ceza Kanunu’nun 223 (1) maddesi aynı gün yürürlüğe girmiştir. Söz konusu Kanunu’nun 3. bölümü ayrıntılı bir şekilde “hırsızların yeraltı dünyası” ve “Hukukta hırsız” gibi terimlerin tanımlamalarını yapmıştır. Söz konusu Kanun ile birlikte okunduğunda, Ceza Kanunu’nun 223(1) maddesi sıradan bir okuyucuya “hırsızların yeraltı dünyasının” işleyişine ilişkin iki cezai suçun tüm gerekli yapıtaşı unsurlarını iletmiştir. Bu nedenle, genel bir bilgi üzerinden, bunun üzerine Örgütlü Suç ve Haraç Kesme Kanunu’nun 3. maddesine ilişkin değilse ve ihtiyaç olduğu durumda, başvuran kolaylıkla uygun hukuki danışman yardımıyla yaptığı hangi eylemlerin Ceza Kanunu’nun 223(1) maddesi kapsamında cezai sorumluluğa dâhil olabileceğini tahmin edebilir.
Sonuç: ihlal yok (oy birliğiyle)
Full & Egal Universal Law Academy