İKİNCİ BÖLÜM
ATAMAN VE DİĞERLERİ v. Türkiye
(Başvuru no 14676/17 ve 30 diğer başvuru -ekli listeye bakınız)
KARAR
STRAZBURG
6 Eylül 2022
© Çeviren, Kadir Öztürk, AİHS Hukuk Danışmanı, Hukuk Çevirmeeni, @LegalCounsel_TR, 2022. Bu çeviriyi yayımlama izni, yalnızca Mahkemenin veri tabanı olan HUDOC’a konulması için verilmiştir.
© Translated by Kadir Öztürk, Legal Counsel to ECHR, Legal Translator, @LegalCounsel_TR, 2019. Permission to re-publish this translation has been granted for the sole purpose of its inclusion in the Court’s database HUDOC.
İşbu karar kesin olup; bazı şekli değişikliklere tabi tutulabilir.
Ataman ve Diğerleri v. Türkiye davasında,
Başkan, Pauliine Koskelo,
Hakimler, Gilberto Felici,
Saadet Yüksel,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdürü Hasan Bakırcı’nın katılımıyla, Komite olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan davanın temelinde bulunan, Türk vatandaşları olan, isimleri ve farklı başvuru tarihleri karar ekinde bulunan listede yer alan otuz bir kişinin (“başvuranlar”), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesi uyarınca yapmış oldukları başvuruları,
Başvuruların, Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanı Hacı Ali Açıkgül tarafından temsil edilen Türk Hükümetine (“Hükümet”) bildirilmesine ilişkin kararı,
Tarafların görüşlerini,
ve Hükümetin başvurunun bir Komite tarafından incelenmesine karşı itirazlarını reddeden kararı dikkate alarak;
28 Haziran 2022 tarihinde gerçekleştirilen kapalı müzakerelerin ardından,
Bu tarihte kabul edilen aşağıdaki kararı vermiştir:
DAVANIN KONUSU
1. Mevcut başvurular, esas olarak, başvuranların 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişimi sonrasında Türk makamları tarafından “Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması” (bundan sonra metinde “FETÖ/PDY” olarak anılacaktır) olarak tanımlanan ve darbe girişiminin arkasında olduğu değerlendirilen bir örgüte üye oldukları şüphesiyle yakalanmaları ve tutuklanmalarıyla ilgilidir (Davalı Hükümet tarafından ilan edilen olağanüstü hale ilişkin ayrıntılar ve ardından Avrupa Konseyi Genel Sekreterine sunulan askıya alma bildirimi de dâhil olmak üzere darbe girişiminin ardından meydana gelen olaylar ile olağanüstü hal ilan edilmesinin ardından meydana gelen yasal gelişmelerle ilgili ayrıntılı bilgiler, Baş/Türkiye (no. 66448/17, §§ 7-14 ve §§ 109-110, 3 Mart 2020) kararında yer almaktadır). Olayların meydana geldiği tarihte, başvuranların tamamı farklı tür ve/veya derecede mahkemelerde hâkimlik ya da Cumhuriyet savcılığı görevlerini yürütmekteydi.
2. 16 Temmuz 2016 tarihinde, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, aralarında yüksek mahkeme mensuplarının da bulunduğu yargı içindeki şüpheli FETÖ/PDY mensupları hakkında, olağan hukuk hükümleri uyarınca, ağır ceza mahkemelerinin görev alanına giren suç üstü hali olduğu gerekçesiyle, cezai soruşturma başlatmıştır. (bu soruşturma kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen emirler ile FETÖ/PDY üyesi olduğundan şüphelenilen hakim ve savcıların görevden uzaklaştırılmaları ve görevden alınmalarına ilişkin daha fazla bilgiye, yukarıda belirtilen Baş kararı §§ 9-10 ve 15-21’de ulaşabilirsiniz).
3. Bölge ve il savcılıklarının talimatıyla yakalanmalarının ve polis nezaretinde tutulmalarının ardından, başvuranlar, esas olarak, çeşitli tarihlerde, Türk Ceza Kanunu’nun 314. maddesi uyarınca cezalandırılan bir suç olan FETÖ/PDY üyeliği şüphesiyle yargılama öncesi tutuklanmışlardır (yukarıda anılan Baş, § 58). Yargılama öncesi tutukluluk kararları, başvuru sahiplerinin tutuklandığı ilgili yerlerde bulunan sulh ceza hakimleri tarafından verilmiştir. Kararların çoğunda, şüphelilere isnat edilen suçun, yani silahlı terör örgütü üyeliğinin "mütemadi suç" olduğu ve iç hukukun ilgili hükümlerine tabi suç üstü hali göz önüne alındığında, cezai soruşturmanın olağan kurallara göre yürütüldüğü belirtilmiştir (bkz. Baş, yukarıda bahsi geçen, § 67 ve Turan ve Diğerleri v. Türkiye, no. 75805/16 and 426 others, §§ 30-31, 23 Kasım 2021)
Tarafların verdiği son bilgilere göre, başvuranların çoğu, ilk derece mahkemeleri tarafından terör örgütü üyeliği suçundan cezaya mahkûm edilmiş, bir kısmı ise beraat etmiştir. Çoğunlukla temyiz işlemlerinin halen derdest olduğu görülmektedir.
4. Bu arada, başvuru sahipleri, diğerlerinin yanı sıra, iç hukukta yargı mensuplarına verilen usul güvencelerinin göz ardı edilmesi nedeniyle gözaltına alınmalarının yasa dışı olduğu iddiası da dahil olmak üzere, özgürlük ve güvenlik haklarının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvurularda bulunmuş ve bunların tümü kabul edilemez olarak ilan edilmiştir (bkz. Turan ve Diğerleri, yukarıda bahsi geçen, §§ 26-27).
MAHKEMENİN DEĞERLENDİRMESİ
BAŞVURULARIN BİRLEŞTİRİLMESİ5. Başvuruların benzer konularını dikkate alan Mahkeme, bunların tek bir kararda birlikte incelenmesini uygun bulmaktadır.
SÖZLEŞMENİN 5 § 1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI6. Başvuranlar, yargı mensuplarının yakalanmasını ve tutuklanmasını düzenleyen iç hukuka aykırı olarak yargılama öncesi tutuklandıklarından şikâyet etmişler ve 2802 sayılı Hâkim ve Savcılar Kanunu’nun 94. maddesi ile Yargıtay Kanunu’nun (2797 sayılı Kanun) 46. maddesi uyarınca bir suç üstü hali olduğuna itiraz etmişlerdir.
7. Hükümet, Mahkemeyi Turan ve Diğerleri davasında öne sürdükleri nedenlerden dolayı bu şikayeti kabul edilemez ilan etmeye davet etmiştir (yukarıda bahsi geçen, § 55). Mahkeme, Turan ve Diğerleri davasında Hükümetin itirazlarının zaten reddedildiğini (yukarıda anılan, §§ 57 - 64) ve mevcut davadaki bu bulgulardan ayrılmak için hiçbir neden görmediğini belirtmektedir. Bu nedenle Mahkeme, bu şikayetin Sözleşmenin 35 § 3 (a) maddesi anlamında açıkça temelsiz veya başka herhangi bir gerekçeyle kabul edilemez olmadığını düşünmektedir. Dolayısıyla, şikâyetin kabul edilebilir olduğuna karar verilmelidir.
8. Mahkeme ayrıca, Baş ve Turan ve Diğerleri davalarındaki bulgularını göz önünde bulundurarak (her ikisi de sırasıyla yukarıda belirtilen, §§ 143 -158 ve §§ 79-96), başvuru sahiplerinin yargılama öncesi tutukluluğunun, Sözleşmenin 5 § 1 Maddesi anlamında yasalarca öngörülen bir prosedüre uygun olarak gerçekleşmediğini ve bu nedenle, başvuru sahiplerinin yargılama öncesi tutukluluğunun hukuka aykırılığı nedeniyle Madde 5 § 1 ‘in ihlal edildiğini değerlendirmektedir. Ayrıca, bu davada Sözleşme’nin 5. maddesinin yorumlanmasında ve uygulanmasında kesinlikle dikkate alınması gereken bağlamsal bir faktör olan darbe girişiminden – yani, Türkiye’nin olağanüstü hal ilanına ve istisna bildirimine neden olan olay – kısa bir süre sonra başvurucular tutuklansa da, söz konusu önlemin, durumun zaruretleri tarafından kesinlikle gerekli olduğu söylenemez (bkz. Baş, yukarıda anılan, §§ 115 -116 ve §§ 159‑162 ve Turan ve Diğerleri, yukarıda anılan, § 91 ve 95).
DİĞER ŞİKAYETLER9. Madde 5 §§ 1, 3, 4 ve 5 uyarınca kalan şikayetlerle ilgili olarak, Mahkeme, Madde 5 § 1 açısından yukarıda varmış olduğu sonuçlar ve Turan ve Diğerleri davasındaki (yukarıda anılan, § 98) değerlendirmeleri göz önünde bulundurarak bunları incelememeye karar vermektedir .
SÖZLEŞMENİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
10. Başvuru sahipleri, manevi tazminat konusunda değişen miktarlarda tazminat talep etmişlerdir. Başvuranların çoğu, esasen görevden çıkarılmaları sebebiyle maruz kaldıkları kazanç kaybına ilişkin olarak maddi tazminat ile ulusal mahkemeler ve Mahkeme önünde yapmış oldukları yargılama masraf ve giderlerinin ödenmesini talep etmişlerdir.
11. Hükümet başvuranların taleplerine, dayanaktan yoksun ve aşırı oldukları gerekçesiyle itiraz etmiştir.
12. Mahkeme, daha önce Turan ve diğerleri kararında (yukarıda anılan, §§ 102-107) belirttiği sebeplerle, maddi zarar bağlamında ileri sürülen talepleri reddetmekte ve başvuranların her birine, manevi zarar ile masraf ve giderler bağlamında sunulan talepleri içerecek şekilde, söz konusu miktardan doğabilecek her türlü vergi hariç olmak üzere 5.000 avro (EUR) ödenmesine hükmetmektedir.
BU NEDENLERLE MAHKEME, OYBİRLİĞİ İLE,
Başvuruların birleştirilmesine;Başvuru sahiplerinin ilk tutukluluklarının yasallığına ilişkin Sözleşmenin 5 § 1 maddesi kapsamındaki şikayetin kabul edilebilir olduğuna;Başvuru sahiplerinin ilk tutukluluklarının yasalara aykırı olması nedeniyle Sözleşmenin 5 § 1 Maddesinin ihlal edildiğine;Başvuranların Sözleşme’nin 5. maddesi kapsamındaki geri kalan şikâyetlerinin kabul edilebilirliğini ve esasını incelemeye gerek olmadığına;(a) davalı Devletin, üç ay içerisinde, ödeme tarihindeki geçerli döviz kuru üzerinden davalı Devletin para birimine çevrilmek ve söz konusu miktarlar üzerinden ödenebilecek her türlü vergi tutarı hariç olmak üzere, manevi tazminat ile masraf ve giderler bağlamında, başvuranların her birine 5.000 avro (beş bin) ödenmesine;
(b) Yukarıda bahsi geçen üç aylık sürenin bittiği tarihten itibaren ödeme gününe kadar geçen sürede, yukarıda bahsedilen miktara, Avrupa Merkez Bankasının söz konusu dönem için geçerli olan marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oran üzerinden basit faiz uygulanmasına;
Başvuranların adil tazmine ilişkin diğer taleplerinin reddedilmesine karar vermiştir.İşbu karar İngilizce dilinde tanzim edilmiş olup, Mahkeme İçtüzüğü’nün 77. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca 6 Eylül 2022 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
Hasan Bakırcı Pauliine Koskelo
Yazı İşleri Müdürü Başkan
EK
Dava listesi:
Sıra no.
Başvuru no.
Dava adı
Başvuru tarihi
Başvuru sahibi
Doğum Tarihi
Temsilcisi:
1.
14676/17
Ataman v. Türkiye
11/01/2017
İbrahim Tufan ATAMAN
29/07/1968
Beyza Esma TUNA
2.
15648/17
Demir v. Türkiye
19/01/2017
Coşkun DEMİR
15/12/1958
İsmail Safa AKKUŞ
3.
60397/17
Arseven v. Türkiye
14/04/2017
Muammer ARSEVEN
22/09/1968
Hüseyin AYGÜN
4.
62630/17
Genç v. Türkiye
30/06/2017
Mustafa GENÇ
05/01/1967
Hüseyin AYGÜN
5.
62632/17
Çırak v. Türkiye
30/06/2017
Halil ÇIRAK
06/06/1966
Hüseyin AYGÜN
6.
62636/17
Ekinci v. Türkiye
30/06/2017
Mehmet Vehip EKİNCİ
18/07/1963
Hüseyin AYGÜN
7.
62640/17
İşlek v. Türkiye
30/06/2017
Kemalettin İŞLEK
01/01/1969
Hüseyin AYGÜN
8.
62914/17
Yılbaşı v. Türkiye
04/05/2017
Hannan YILBAŞI
17/10/1971
Ekrem Bahadır MERCANTAŞ
9.
72263/17
Acu v. Türkiye
24/08/2017
Oktay ACU
15/11/1968
Necip Fazıl YILDIZ
10.
76346/17
Saylak v. Türkiye
06/10/2017
Esabil SAYLAK
05/06/1967
İsmet ÇELİK
11.
81572/17
Seyhan v. Türkiye
06/11/2017
Edat Yücel SEYHAN
09/10/1969
Hüseyin AYGÜN
12.
6156/18
Bayrak v. Türkiye
22/01/2018
Ramazan BAYRAK
08/04/1965
Hüseyin AYGÜN
13.
7206/18
Emiroğlu v. Türkiye
29/01/2018
Turgut EMİROĞLU
02/10/1965
Seydi Ahmet ÖZDEMİR
14.
17506/18
Ural v. Türkiye
12/02/2018
Sami Sezai URAL
01/04/1968
Melike Büşra URAL
15.
2779/19
Güleç v. Türkiye
14/12/2018
Nuri GÜLEÇ
01/01/1969
Serra YAĞMUR ERGÜÇ
16.
11439/19
Kıldan v. Türkiye
15/02/2019
İsmail Turgut KILDAN
01/01/1983
Emre AKARYILDIZ
17.
11822/19
Kaya v. Türkiye
13/02/2019
Hacı Osman KAYA
10/08/1965
Kübra KAYA
18.
20004/19
Özer v. Türkiye
09/02/2019
Cumhur ÖZER
02/09/1969
Handan CAN
19.
25373/19
Sönmez v. Türkiye
03/05/2019
Mehmet SÖNMEZ
01/09/1970
Hüseyin AYGÜN
20.
25426/19
Sözen v. Türkiye
24/04/2019
Bekir SÖZEN
16/08/1964
Seda SÖZEN
21.
25878/19
Demirci v. Türkiye
15/04/2019
Ünal DEMİRCİ
03/03/1960
22.
27279/19
Güney v. Türkiye
07/05/2019
Muhammet GÜNEY
15/06/1968
Ayhan DOĞAN
23.
28562/19
Demir v. Türkiye
09/05/2019
Hasan DEMİR
01/09/1969
Hüseyin AYGÜN
24.
29063/19
Arı v. Türkiye
31/05/2019
Mehmet ARI
15/10/1965
Arzu Şeyma ARI
25.
29353/19
Yıldız v. Türkiye
11/05/2019
Ali YILDIZ
01/12/1965
Handan CAN
26.
33507/19
Çelik v. Türkiye
14/06/2019
Mehmet ÇELİK
23/01/1969
Tarık Said GÜLDİBİ
27.
37094/19
Taşkın v. Türkiye
27/06/2019
Ahmet TAŞKIN
26/01/1965
Hüseyin AYGÜN
28.
37126/19
Aydın v. Türkiye
05/07/2019
Oktay AYDIN
04/09/1971
Tarık Said GÜLDİBİ
29.
39236/19
Tosun v. Türkiye
24/06/2019
Yılmaz TOSUN
04/08/1963
Serra YAĞMUR ERGÜÇ
30.
43562/19
Toker v. Türkiye
03/08/2019
Ahmet TOKER
24/05/1969
Beyza Esma TUNA
31.
44461/19
Boyraz v. Türkiye
15/08/2019
Orhan BOYRAZ
15/08/1970