Bu çeviri Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Araştırma – İçtihat Biriminin () desteğiyle hazırlanmış ve Anayasa Mahkemesinin intranet sayfasında yayınlanmıştır. Bu belgenin tekrar yayınlanma izni sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin HUDOC sayfasında yer alması amacına yöneliktir ().
This translation was made available with the support of the Turkish Constitutional Court Research and Case-law Department () and published on its intranet. The permission of reproducing this document has been granted for the sole purpose of its publication on the Court’s case-law database HUDOC ().
Cette traduction a été préparée avec le soutien de la Division de Recherche et de Jurisprudence de la Cour constitutionnelle turque () et publié sur son intranet. L’autorisation de reproduction de ce document est limitée à sa publication sur la page de jurisprudence HUDOC de la Cour européenne des droits de l’homme ().
ARAŞTIRMA VE İÇTİHAT BİRİMİ (ar-iç)
BİLGİ NOTU
AİHM KARARLARI
2013/2
ATHAN v. TÜRKİYE
(36144/09, 3/9/2013)
Karar Metni
İlgili Maddeler
AİHS 3 ve 6
İlgili Kavramlar
İşkence yasağı, Adil yargılanma hakkı.
Anahtar Kelimeler
İşkence ve kötü muamele yasağı, Etkin soruşturma yapma yükümlülüğü, Pozitif yükümlülük
Davanın Özü
Kolluk kuvvetlerinin gerçekleştirdiği ileri sürülen işkence ve kötü muamele iddiaları etkin olarak soruşturulmalıdır.
KARARIN ÖZETİ
Olaylar ve Olgular:
Diyarbakır’da yaşayan, 1974 doğumlu Meydin Athan, 24 Mart 2006’da Bingöl’de öldürülen PKK terör örgütü militanlarının cenazesine katılmış, bu sırada aralarında Athan’ın da bulunduğu 1500-2000 kişilik bir grup trafiği kapatarak polisle çatışmış ve çevredeki binalara, dükkanlara ve polise taş ve sopalarla saldırmıştır. Aralarında başvurucunun da bulunduğu bir grup, güvenlik güçleri tarafından gözaltına alınmıştır. Gözaltındayken Diyarbakır Devlet Hastanesinde yapılan muayenesinde sırtında, bel kısmında ve sol dizinde morluklar olduğu tespit edilmiştir. Ertesi gün aynı hastanede yapılan ikinci muayenesinde yine vücudunun aynı bölgesinde geniş morluklar olduğu raporla belgelenmiştir. 2 Nisan 2006 tarihinde yapılan muayene raporunda ise başvurucuda fiziksel şiddete dayalı bir ize rastlanmadığı belirtilmiştir. Başvurucu, doktor muayenesinin ardından 2 Mayıs 2006 tarihinde getirildiği Diyarbakır sorgu hâkimliğinde yapılan sorgusunda son verilen doktor raporu başvurucuya okunmuş, başvurucu ise yara izlerinin olay esnasında değil, gözaltına alındığında polis merkezinde uğradığı kötü muamele sonucunda meydana geldiğini ifade etmiştir. Başvurucu 2007 yılında Türk Ceza Kanunu’nun 314. maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştır. Yargılama süreci içinde, Eylül 2006’da, hem kendisine kötü muamelede bulunan polisler hakkında hem de gördüğü işkenceyi belgelemeyen doktor hakkında şikâyetçi olmuş, Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı, işkenceyle ilgili kanıt olmadığı gerekçesiyle polisler ve doktor hakkında takipsizlik kararı vermiştir.
İddialar:
Başvurucu bu süreçte polislerin ifadesinin alınmadığını belirterek, kendisine yapılan kötü muamelenin etkin bir biçimde soruşturulmadığını iddia etmiş, ayrıca baskı altında alınan ifadesine dayalı olarak yargılandığını bu nedenlerle Sözleşme’nin 3 ve 6. maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Hükümetin Savunması:
Hükümet, yaptığı savunmada, başvurucunun gösteriler sırasında yaralandığını, kaldı ki polisin gösteriyi kontrol altına almak için zorunlu olarak güç kullandığını belirtmiştir.
Hukuki Değerlendirme:
Dava yalnızca 3. madde kapsamında değerlendirilmiştir. Mahkemeye göre 3. madde gözaltına alma sırasında orantılı olmak kaydıyla güç kullanımını yasaklamamaktadır. Bununla birlikte 3. madde devletlere makul bir şüphenin varlığı halinde işkence ve kötü muamele iddialarını etkin bir biçimde soruşturma yükümlüğü getirmektedir. Oysa bu başvuruda 3. doktor raporu ile diğer iki doktor raporu arasında tutarsızlık olmasına rağmen, savcılık bu durumu aydınlatmaya dönük bir adım atmamış, etkin bir soruşturma yürütmemiştir. Bu nedenle Mahkeme Sözleşme’nin 3. maddesinin etkin soruşturma yapma yükümlülüğü yönünden ihlal edildiği sonucuna varmıştır. 6. madde yönünden ise başvuruyu açıkça dayanaktan yoksunluk nedeniyle kabul edilemez bulmuştur.
Full & Egal Universal Law Academy