Bu çeviri Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Araştırma – İçtihat Biriminin () desteğiyle hazırlanmış ve Anayasa Mahkemesinin intranet sayfasında yayınlanmıştır. Bu belgenin tekrar yayınlanma izni sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin HUDOC sayfasında yer alması amacına yöneliktir ().
This translation was made available with the support of the Turkish Constitutional Court Research and Case-law Department () and published on its intranet. The permission of reproducing this document has been granted for the sole purpose of its publication on the Court’s case-law database HUDOC ().
Cette traduction a été préparée avec le soutien de la Division de Recherche et de Jurisprudence de la Cour constitutionnelle turque () et publié sur son intranet. L’autorisation de reproduction de ce document est limitée à sa publication sur la page de jurisprudence HUDOC de la Cour européenne des droits de l’homme ().
ARAŞTIRMA VE İÇTİHAT BİRİMİ (ar-iç)
BİLGİ NOTU
AİHM KARARLARI
2013/10
AYANGİL VE DİĞERLERİ/TÜRKİYE
(33294/03, 24/9/2013)
Karar Metni
İlgili Maddeler
AİHS 41 ve P1.1
Hak ve Özgürlükler
Mülkiyet hakkı
Anahtar Kelimeler
Adil tazmin, mülkiyetin barışçıl kullanılmasına müdahale, eski hâle getirme, maddi ve manevi tazminat
Davanın Özü
İhlal, müdahalenin yasal olmamasından değil, tazminat verilmemesinden kaynaklanıyorsa belirlenecek tazminatın mülkün tam değerini yansıtması gerekmez.
KARARIN ÖZETİ
Olaylar ve Olgular:
Başvuruculara ait arazinin tapu kaydına önce okul alanı olduğuna dair kayıt konulmuş, daha sonra kamulaştırma yapılmadan ve tazminat ödenmeden arazinin bir kısmı inşa edilen ilköğretim okulunun bahçesi olarak kullanılmıştır.
Mahkeme, daha önce davanın esasına ilişkin verdiği “ilke kararı” nda (Ayangil ve Diğerleri v. Türkiye, 33294/03, 6/12/2011), başvurucuların mülklerini barışçıl kullanma hakkına müdahale edildiğine ve kamu yararı ile mülkiyetin korunması arasında adil denge kurulamayarak Ek 1 No.’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine hükmetmiş, karar için hazır olmadığından ve taraflar arasında anlaşma sağlanması ihtimaline binaen adil tazmin konusunu saklı tutmuş ve bunun için üç ay süre vermiştir.
Anılan süre içinde, hükümetle başvurucular arasında anlaşma sağlanamamıştır.
İddialar:
Başvurucular bir değerleme şirketinden uzmanlar tarafından hazırlanan (değerleme) raporuna dayanarak 350.000 Avro maddi tazminat, buna ek olarak da 200.000 Avro manevi tazminat talep etmişlerdir.
Hükümetin Savunması:
Hükümet, başvurucuların talep ettikleri miktarın spekülatif ve fazla olduğunu, taleplerini dayandırdıkları raporu hazırlayan özel şirketin kuvvetle muhtemel sübjektif faktörlerden etkilendiğini, bu raporun bağlayıcı olmadığını, başvurucuların babasının idareye sunduğu vergi bildiriminde taşınmazın değerini yaklaşık 46.000 Avro olarak gösterdiğini belirterek Mahkemenin tazminat tutarını belirlerken bu miktarı aşmamasını talep etmiştir.
Hukuki Değerlendirme:
Mahkeme, ihlal kararının, ilgili devlete ihlali sona erdirme ve bunun sonuçlarını, mümkünse eski hâle getirerek, giderme yükümlülüğü yüklediğini hatırlatmıştır. Devletin ihlalin sonuçlarını giderme bakımından kural olarak seçim hakkı bulunduğunu, bu kapsamda ihlalin niteliği ve iç hukukun imkân vermesi hâlinde durumu eski hâle getirebileceğini, aksi hâlde AİHS’nin 41. maddesinin kendisine uygun bir adil tazmine hükmetme yetkisi verdiğini vurgulayan Mahkeme, somut olayda en uygun olanın maddi zarara karşılık adil bir tazmine hükmetmek olduğunu belirtmiştir.
Mahkeme, önceki kararlarına atıf yaparak ihlalin temelinin, müdahalenin yasal olmaması yerine tazminat verilmemesi olduğunda, mülkün değerini tam yansıtan bir tazminatın gerekmediğini hatırlatmıştır. Mahkeme, tazminat belirlenirken yerel mahkemenin kararındaki bulguları dikkate almanın uygun olacağını belirtmiş, somut olayda yerel mahkemenin daha önce (o zaman için) 104,525 Avroya denk gelen tazminata hükmettiğini dikkate alıp, aradan geçen zaman ve enflasyonun etkilerini de hesaba katarak başvurucular için ortaklaşa 180,000 Avro maddi, 4,000 Avro manevi tazminata hükmetmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy