Bu çeviri Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Araştırma – İçtihat Biriminin () desteğiyle hazırlanmış ve Anayasa Mahkemesinin intranet sayfasında yayınlanmıştır. Bu belgenin tekrar yayınlanma izni sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin HUDOC sayfasında yer alması amacına yöneliktir ().
This translation was made available with the support of the Turkish Constitutional Court Research and Case-law Department () and published on its intranet. The permission of reproducing this document has been granted for the sole purpose of its publication on the Court’s case-law database HUDOC ().
Cette traduction a été préparée avec le soutien de la Division de Recherche et de Jurisprudence de la Cour constitutionnelle turque () et publié sur son intranet. L’autorisation de reproduction de ce document est limitée à sa publication sur la page de jurisprudence HUDOC de la Cour européenne des droits de l’homme ().
ARAŞTIRMA VE İÇTİHAT BİRİMİ (ar-iç)
BİLGİ NOTU
AİHM KARARLARI
2014/68
BIASUCCI ET AUTRES c. İTALYA
(3601/08, 3615/08, 3645/08, 3705/08, 3708/08, 5340/08, 5345/08, 6628/08 et 6642/08)
(25/3/2014)
Karar Metni
İlgili Maddeler
AİHS 6/1
Hak ve Özgürlükler
Adil yargılanma hakkı
Anahtar Kelimeler
Davanın görülmesi sırasında mevzuatta değişiklik yapılması, ayrımcılık yasağı
Davanın Özü
Başvurucular yerel yönetimlerde geçen kıdemleri tanınmaksızın yerel yönetimlerden merkezi idareye transferleri neticesinde kazanılmış haklarını kaybettiklerini iddia etmişlerdir. Başvurucular davalarının görülmesi sırasında mevzuatta değişiklik yapılmasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüşlerdir. Görülmekte olan davalar sırasında yasama müdahalesi nedeniyle, bu kanun çıkmadan önce mahkeme kararları ile haklarını alanlara göre ayrımcılığa tabi tutulduklarını ileri sürmüşlerdir.
KARARIN ÖZETİ
Olaylar ve Olgular:
Başvurucular Salerne Bölgesi (Yönetimi) tarafından personel olarak okullarda idari asistan, yardımcı, teknik asistan ve idari sorumlu olarak çalıştırılan kişilerdir. Asgari ücret ve bir kısım yan gelirlerle birlikte, üzerinden maaş alma hakları mevcuttu. 1999 yılında çıkarılan bir yasa uyarınca yerel yönetimden merkezi idareye transfer edilmişler ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak çalışmaya başlamışlardır. Bakanlıkta aynı işi yapan kimseler kıdemlerine göre artan bir maaş alma hakkına sahiptirler. Yasal düzenlemede yerel yönetimdeki kıdemin yasal ve ekonomik haklar bakımından dikkate alınacağı belirtilmiştir. Ancak Bakanlık başvuruculara 31 Ocak 1999 tarihi baz alınarak fiktif bir kıdem tayin etmek suretiyle alacakları maaşı hesaplamıştır. Bunun üzerine başvurucular iş mahkemesine müracaat etmişler ve yerel yönetimdeki ekonomik kıdemlerinin dikkate alınmadığını, bu nedenle 2000 yılından itibaren, Bakanlıkta çalışan diğer memurlarla aralarında oluşan farkın ödenmesini istemişlerdir. Mahkeme davaları kabul etmiş ve yerel yönetimde geçen kıdemin dikkate alınması gerektiğine karar vermiştir. Bakanlık bu kararları temyiz etmiştir. Bu arada 2006 Finans Kanunu yürürlüğe girmiştir. Bu Kanun’un bir maddesiyle başvurucuların transferi konusundaki kanunun ilgili maddesinin ne anlama geldiği tanımlanmıştır. Buna göre başvurucuların yeni yerlerindeki ödeme tablolarına, transfer oldukları tarih baz alınarak maaş artış oranı üzerinden intibaklarının yapılması öngörülmüştür. İtalyan hukuk sisteminde bu tür bir yorum (kanunların otantik yorumu) geriye yürür ve yorumlanan hükmün bir parçası olarak onun yürürlüğünden itibaren hüküm ifade eder. Davanın Yargıtay’daki sonucu bilinmemektedir.
Başvurucular, yerel yönetimdeki kıdemlerinin tanınmasını sağlayamamışlardır. Benzer durumda bulundukları ve Finans Kanunu’ndan önce mahkeme kararlarıyla haklarını elde edenlerden daha düşük maaş aldıklarını görmüşlerdir.
İddialar:
Başvurucu, AİHS’in 6 ve 14. maddelerinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.
Hükümetin Savunması:
(Hukuki değerlendirme kısmında gerekli olduğu ölçüde işlenmiştir)
Hukuki Değerlendirme:
Mahkeme, başvuruyu AİHS’in 6. maddesi altında incelemiştir.
6 § 1 madde yönünden;
Mahkeme, genel ilkeleri sıraladıktan sonra somut olayda yasal müdahalenin davalar görülmekte iken yapıldığını, ilgili hükmün yürürlüğe girdikten beş yıl sonra yeni bir yasal hükümle yorumlandığını, bu yorumun iç hukuk gereği geriye yürür olduğunu, bu nedenle hükümetin “yasal boşluk” olduğu iddiasını ikna edici bulmamıştır. Hükümetçe öne sürülen hiçbir gerekçe meşru ve orantılı görülmediğinden, hükümetle başvurucular arasındaki ihtilafın esası hakkında, yasal müdahalenin kamu yararı nedeniyle yapıldığı iddiası haklı görülmeyerek Sözleşme’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir.
14. madde yönünden
Mahkeme, yukarıda Sözleşme’nin 6/1 maddesi altında yaptığı inceleme sonucunu nazara alarak 14. madde altındaki şikâyeti incelemeye gerek görmemiştir.
Full & Egal Universal Law Academy