Bataliny / Rusya–10060/07 - 23.7.2015 tarihli karar [I. Bölüm]
Olaylar – İlk başvurana nörosirkülatuar distoni teşhisi konmuştur ve başvuran, taşikardi ve şiddetli baş ağrısı çekmektedir. 25 Mayıs 2005 tarihinde intihara teşebbüs etmiş ve bunun üzerine ruh ve sinir hastalıkları hastanesine yatırılmıştır. Başvuranın ailesi olan ikinci ve üçüncü başvuranların, birinci başvuranı eve götürmelerine müsaade edilmemiştir. Birinci başvuran, bir gece hemşireler ve hastalar tarafından darp edildiğini iddia etmiştir. Ayrıca, yeni antipsikotik ilaç tedavisi içeren bir bilimsel araştırmaya dâhil edildiğini ve dış dünya ile iletişim kurmasına izin verilmediğini ileri sürmüştür. Söz konusu hastaneden 9 Haziran 2005 tarihinde taburcu edilmiştir. 2006 yılının Kasım ayında darp iddialarına istinaden ceza davası açılmış ve dört defa ertelenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi söz konusu davaya ilişkin kararını açıkladığında cezai yargılamalar halen devam etmekteydi. 2007 yılının Mart ayından itibaren, birinci başvuranın rızası olmadan ruh ve sinir hastalıkları hastanesine yatırılmasına ilişkin soruşturma birçok kez kesintiye uğrayıp devam etmiştir. 2012 yılında başvuranlara, söz konusu yargılama işlemlerinin zamanaşımına uğradığı bildirilmiştir. 2008 yılının Nisan ayında, adli psikiyatrik muayene sonucunda birinci başvuranın rızası olmadan hastaneye yatırılmasının haklı gerekçeye dayandığı ancak hastanede kalmaya devam etmesi hususunda herhangi bir haklı gerekçenin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Hukuki Değerlendirme – Madde 3 (esas bakımından): Birinci başvuran, tıbbi açıdan gereklilik olmadığı halde ve 3. madde ile yasaklanan tedavi kapsamına giren bilimsel araştırma çerçevesinde zorla psikiyatrik tedaviye tabi tutulmasından şikâyetçi olmuştur. 2008 yılında yapılan adli psikiyatrik muayeneye göre, intihara teşebbüs etmesi nedeniyle başlangıçta rızası olmadan hastaneye yatırılması haklı gerekçeye dayandırılmışken; ilerleyen dönemdeki ruh sağlığı, “ciddi” akıl hastalığı veya akut akli denge durumu tanımı kapsamına girmemekte olup hastanın rızası olmadan psikiyatrik tedaviye tabi tutulmasını gerektirmemiştir. Hükümet tarafından aksi yönde bir delil sunulmadığı için Mahkeme, birinci başvuranın rızası dışında psikiyatrik tedavi alması yönünde tıbbi zorunluluğun ikna edici biçimde ortaya konulamadığı kanaatindedir. Ayrıca, birinci başvuran, yeni bir ilaca ilişkin olarak yürütülen bilimsel araştırmaya rızası alınmadan dâhil edilmiş ve dışarı ile olan tüm irtibatı kesilmiştir. Yukarıda sayılan tüm hususlar, başvuranda korku, endişe ile küçük düşürücü ve itibarını zedeleyecek biçimde aşağılık hissi uyandırabilmiş olacağı sonucuna varılmıştır.
Sonuç: ihlal (oybirliğiyle)
Mahkeme ayrıca; birinci başvuranın rızası dışında ruh ve sinir hastalıkları hastanesine kapatılmasından ötürü 5 § 1. maddenin, hastanede tutulmaya devam etmesinin hukuka uygun olup olmadığı hususunda itirazda bulunamaması nedeniyle 5 § 4. maddenin ve ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde maruz kaldığını iddia ettiği kötü muamele ve bu iddialara ilişkin olarak etkili soruşturma yürütülmemiş olması nedeniyle 3. maddenin (hem esas hem de usul bakımından) ihlal edildiğini tespit etmiştir.
Madde 41: birinci başvurana, manevi tazminat olarak, 26,000 avro ödenmesine karar verilmiş; maddi tazminat talebi reddedilmiştir.
(Ayrıca bakınız Gorobet / Moldova, 30951/10, 11 Kasım 2011; Tutulma ve Ruh Sağlığına İlişkin Tematik Bilgi Notu)
Full & Egal Universal Law Academy