© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2015. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Daha fazla bilgi için, bu belgenin sonunda bulunan yazarın telif hakkı ile ilgili kısmı okuyabilirsiniz.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2015. This translation was commissioned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court. For further information see the full copyright at the end of this document.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2015. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund). Elle ne lie pas la Cour. Pour plus de renseignements veuillez lire l’indication de copyright/droits d’auteur à la fin du présent document.
Mahkeme içtihadı hakkında bilgi notu No 180
Aralık 2014
Battista/Italya - 43978/09
Karar 2.12.2014 [Daire II]
4 no’lu Protokol’ün 2. maddesi
4 no’lu Protokol’ün 2. Maddesinin 2. fıkrası
Bir ülkeyi terk etme özgürlüğü
Nafakanın ödenmemesinden dolayı ülkeyi terk etme yasağı : ihlal
Olaylar – Davanın başında, başvuran eşiyle fiziken ayrılık aşamasında olup, çiftin iki çocuğunun velayeti geçici olarak her iki ebeveyne verilmiş bulunmaktaydı. Başvuran 2007 yılında vesayet hakiminden oğlunun da isminin kaydedildiği yeni bir pasaport talep etmiştir. Vesayet hakimi, böyle bir pasaportun verilmesinin çocukların nafaka alma haklarını koruma gereğine uygun olmayacağından dolayı bu talebi reddetmiştir. Bu durumda, 600 EUR nafaka ödemek zorunda olmasına rağmen bunun çok az bir miktarını ödeyen başvuranın yurtdışına çıkması halinde bu yükümlülüğünü yerine getirmekten tamamiyle kaçacağını belirtmiştir. Ertesi ay, polis komiseri başvurana pasaportunu karakola teslim etmesini istemiş ve kimliğinin yurtdışına çıkışta kullanılmasını geçersiz kılmıştır. Başvuran 2008 yılında pasaport talebini tekrarlamıştır. Bu talep ve bunları takip eden itirazlar ilk başvuru için yapılan gerekçelerle reddedilmişlerdir.
Hukuk – 4 no’lu Protokol’ün 2. maddesi : Başvurana pasaport verilmemesi ve yerel yargı makamları tarafından kimlik kartının yurt dışına seyahat yapmaması için iptal edilmesi herhangi bir ülkeyi terk edip kendisini kabul edecek tercihi olan başka bir ülkeye yerleşme hakkını ihlal ettiği şeklinde değerlendirilmektedir. Yapılan müdaheleye ilişkin olarak iç hukukta açıkça yasal bir dayanak bulunmaktadır. Bu durumda, anayasa mahkemesi ihtilaf konusu olan normun özü « ebeveynlerin çocuklara karşı olan yükümlülüklerini yerine getirmelerini güvence altına almaktır ». İhtilaf konusu tedbir, başvuranın çocuklarının menfaatlerini teminat altına almayı hedeflemekte olup, genel olarak üçüncü kişilerin (olayda kendilerine nafaka ödenmesi gereken çocuklar) haklarını koruma yasal amacını gütmektedir.
Ancak, yerel yargı makamları ilgili kişinin ne kişisel durumunu ne de yükümlü olduğu miktarı ödeyebilme kapasitesinin olup olmadığını incelemeyi gerekli görmeden ihtilaf konusu tedbiri otomatik bir şekilde uygulamışlardır. Haklar arasında hiçbir dengenin kurulmadığı gözlemlenmektedir. Sadece nafakadan yararlanacak olanların malvarlığına ilişkin menfaatleri dikkate alınmıştır. Ayrıca, nafakaya alacağın ödenmesi meselesi sivil alanda Avrupa ve uluslararası boyutunda işbirliği konusu olmaktadır. Ulusal sınırların dışında borcun ödenmesini sağlayacak imkanlar bulunmaktadır : özellikle, nafakaya ilişkin yükümlülükler konunda yetki, uygulanacak yasa, tanıma ve alınan kararların infazı, işbirliği hakkındaki 18 Aralık 2008 tarihli 4/2009 sayılı Avrupa Konseyi Yönetmeliği (CE), 23 Kasım 2007 tarihli çocuklar veya diğer aile üyeleri için öngörülen nafaka yükümlülüklerine ilişkin La Haye Sözleşmesi ve 20 Haziran 1956 tarihli nafaka alacağının yurtdışında tahsili hakkındaki New York Sözleşmesi. Bu belgeler ihtilaf konusu tedbir uygulanırken yetkili makamlar tarafından dikkate alınmamıştır. Bu yetkililer başvuranın pasaportuyla yurtdışına çıkıp yükümlülüğünü yerine getirmekten kaçınacağını belirtmekle yetinmişlerdir. Ayrıca, başvurana uygulanan kısıtlama nafakanın ödenmesini güvence altına almamaktadır.
Bu yüzden, ilgili, ne içeriğine ne de süresine herhangi bir sınırlama getirilmiş olan otomatik bir tedbire tabi olup, hiçbir şekilde, 2008 yılından beri devam eden olayın koşulları bakımından tedbirin meşruluğunun ve orantılılığını tekrar incelemesine konu edilmemiştir. Sonuçta, böylesi bir tedbirin zorla uygulanması demokratik bir ülkede gerekli olarak nitelendirilemez.
Sonuç : ihlal (oybilirliği).
Madde 41 : 5 000 EUR manevi tazminat olarak.
© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
Yazı İşleri tarafından hazırlanmış bu özet Mahkeme’yi bağlamamaktadır.
İçtihat Bilgi Notları için buraya tıklayınız
© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2015.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin resmi dilleri Fransızca ve İngilizce’dir. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır ve Mahkeme, kalitesi konusunda herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarının veritabanı olan HUDOC üzerinden () veya HUDOC’un bildirdiği başka veritabanları üzerinden yüklenebilir. Davanın isminin tamamen yazılması, yukarıdaki telif hakkıyla ilgili ifadeler kullanılması ve insan haklarına destek Fonu’na referans yapılması şartıyla ticari olmayan amaçlarla kullanılabilir. Bu çevirinin tamamını veya bir kısmını ticari amaçlarla kullanmak isteyen herkesin, bu durumu belirtilen adrese bildirmesi rica olunur: publishing@.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2015.
The official languages of the European Court of Human Rights are English and French. This translation was commissioned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court, nor does the Court take any responsibility for the quality thereof. It may be downloaded from the HUDOC case-law database of the European Court of Human Rights () or from any other database with which the Court has shared it. It may be reproduced for non-commercial purposes on condition that the full title of the case is cited, together with the above copyright indication and reference to the Human Rights Trust Fund. If it is intended to use any part of this translation for commercial purposes, please contact publishing@.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2015.
Les langues officielles de la Cour européenne des droits de l’homme sont le français et l’anglais. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund) Elle ne lie pas la Cour, et celle-ci décline toute responsabilité quant à sa qualité. Elle peut être téléchargée à partir de HUDOC, la base de jurisprudence de la Cour européenne des droits de l’homme (), ou toute autre base de données à laquelle HUDOC l’a communiquée. Elle peut être reproduite à des fins non commerciales, sous réserve que le titre de l’affaire soit cité en entier et s’accompagne de l’indication de copyright ci-dessus ainsi que de la référence au Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme. Toute personne souhaitant se servir de tout ou partie de la présente traduction à des fins commerciales est invitée à le signaler à l’adresse suivante : publishing@.
Full & Egal Universal Law Academy