Biblical Centre of the Chuvash Republic /Rusya - 33203/08 - 12.06.2014 tarihli Karar [I. Bölüm]
Olaylar — Başvuran, 1991 yılının Kasım ayında dini bir kuruluş olarak kaydedilen bir Pentekostal cemaatidir. Başvuran 1996 yılında dini bir kolej ile birlikte Pazar Okulu kurmuştur. Ancak başvuran merkez, izinsiz bir şekilde ve temizlik ve hijyen kurallarına aykırı olarak eğitim faaliyetleri yürüttüğü gerekçesiyle, Yüksek Mahkeme’nin kararıyla 2007 yılının Ekim ayında derhal geçerli olmak üzere feshedilmiştir.
Hukuksal Değerlendirme — Sözleşme’nin 11. maddesi ışığında yorumlandığında 9. madde: Başvuran merkezin kapatılması, Sözleşme’nin 11. maddesinde yer alan dernek kurma özgürlüğü ışığında yorumlandığında başvuranın 9. madde kapsamındaki din özgürlüğüne müdahale teşkil etmiştir. Söz konusu kapatma kararı yasalarla öngörülmüş olup, yetersiz sağlık koşullarında lisanssız eğitim verilmesi sonlandırılarak sağlığın ve başkalarının haklarının korunması meşru amaçlarını taşımıştır.
Başvuran, dini koleji ve Pazar okulunu 1996 yılında kurmuş ve on bir yıldan daha uzun süre boyunca aralıksız işletmiştir. Bir federal mahkeme 2002 yılında, Pazar okulunun Eğitim Yasası kapsamı dışında yer aldığını ve lisans gerektirmediğini belirtmiştir. Bu koşullar altında, mevcut davada mahkemeler tarafından benimsenen Yasanın Pazar okullarının mecburi lisans konusundaki yeni yorumlaması, başvuranın başvurusuyla ilgili olarak tahminde bulunmasına ve tutumunu ona göre belirlemesine olanak sağlamak açısından yeterince öngörülebilir değildir. Nitekim Yüksek Mahkeme, başvuran merkezin kapatılmasına yönelik kararı onadıktan yaklaşık dokuz ay sonra, Pazar okulları gibi okullarda çocuklara dinin öğretilmesinin eğitim sayılamayacağına ve temizlik ihlalleri iddialarının, dini bir kurumu kapatmak açısından gerekçe gösterilemeyeceğine karar vererek, Pazar okullarının lisansı ile ilgili olarak görüşünü değiştirmiştir.
Dolayısıyla, başvuran merkezin, faaliyetlerinin hukuka aykırı olduğu konusunda önceden bildirim aldığı ikna edici bir şekilde tespit edilememiştir. Kusurların telafi edilemez olduğunu ya da açık bir şekilde ve kaçınılmaz olarak hayatı tehlikeye soktuğunu gösteren hiçbir husus olmamasına rağmen ve ihlallerin düzeltilmesi ya da merkezin takipçilerinin eğitimiyle ilgili faaliyetlerinin sonlandırılması arasında bir seçenek sunulmaksızın, Yüksek Mahkeme, söz konusu kurumu temizlik kurallarının ihlal edilmesi noktasında sorumlu bulduktan bir gün sonra söz konusu kurumun kapatılmasına karar vermiştir.
Mahkeme, kayıtlı bir dini kurum olan başvuranın kapatılmasının, Pazar okulunun ya da dini kolejin ayrı bir tüzel kişi olarak kaydedilmemesi nedeniyle gerekli olduğunu da kabul edemez. Ulusal mahkemeler, öğrencilerin haklarının korunması olarak belirtilen amaca ulaşılması maksadıyla daha az müdahale içeren başka hangi yöntemlerin değerlendirildiği ve bu yöntemlerin neden yetersiz olarak görüldüğü konusunda herhangi bir bilgi vermemişlerdir. Dolayısıyla ulusal makamlar, başvuranın din ve dernek kurma özgürlüğünün özüne zarar veren kapatılmasının, gözettikleri amaçlara ulaşılması noktasında tek seçenek olduğunu gösterememişlerdir.
Tedbirin niteliği ve sertliği ile ilgili olarak, Rus Mahkemelerinin kararları sonucunda başvuranın kayıtlı bir dini kurum olarak varlığı sona ermiş ve üyeleri, topluca kamuya açık bir şekilde dinini açıklama ve dini uygulamalarının gerekli faaliyetlerine katılma haklarından yoksun bırakılmışlardır.
Mahkeme’nin Moskova Yehova’nın Şahitleri kararında belirttiği üzere, Dinler Yasasının 14. maddesine istinaden Rus mahkemelerinin kanunları ihlal ettiği tespit edilen dini kurumlara karşı kullanabildiği tek tedbir zorunlu kapatmadır. Söz konusu yasa, yasal uyarı verilmesi ya da para cezası uygulanması yönünde bir ihtimal sağlamamaktadır. Kapatma tedbiri, ilgili ihlalin ağırlığına bakılmaksızın ayrım gözetmeden uygulanabilmektedir. Anayasa Mahkemesi, söz konusu uygulamanın ilgili hükümlerin anayasal anlamı açısından uygun olmadığını 2003 yılında tespit etmiştir. Rus mahkemeleri, başvuranın kapatılmasına karar verirken, Anayasa Mahkemesinin içtihadını ya da ilgili Sözleşme standartlarını önemsememiş ve kapatmanın, Pentekostal inancına sahip kişilerin temel hakları üzerindeki etkisini değerlendirmemiştir. Kısacası, başvuranın kapatılması demokratik bir toplumda gerekli değildir.
Sonuç: ihlal (oybirliğiyle)
Madde 41: : İhlal tespiti manevi zarar açısından yeterli adil tazmini sağlamıştır.
(bk. Moskova Yehova’nın Şahitleri / Rusya, 302/02, 10 Haziran 2010, 131 sayılı Bilgi Notu)
Full & Egal Universal Law Academy