AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
BEKTAŞOĞLU / TÜRKİYE DAVASI
(Başvuru no. 27810/09)
KARAR
STRAZBURG
16 Ocak 2018
İşbu karar kesin olup bazı şekli değişikliklere tabi tutulabilir.
Bektaşoğlu/Türkiye davasında,
Başkan,
Ledi Bianku,
Hâkimler,
Valeriu Griţco,
Stéphanie Mourou-Vikström,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla Komite hâlinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
19 Aralık 2017 tarihinde yapılan kapalı müzakereler sonrasında,
aynı tarihte kabul edilen aşağıdaki kararı vermiştir:
USUL
1. Davanın temelinde, Özgür Bektaşoğlu (“başvuran”) adlı bir Türk vatandaşı tarafından, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesine uygun olarak, 2 Mayıs 2009 tarihinde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine Mahkemeye yapılmış olan bir başvuru (no. 27810/09) bulunmaktadır.
2. Türk Hükümeti (“Hükümet”) kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
3. Başvuru, 23 Nisan 2010 tarihinde Hükümete iletilmiştir.
OLAYLAR
I. DAVALARIN KOŞULLARI
4. Başvuran 1975 doğumlu olup Erzincan’da ikamet etmektedir.
5. Başvuran, somut olayların gerçekleştiği zamanda Erzincan İl Çevre ve Orman Müdürlüğünde memur ve aynı zamanda KESK (Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu) ile bağlantılı olan bir işçi sendikasının yerel şubesinde üyeydi.
6. Başvuran, sırasıyla 27 Kasım 2005 ve 12 Aralık 2004 tarihinde işçi sendikası tarafından düzenlenen basın açıklamasına ve bir gösteriye katılmıştır.
7. Ardından, söz konusu işçi sendikasının yukarıda anılan faaliyetlerine katıldığı gerekçesiyle başvuran aleyhinde bir disiplin soruşturması başlatılmıştır.
8. Başvurana, işçi sendikasının faaliyetlerine katılması dolayısıyla 31 Ağustos 2005 tarihinde maaşından kesinti yapılarak bir disiplin cezası verilmiştir.
9. Başvuran, 27 Ekim 2005 tarihinde Sivas İdari Mahkemesine kendisi aleyhinde verilen disiplin cezasının iptalini talep eden bir dilekçe sunmuştur.
10. Sivas İdare Mahkemesi, başvuranın talebini söz konusu idari kararın yasa doğrultusunda olması ve iptali için herhangi bir gerekçe olmaması sebebiyle 18 Mayıs 2006 tarihinde reddetmiştir.
11. Danıştay, 20 Ekim 2008 tarihinde Sivas İdare Mahkemesinin kararını onamıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
I. SÖZLEŞME’NİN 11. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
12. Başvuran, kendisine işçi sendikasının faaliyetlerine katılması dolayısıyla verilen disiplin cezasının Sözleşme kapsamındaki haklarına orantısız bir müdahale teşkil ettiğini ileri sürmüştür. Bu bağlamda başvuran, Sözleşme’nin 5, 6, 7, 9, 10 ve 11. maddeleri ve Sözleşme’ye Ek 4 No.lu Protokol’ün 2. maddesine dayanmıştır. Mahkeme, başvuranın şikâyetlerinin, sadece Sözleşme’nin 11 maddesi uyarınca incelenmesi gerektiğini düşünmektedir.
13. Hükümet bu argümana itiraz etmiştir.
A. Kabul Edilebilirlik Hakkında
14. Hükümet, başvuranın kararların düzeltilmesi talebinde bulunmaması dolayısıyla iç hukuk yollarının tüketilmediğini ve bu nedenle Mahkemeden başvuruyu reddetmesini talep etmiştir.
15. Mahkeme, benzer davaları daha önce incelediğini ve bu davalarda Hükümetin ilk itirazlarını reddettiğini yinelemektedir (bk., diğer kararların yanı sıra, Karaduman/Türkiye (k.k.), no. 16278/90, 3 Mayıs 1993 ve Ünal Tekeli/Türkiye (k.k.), no. 29865/96, 1 Temmuz 2003). Mahkeme, mevcut davada, bu içtihadından ayrılmasını gerektirecek herhangi özel bir durum görmemektedir. Bu nedenle Mahkeme, Hükümetin ilk itirazını reddetmiştir.
16. Mahkeme, başvurunun, Sözleşme’nin 35 § 3 (a) maddesi kapsamında açıkça dayanaktan yoksun olmadığını ifade etmiştir. Mahkeme, ayrıca, başvurunun kabul edilemez olduğuna ilişkin başka bir gerekçe de bulunmadığı kanısındadır. Dolayısıyla, bu şikâyetin kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.
B. Esas Hakkında
17. Başvuran, kendisine işçi sendikasının faaliyetlerine katılması dolayısıyla verilen disiplin cezasının Sözleşme kapsamındaki haklarını ihlal ettiği hususunda şikâyette bulunmuştur.
18. Hükümet bu argümana itiraz etmiştir.
19. Mahkeme, somut davaya benzer sorunların gündeme geldiği Karaçay/Türkiye (no. 6615/03, 27 Mart 2007) davasında, şikâyette bulunan cezanın hafif olmasına rağmen bu yaptırımların işçi sendikası üyelerinin grevlere ve üyelerin çıkarlarını korumak adına düzenlenen diğer sendika eylemelerine meşru olarak katılmalarını caydıracak nitelikte olduğuna karar verdiğine dikkat çekmektedir. Bu doğrultuda, Mahkeme başvurana uyarı cezası verilmesinin demokratik bir toplumda gerekli olmadığını ve başvuranın gösteriye katılma özgürlüğü hakkını ihlal ettiğini tespit etmiştir. (a.g.e., bk., bu karar uygulanabildiği ölçüde Kaya ve Seyhan/Türkiye, no. 30946/04, § 30, 15 Eylül 2009; Şişman ve Diğerleri/Türkiye, no. 1305/05, § 34, 27 Eylül 2011; Küçükbalaban ve Kutlu/Türkiye, no. 29764/09 ve 36297/09, § 37, 24 Mart 2015 ; Dedecan ve Ok/Türkiye, no. 22685/09 ve 39472/09, § 38, 22 Eylül 2015 ).
20. Kendisine sunulan tüm belgeleri inceleyen Mahkeme, Hükümetin mevcut davada farklı bir sonuca ulaşmaya ikna edici hiçbir olay veya sav ileri sürmediği görüşündedir..
21. Mahkeme, söz konusu hususa ilişkin içtihadını göz önünde bulundurarak, Sözleşme’nin 11. maddesinin ihlal edildiğine hükmetmiştir.
II. SÖZLEŞME’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
22. Başvuran, Mahkeme tarafından belirlenen süre zarfında hiçbir adli tazmin talebinde bulunmamıştır. Bu nedenle, Mahkeme, başvurana bu bağlamda herhangi bir meblağ ödenmesine hükmetmeye gerek duymamıştır.
BU GEREKÇELERLE, MAHKEME, OY BİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun kabul edilebilir olduğuna;
2. Sözleşme’nin 11. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce olarak tanzim edilmiş olup, Mahkeme İçtüzüğü’nün 77. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca 16 Ocak 2018 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan BakırcıLedi Bianku
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy